Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kadıncık Ana konferansı

⌈Zeliha Altuntaş ⌉ Figen Kavak ⌉

Almanya’da, kadınlar arasında uzun zamandır heyecanlı bir telaş var. Kadıncık Ana konferansı. Uzun zamandır hazırlıkları yapılan bu konferans aynı zamanda büyük bir projenin parçası.

Neden Kadıncık Ana?

Proje sorumlularından Zeliha Altuntaş bunu şöyle açıklıyor­;

Çünkü; Kadıncık Ana Alevi-Bektaşi inancının, öğretisinin, felsefesinin oluşmasında, gelişmesinde ve de yayılmasında etkin olan, ‘’Yol’u kuran’’, Alevi-Bektaşi inancı için güçlü bir figür. Aynı zamanda Anadolu’da yaşayan kadim halklar ve kültürler için de etkili bir değer, kültürel bir mirasdır. Selçuklu sultanlarının hakimiyeti altında, Moğol saldırılarının, Haçlı Seferlerinin, kaos ve iç çatışmaların yoğun olduğu, bu huzursuzluklara eşlik eden mezhepsel ve ırkçı akımların da olduğu bir coğrafyada, Anadolu’ya yani umuda göçlerin devam ettiği bir 13. yy. da Bacıyân-ı Rûm Kadınları Anadolu Selçuklu devletinin baskıcı, yaşam alanı tanımayan kimi uygulamalarına karşı direndikleri gibi Moğol istilasına karşı da bulundukları şehri savunarak, Ahi Teşkilatı ile birlikte güçlü bir direniş gösterirler. Dokumacılıktan, silah kullanmaya, okuma yazma, ata binme gibi günün ihtiyaçlarına uygun farklı eğitimlerin verildiği ‘‘Bacıyân-ı Rûm-Anadolu Bacıları’’nın kurulması, örgütlenmesi ve tüm bunların kadınlar tarafından ve bir kadının öncülüğünde yapılması bugün için bile çok ileri bir adımdır. Ve bunun etkileri dönemiyle sınırlı kalmayıp bugünü ve yarını da etkileyecek güçtedir. Kadıncık Ana metaforu dokundukça derinleşen güçlü bir metafordur. Alevilik öğretisinin kök salmasında inisiyatif alıp süreci tamamen değiştiren bu örgütlenme ve bu büyük değer geçmişten bugüne hak ettiği gibi ne yazık ki araştırılamamış ve anlatılamamıştır. Alevi ve Bektaşi kültürü içerisinde kadının yerinin, Alevi kadının kim olduğunun yanıtıdır Kadıncık Ana.

‘’Kadıncık Ana’’ metaforunu, Aleviliğin ‘’Can’’ kavramı üzerinden, cinsiyetsiz- eşitlik üzerine kurgulanmış olan Alevilik-Bektaşilik felsefesini, inancını,  yeniden  toplumsal belleğe sanatsal faaliyetlerle- ögelerle de işleyeceğiz. Güzide Ana’yı da, Rosa Luxemburg’u da anlatacağız. Hak, özgürlük, emek mücadelesine damga vurmuş 72 Milletten  kadın ‘’Kadıncık Ana Senfonisi’’ müzikalimizde buluşacak. Aynı zamanda toplumsal yaşama- barışa katkıda bulunmuş kadınlara özel bir ‘’KADINCIK ANA’’ ödülü verilerek bugünlerde çok da ihtiyacımız olan Barış’a vurgu yapılacak. Bu çalışma Alevi toplumundaki kadının teolojik olarak eşit, erkek ile aynı konumda olduğu ve gerek kamusal gerekse özel yaşamdaki yerinin hatırlanması, farkındalığın sağlanması açısından da sembolik bir öneme sahip.

Her yıl düzenlenen ‘‘ Hace Bektaş Veli’’ anmalarının Kadıncık Ana  ve Hace Bektaş Veli anmaları olarak düzenlenmesi konusunda da kızkardeşlerimizle  fikir ve  gönül  birliği içerisinde olduğumuzu belirtmek isterim.

Uzun zamandır üzerinde çalıştıkları bu projenin bir parçası olan Kadıncık Ana Konferansı sonrasında, hazırlıklarına başladıkları, bir çok ülkede gösterimi olacak  bir müzikal ve Kadıncık Ana web sitesi gibi birden fazla çalışmalarının olacağını açıklayan Figen Kavak; ‘‘Toplumların kolektif hafızalarının hatırlama ve unutma yolu ile inşa edildiğini’’söyler Jan Assmann. Günümüzde kadın mücadelesi büyürken ve etkilerken çevresindeki her şeyi biz de hatırlayacağız, hatırlatacağız Rosa Luxemburg’u,  Clara Zetkin’i, ABD’deki, Hindistan’daki tekstil işçilerini, Mahsa Amini’yi, heNgün cins kırımına uğrayan kadınların isimlerini,tarlada,fabrikada çalışan kadınları…Agrobay’da emek mücadelesi veren kadın işçileri…birlikte kendi hafızamızı inşa edeceğiz.

Tam da 21.yy da kadın hareketlerinin politik olarak etki alanlarını artırdığı, demokrasi, eşitlik, emek, inanç, ekoloji mücadelesinde güçlü bir özne olduğu bir dönemde, Kadıncık Ana’nın izlerini tarihin tozlu sayfalarından gün ışığına çıkarmamız çok önemli,  Alevi inancına sahip -özellikle yeni kuşakların çok da bilmediği ya da sadece bir isimden ibaret olan Kadıncık Ana’yı, Kadıncık Ana nezdinde kadının Alevi inancındaki yerini, tarihsel gerçekliğinin tartışılmasının ötesinde proto-feminist bir okuma yapmak amacıyla,  günümüz Alevi kadınlarının ve evrensel olarak tüm kadınların özgürleşme mücadelesine bu anlatının katkısının olacağı inancındayız.

Kısacası, Kadıncık Ana ve  üst başlığı ile Bacıyân-ı Rûm – Kadıncık Ana’yı.., Alevilik inancında ve toplumsal hayatta kadın olmayı önümüzdeki dönemde bolca konuşup,tartışıp birlikte öğreneceğiz.

Kadıncık Ana nezdinde tarihi yapan fakat tarihi yazılmayan kadınlar üst başlığı ile İki gün sürecek konferansta, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve yansımaları, tarihin kadınlar için yeniden inşası, Kadıncık Ana- Bacıyân-ı Rûm örgütlenmesi, Alevi Bektaşi öğretisinde kadın Aşıklar ve Zakirler, Hak ihlalleri ve kayıplar, Laiklik, Medyada kadının temsili konuşulacak.

 

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir