Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Cafer Mahiroğlu’ndan Yakalama Kararına Sert Tepki: “Hakikatin Yürüyüşü Yavaştır Ama Yalnız Değildir”

⌈Hasan Subaşı⌉ Köln⌉ Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, hakkında çıkarılan yakalama kararına dair yaptığı açıklamada, suçlamaların iftiraya dayandığını vurgulayarak, “Demokrasiyi, hakkı ve hukuku savunmanın bir bedeli varsa, bu bedeli ödemeye hazırım” dedi. Mahiroğlu, Türkiye’de yargının hâlâ bağımsız ve adil olabileceğine inandığını belirtti.

“Halkın Televizyonu Olmanın Bedeli Ağır Oluyor”

Cafer Mahiroğlu, Halk TV’yi devraldığı günden bu yana ardı ardına gelen karalama girişimlerinin hedefinde olduğunu dile getirdi. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Halk TV’yi aldığım günden beri hakkımda atılmadık iftira bırakmadılar. 35 yıldır yurtdışında ikamet ediyorum. Yaptığım işler ortada. Demek ki, halkın televizyonu Halk TV’nin sahibi olmanın, Demokrasiyi, hakkı ve hukuku savunmanın, yanlışlara itiraz edip, yolsuzluklarla mücadele etmenin bir bedeli var.”

“Tanımadığım Birinin İftiralarıyla Suçlanıyorum

Mahiroğlu, hakkında çıkarılan yakalama kararının, tanımadığı bir kişinin yalan beyanlarına dayandırıldığını ifade etti. Bu sürecin tesadüfi olmadığını vurguladı: “Hiç tanımadığım ve hayatımda görmediğim birinin kurgulanmış yalan beyanları ve iftiraları üzerinden suçlanıyorum. Ne yapılmak istendiğinin farkındayım. Hakikat yavaş yürür ama mutlaka bir gün yalanı geçer. İftira sahipleri de yalanlarının altında kalır.”

Hakikat Mücadelesi Alevi Toplumuna Yabancı Değil

Mahiroğlu’nun açıklamasında vurguladığı “hakikatin yürüyüşü” vurgusu, Alevi toplumunun tarihsel belleğinde derin bir karşılık bulmaktadır. Tıpkı Alevi inancında olduğu gibi, hakikatin yalnız ama kararlı yürüyüşü, zalimin karşısında eğilmemenin ifadesidir. Bu bağlamda Mahiroğlu’nun uğradığı hukuki baskı, aynı zamanda özgür basınla birlikte halkın haber alma hakkına karşı yürütülen kuşatmanın bir parçası olarak değerlendirilebilir.

“Yargının Hâlâ Bağımsız Olabileceğine İnanmak İstiyorum”

Mahiroğlu, açıklamasını Türkiye’de yargı sistemine olan inancını koruma arzusuyla sonlandırdı: “Bu ülkede yargının bağımsız ve adil olduğuna hâlâ güvenmek istiyorum.”

Şimdi Dayanışma Zamanı

 Cafer Mahiroğlu’na yönelik alınan bu karar, sadece bir bireyi değil, demokrasiye ve halkın gerçekleri öğrenme hakkına sahip çıkan tüm kesimleri hedef almaktadır. Alevi toplumu, tarih boyunca iftira, baskı ve yargı sopasıyla sindirilmeye çalışılmış; ancak hiçbir dönemde hakikatleri savunmaktan geri durmamıştır. Bugün de aynı sorumlulukla, özgür basının ve hakikat mücadelesinin yanında durmak, bizler için tarihsel ve vicdani bir görevdir.

 Alevi Haber Ağı olarak, halkın haber alma hakkını savunan tüm özgür basın emekçilerine yönelik baskıları kaygıyla takip ediyor; demokrasi, hakikat ve adalet mücadelesi veren herkesle dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir