Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Aleviler Neden Yolu Cümleden Ulu Tutmalıdır?

⌈Can Kandemir⌉

Alevilik, salt bir inanç sistemi değil; aynı zamanda ahlaki bir dünya görüşü, sosyal bir duruş ve tarihsel bir direniş biçimidir. Bu anlamda Aleviler için “Yol” kavramı, yalnızca bir öğretinin adı değil, yaşanmışlığın, sınanmışlığın ve paylaşılmış bir hakikatin adıdır. Bu yüzden “Yol cümleden uludur” sözü, bir klişe değil; Alevi toplumunun varlık nedenidir.

Bugün; hem inançsal çözülmelerin hem de kimliksel dağınıklıkların yaşandığı bir dönemde, Alevilerin yolu neden her şeyin önüne koyması gerektiğini yeniden konuşmak ve hatırlamak zaruridir.

Tarihten Günümüze: Yolun Hatırlattığı
Alevi yolu, yüzyıllar boyunca zorluklara, sürgünlere ve katliamlara rağmen varlığını korumuş bir direniş ve dayanışma eksenidir. Bu yol, Pir Sultan’ın darağacındaki duruşunda, Nesimi’nin derisi yüzülürken dahi susmayan sözünde, Seyit Rıza’nın mahkemeye meydan okuyan onurlu sesinde yaşam bulmuştur.

Yol, sadece bir inanç ya da ritüeller toplamı değildir; bir duruşun, bir bağlılığın, bir toplumsal hafızanın adıdır. Alevi toplumunun tarih boyunca “Yola sadakat, Hakk’a sadakattir” anlayışıyla yaşamış olması boşuna değildir.

Yolun Üstünlüğü: Kişiden Değil, Rızadan Gelir
Alevilikte birey, toplulukla; topluluk, yol ile; yol ise Hak ile anlam kazanır. Bu zincirin halkası koptuğunda, bütün yapılar çöker. Yolun cümleden ulu oluşu, herhangi bir kişinin ya da kurumun üstünlüğünden değil; onun hak, adalet, rıza ve eşitlik ilkelerini temel alıyor olmasından kaynaklanır.

Bu yol, şahsi hırsların, ego merkezli yönetişimin ya da tepeden inmeci anlayışların üstündedir. Alevilikte yol, herkesin eşit olduğu, herkesin birbirine ayna olduğu bir meydanda yaşar. Pir, talibin rızası olmadan söz söylemez; talip, pirin onayı olmadan yola düşmez.

Güncel Tehditler ve Yolun Korunmasının Gerekliliği
Bugün Alevi toplumu içerisinde yola verilen ikrarda asla hafife alınmayacak bir çözülme yaşanıyor. Genç kuşaklar, kurumsallaşmanın bürokratik yönelimiyle büyüyen ve iç içe geçmiş olan örgütsel sorunlardan kaynaklanan tartışmaların ve gerilimin arasında sıkışmış durumdalar.

Kimi yerlerde yol, sadece bir geleneksel motif; kimi yerlerde ise kişisel iktidar alanı haline getiriliyor. Oysa yol, kişilere ve kurumlara göre eğilip bükülecek bir şey değildir. Yol, Hak meydanında “bir olmak”, “birlikte yürümek” ve “birbirinin yoluna taş koymamak” demektir.

İkrar, Rıza ve Toplumsal Sorumluluk
“İkrarsız yol yürünmez” sözü, sadece dini bir düstur değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk çağrısıdır. Yol, yalnızca cemde değil; sokakta, okulda, dergahta, kurumda, yaşamın her anında yaşanmalıdır. Alevilerin, içinden geçtiğimiz bu karmaşık çağda, yola sıkı sıkıya bağlı olmaları ve onu yaşamlarının merkezine almaları hayati bir önem taşıyor.

Yola sahip çıkmak; ikrarına bağlı kalmak olduğu gibi, bir toplumsal onuru, bir tarihsel hafızayı ve bir hakikat talebini korumaktır.

Alevilikte yol, kendi kendini yenileyen, dönüştüren ama özüyle bağını koparmayan bir öğretidir. Alevileri için “Yolu cümleden ulu tutmak”; kendi inançsal köklerine, tarihsel hafızasına ve toplumsal mücadelesine sahip çıkmak anlamına gelir.

Unutulmamalıdır ki yol, sadece geçmişin emaneti değil, bugünün görevi ve yarının teminatıdır. Ve bu yol, sadece bilenin değil, yaşayanın yoludur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir