İNANCINA DEĞER VEREN, DEĞER GÖRÜR
⌈Ali Haydar Kurt⌉ Dede⌉
“Demez isem, dilim bana darılır…”
Yaşadığımız coğrafyada, binlerce yıllık medeniyetlerin, halkların ve inançların izleriyle yoğrulmuş bir kültürel miras vardır. Bu miras; gelenek, görenek, örf ve adetlerle biçimlenir ve insan hayatına anlam, yön ve değer katar. Her kültürün kutsal saydığı zamanlar, hatırlanması gereken acılar ve yaşanması gereken duygusal günler vardır.
İçinde bulunduğumuz günler, Alevi inancında çok büyük bir öneme sahip olan Muharrem Ayı’dır. Bu ay; sadece takvim yapraklarında değişen bir zaman dilimi değil, yüreklerimizde açılan derin bir yaranın, insanlık tarihine kazınmış kara bir günün hatırlatıcı aynasıdır.
Muharrem, sadece bir matem ayı değildir. Aynı zamanda sabır, teslimiyet, adalet, direniş ve hakikatin ayıdır. Zira bu ay; Şah İmam Hüseyin’in zalime boyun eğmeyip Hakk’ın ve hakikatin yanında dimdik durduğu, canı pahasına mazlumun sesi olduğu bir zaman dilimidir.
Kerbela’da yalnızca 72 can değil, aynı zamanda insanlığın vicdanı da sınanmıştır. O günden bugüne Alevi toplumu, Muharrem ayında oruçlarını tutarken, bu yası da kalplerinde taşımış, sadece susuz ve yemeksiz kalmayla değil, yüreklerini de dilsiz bir ağıda çevirmiştir. Muharrem orucu, bedeni aç bırakmaktan öte, nefsi terbiye etmenin, kalbi arındırmanın, dünyaya değil manaya yönelmenin orucudur.
Bu nedenle Muharrem ayında; eğlence, düğün, müzik, gösteriş, şatafat gibi her türlü dünyevi meşguliyetten uzak dururuz.
Zira biz, Kerbela’daki o susuzluğun, açlığın, çaresizliğin ve vahşetin gölgesinde bir nebze olsun o yüce canların acısını hissedebilmek isteriz. Onları sadece anmakla kalmayıp, onların direnişini içselleştirerek yaşatmaya gayret ederiz.
Ne var ki, çağımızda özellikle sosyal medyanın kontrolsüz etkisiyle, bu derin mananın giderek yüzeyselleştiğini, hatta görmezden gelindiğini görmek; insanın yüreğini sızlatıyor. Görüyoruz ki, bu kutsal günlerde bile paylaşımlarımızda hassasiyet kaybolmakta, inanç değerleri eğlencenin gölgesinde kalmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, inancına değer veren, değer görür.
İnanç, sadece bir kimlik değil, bir yaşam biçimidir. Ve bizler inandığımız yolun erleriyiz. Bu yol; hakikatin, adaletin, mazlumun ve ahlakın yoludur. Her ne kadar zaman değişse de, hakikat değişmez. Onu yaşamak da, yaşatmak da bizlerin sorumluluğundadır.
Lütfen kıymetli canlar, dostlar…
İçinde bulunduğumuz bu hüzünlü ve anlamlı günlerde sosyal medya paylaşımlarımıza, toplumsal davranışlarımıza ve özellikle çocuklarımıza, gençlerimize aktaracağımız mesajlara dikkat edelim. İnanmak ya da inanmamak bireysel bir tercihtir. Ancak Kerbela, sadece bir inanç değil, insanlığın ortak vicdanıdır. İdrak etmek ve anlamak isteyen herkes için Kerbela hâlâ bir okul, Şah Hüseyin hâlâ bir öğretmendir.
Hak, cümlemizi bu idrake ulaştırsın.
Yol ehline, yolun erdemini; aşk ile yürüyene, aşkın özünü nasip etsin.
Hakk haklayanın,
Sır saklayanın,
İkrar verenin,
Yol gidenin.
(…)
Muhabbet ehline aşk ile…
28.06.2025

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler