Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Cumartesi Anneleri 1060. Haftada Galatasaray Meydanı’ndaydı

Cumartesi Anneleri, 1060. hafta buluşmasında da Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay’ın akıbetini sordu. Polis bariyerleri önünde gerçekleşen eylemde, 33 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülünay için adalet talep edildi.

“Beyaz Toroslar Hukuksuzluğun Sembolü”

Cumartesi Anneleri adına açıklamayı Jiyan Kaya okudu. Kaya, 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetlerin simgesi haline gelen beyaz torosların bir savcı tarafından makam odasında maket olarak sergilenmesini eleştirdi. Kaya, bu durumun cezasızlık politikasının ve insan hakları ihlallerinin bir yansıması olduğunu vurguladı.

Kaya, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Adalet duygusunun korunması yalnızca yargı mensuplarının tarafsızlığıyla değil, aynı zamanda toplumun acılarına ve yaralarına saygı gösterilmesiyle mümkündür. Bu savcı hakkında işlem başlatılmalıdır” dedi.

“Gözaltında Kaybedildiğini Emniyet Kabul Etmişti”

Jiyan Kaya, Hasan Gülünay’ın 20 Temmuz 1992 günü Tarabya’daki evinden işine gitmek üzere çıktıktan sonra gözaltına alındığını hatırlattı. Gülünay’ın çalıştığı yere ulaşmadığı gün bir kişinin iş yerini arayarak gözaltında olduğunu bildirdiğini belirten Kaya, dönemin İstanbul Emniyeti’nde görevli Hüseyin Kocadağ’ın da aileye, “Hasan Gülünay içeride, işkence izleri geçince gözaltında olduğunu açıklayacağız” dediğini aktardı.

Aile bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşınca hem aile üyeleri hem de tanıklar polis baskınına uğradı ve tehdit edildi.

“AİHM Kararı da Aykırı”

Kaya, Gülünay dosyasında savcılığın etkin bir soruşturma yürütmeden, delil toplamadan ve tanıkları dinlemeden zaman aşımı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer yok” kararı verdiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de benzer bir karara imza attığını belirten Kaya, bu kararın AİHM içtihatlarına aykırı olduğunu ifade etti.

“Kaç yıl geçerse geçsin; Hasan Gülünay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Deniz Gülünay: “Babam Kayıp Değil, Kaybedildi”

Eylemde, Hasan Gülünay’ın kızı Deniz Gülünay’ın gönderdiği mektup Jiyan Tosun tarafından okundu. Deniz Gülünay mektubunda, babasının bir faili meçhul değil, devletin sistematik gözaltında kaybetme politikasının kurbanı olduğunu belirtti:

“Babam Hasan Gülünay, 20 Temmuz 1992’de gözaltına alındı. O günden beri devlet bize onun nerede olduğunu söylemiyor. Onun hikâyesi kişisel bir acı değil; bu ülkede muhalifleri susturmak, devrimcileri yok etmek ve toplumsal hafızayı parçalamak için yürütülen sistematik bir devlet politikasının parçasıdır.”

“Bu Suçun Zaman Aşımı Yoktur”

Mektupta, gözaltında kaybetmenin yalnızca işkencecilerle sınırlı kalmadığı; emir verenler, organize edenler, koruyanlar ve cezasızlığı sürdürenlerin de sorumlu olduğu vurgulandı. Deniz Gülünay, bu suçun insanlığa karşı işlendiğini ve zaman aşımının söz konusu olmadığını belirterek şöyle devam etti:

“Babam kaybedildi. Devlet tarafından, sistematik bir şekilde, planlanarak kaybedildi. Gözaltında kaybetmelerde faillerin yargılanmaması, zaman aşımına uğratılması bu suçu kabul etmektir.”

“Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz”

Deniz Gülünay, mektubunun sonunda “Bu suça ortak olan herkes kayıplarımızın failidir” diyerek, hesap sorulmadan adaletin gerçekleşmeyeceğini vurguladı:

“Kaybedilenleri de, kaybedenleri de unutmuyoruz. Hesap sorulmadan adalet gelmeyecek. Failler yargılanana kadar susmuyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir