Alevi Dayanışma Ağı: “Ezidî Soykırımı Tanınmalı, Şengal’e Yönelik Saldırılar Derhal Durdurulmalı”
Bir Halkın Yok Sayılmasına Karşı Ortak Vicdan Çağrısı
Alevi Dayanışma Ağı (ADA), Ezidî halkına yönelik 3 Ağustos 2014 tarihinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen Şengal Katliamı’nın 11. yıl dönümünde yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 5 binden fazla Ezidî’nin katledildiği, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlercesinin kaçırıldığı ve halen bini aşkın Ezidî çocuğun kayıp olduğu hatırlatılarak, yaşananların yalnızca bir saldırı değil, bir halkın varlığına yönelmiş açık bir soykırım olduğu vurgulandı.
74. Ferman: Ezidî Halkının Toplumsal Hafızasındaki Derin Yara
ADA, Ezidîlerin tarih boyunca 73 fermanla karşılaştığını, 2014 Şengal Katliamı’nın ise bu zincirin 74. halkası olarak kayıtlara geçtiğini belirtti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ezidî halkı tarih boyunca inancından, kimliğinden ve kültüründen dolayı hedef alındı. 3 Ağustos 2014’teki katliam ise bu tarihsel zincirin en derin halkası oldu. IŞİD çeteleri Şengal’de binlerce insanı katletti, kadınları esir aldı, çocukları kaybettirdi. Bu vahşet, yalnızca fiziksel bir yok oluş değil; aynı zamanda toplumsal hafızaya ve kutsal mekânlara yönelmiş sistematik bir yıkımdı.”
Uluslararası Tanınma Var, Gerçek Adalet Hâlâ Yok
ADA, başta Almanya, ABD, Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok ülkenin Ezidî soykırımını tanıdığına dikkat çekerek, tanınmanın ötesinde sorumluların yargılanması ve mağdurların adaletle buluşması için gerekli adımların atılmadığını vurguladı. Açıklamada, “Ezidî halkının kutsal topraklarına güvenli dönüşü, kayıpların akıbetinin açıklanması ve hâlâ IŞİD’in elinde olan kadınların kurtarılması için somut bir uluslararası irade gereklidir” denildi.
Türkiye Ezidî Soykırımını Tanımalı, Şengal’e Yönelik Saldırgan Politikalarını Durdurmalıdır
Alevi Dayanışma Ağı, Türkiye devletine de çağrıda bulundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Türkiye, Ezidî halkına yönelik katliamı soykırım olarak tanımalı; yıllardır Şengal’deki özyönetim yapılarını hedef alan saldırgan politikalardan derhal vazgeçmelidir. Ezidîlerin kadim topraklarına geri dönmeleri, inanç ve kültürlerini özgürce yaşayabilmeleri tarihsel bir sorumluluktur. Ezidî halkının iradesini tanımak, bölgesel barışın da anahtarıdır.”
Ezidî Halkı Direnişle Varlığını Koruyor
ADA, Ezidî kadınlarının ve gençlerinin öncülüğünde inşa edilen öz savunma yapılarının ve toplumsal direnişin tüm dünya halkları için ilham verici olduğunu belirterek, “Ezidî kadınları bu soykırımın yalnızca mağduru değil; aynı zamanda yeni bir yaşamın kurucusudur. Ezidî halkının direnişi, inançsal ve kültürel varlığını savunma kararlılığıdır” ifadelerine yer verdi.
Alevi Dayanışma Ağı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“3 Ağustos’un yıl dönümünde yaşamını yitiren Ezidî canları saygıyla anıyoruz. Kaybolan çocukların bulunması, faillerin yargılanması, Ezidî halkının özgürleşmesi ve Şengal’in yeniden inşası için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Ezidî halkı yalnız değildir; Aleviler olarak yanlarında olmaya, ortak acının hesabını sormaya devam edeceğiz.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler