Mustafa Sazci: “Bu Yüzlerdeki Gülümsemeler Devlet Erkine Sırtını Dayamışların Gülümsemesi.”
Haber Ankara’da Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) öncülüğünde bir araya gelen Alevi kurumları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını protesto etmek için başkanlık binası önüne siyah çelenk bıraktı.
Protesto sırasında Cemevi Başkanı Esma Ersin’in eyleme katılanlara gül vermek istemesi tepkilere yol açtı. Alevi kurum temsilcileri bu hareketi samimi bulmadı ve çiçekleri kabul etmedi.
Mustafa Sazci’den Tarihsel Göndermelerle Eleştiri
Yazar Mustafa Sazci, yaşananları kaleme aldığı “Ulu Divanda Elimiz Yakanızda Olacak” başlıklı yazısında, devlet erkine sırtını dayayanların gülümsemelerini Seyyit Rıza’yı idama götüren sürecin aktörlerine ve Sivas Katliamı’nın faillerini serbest bırakanlara benzeterek sert eleştiriler yöneltti. Sazci, Teslim Abdal’ın “Devlet sofrasına elim sunmazam” dizelerini hatırlatarak, Aleviliğin onurlu ve direnişçi duruşuna vurgu yaptı:
“Kendi Alevilerini Yaratmaya Çalışıyorlar”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de protestoda yaptığı konuşmada, Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun iradesini yok saydığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu çelenk bu binada çalışanlara yönelik değil, bir zihniyete yönelik bir çelenktir. Tüm itirazlarımıza rağmen kurulan, kendi Alevilerini yaratmaya çalışan bu kurum kendilerini Alevi kurumlarının yerine koymaya çalışıyor. Biz bu kurumu tanımıyoruz. Asimilasyonlarına devam ediyorlar. Bu kurum Alevileri bölmeye ve Aleviliği öldürmeye çalışıyor. 28 Ağustos’ta bütün Alevileri toplantıya davet ediyorlar. Siz kimsiniz? Kültür Bakanlığı’na bağlısınız, Alevi kurumu değilsiniz.
“Bizim muhatabımız bu kurum değildir, biz devlet ile her konuyu konuşmak istiyoruz. Bu kurum asimilasyon üssüdür. Bizi yaralayan dostun attığı güldür, düşmanın taş değil. Yapılacak toplantıya hiçbir Alevi kurumunun, Alevi dedesinin katılmaması gerektiğini belirtiyoruz.
Az önce bizi çiçeklerle karşılamaya çalışanlar kendileri de ifade ettiler; ‘Dede kızıyım. Ben de Aleviyim. Ben de Pir’in soyundan geliyorum’ dediler. Ama yazık, yazık. Dede kızı, Pir’in soyundan gelen birisi Alevileri karşısına almaz! Tam tersine buralarda hizmet kabul ederek bize aslında Hızır Paşa’nın Pir Sultan’a yaptığını yapıyor. Bugün karşı karşıya kaldığımız bu durum, Pirimiz idama giderken herkes taş atarken yol kardeşi Ali Baba’nın gül atmasına benziyor. Bizi yaralayan dostun attığı güldür, düşmanın attığı taş değildir sevgili canlar. O nedenle bir kez daha buradan protesto ediyoruz ve 28 Ağustos’ta yapmayı planladıkları toplantıya hiçbir Alevi kurumunun, hiçbir dedenin, hiçbir ananın, hiçbir babanın, hiçbir cemevi yönetiminin katılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu ihaneti yapmayın. Bunu yapmak yol düşkünlüğü anlamına gelir diyoruz. Bizi burada takip ettiğiniz, dinlediğiniz için siz değerli basın emekçilerine teşekkür ediyorum sevgili canlar.”
Asimilasyon Eleştirileri ve Tepkilerin Devamı
Sazci’nin yazısında ve protestodaki konuşmalarda, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunu devlete bağımlı hale getirme çabasına dikkat çekildi. Protestonun simgesi olan siyah çelenk, Alevi kurumlarının bu politikalara karşı tepkisini ortaya koydu.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler