Türkan Doğan: Erdal Erzincan’ın Uzun Soluklu Yolculuğu
Erzurum’un Dağlarından Yükselen Bir Ses
Erzurum’un dağlarından süzülen bir ses vardır: Hem sert rüzgârların hem de ince kar tanelerinin sesini taşır. İşte o ses, sazın teline, türkünün diline can veren Erdal Erzincan’ın sesidir.
Onun çocukluğu, Erzurum’un sokaklarında halk müziğinin nefesiyle büyüdü; sazın telleri, daha ilk dokunuşta yalnızca bir çalgı değil, yaşamın ta kendisi oldu.
Sazın Peşindeki Yolculuk
Gençlik yıllarında sazla kurduğu bağ, onu köylerden kasabalara, kasabalardan şehirlere taşıdı. Halk müziğini yalnızca söylemekle yetinmedi; onu öğretti, çoğalttı, her çocuğun parmak ucunda yeniden yeşertti.
Kurduğu atölyeler, açtığı dersler ve köy köy dolaşarak verdiği emek, sazın yalnızca bir müzik aleti değil, bir yaşam kültürü olduğunu kanıtladı.
Ortak Emek, Toplumsal Dayanışma
Eşiyle birlikte çıktığı bu uzun soluklu yolculuk, ortak bir emek ve dayanışmanın sembolü oldu. Onun sanatında bireysel başarıdan çok, toplumsal bir varoluş, birlikte üretmenin erdemi vardır.
Saz onun elinde yalnızca bir tını değil; bir hafıza, bir direnç, bir yolculuk oldu.
Sanat ve Hakikat Arayışı
Felsefi bir gözle baktığımızda, Erdal Erzincan’ın mücadelesi bize şunu hatırlatır: Sanat, gerçeğin peşine düşmektir.
Ama gerçeği dillendiren her sanatçı gibi, o da zaman zaman sözlerinden ötürü linç girişimlerine ve haksız saldırılara uğradı. Çünkü hakikati söylemek, çoğu kez suskunluğun konforunu bozar.
Yine de onun yolculuğu bize gösterir ki, sazın teli susturulmaz; halkın sesi hiçbir baskıyla yok edilemez.
Belleğe ve Dirence Sahip Çıkmak
Bugün Erdal Erzincan’a sahip çıkmak, yalnızca bir sanatçıyı değil, türkülerin taşıdığı belleği, halkın direncini, adalet arayışını sahiplenmektir.
Onu anlatmak, yaşarken değerini bilmektir.
Türkülerin Hatırlattığı İnsanlık
Ve en sonunda, onun sesinden dökülen o dizeler bize insanın özünü hatırlatır:
“İnsana kıymet ver, insanı hor görme,
İnsansız kalırsın, insanı sevmezsen…”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler