Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersim Milletvekili Ayten Kordu’dan Bakan Murat Kurum’a Soru Önergesi: “Hel Dağı Ve Bağır Dağı Madenciliğe Mi Açılıyor?”

⌈Haber Merkezi⌉ Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM’ye kapsamlı bir soru önergesi sundu. Kordu, Pülümür ilçesi sınırlarında yer alan Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresinde artan madencilik faaliyetlerinin, doğa, kültürel miras ve Alevi inancı açısından büyük tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Kordu, söz konusu alanların 23 Temmuz 2023 tarihinde “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ilan edilmesine rağmen yeni ruhsat sahalarının açıldığını, maden arama ve sondaj çalışmalarının bazı bölgelerde ÇED süreci tamamlanmadan yürütüldüğüne dair ciddi iddialar bulunduğunu belirtti.

Milletvekili, bölgenin Munzur ekosistemi içinde yer aldığına, Fırat Havzası’nı besleyen su kaynaklarını barındırdığına ve çok sayıda endemik bitki türü ile koruma altındaki hayvanın yaşam alanı olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca, madencilik faaliyetlerinin yalnızca doğayı değil, Alevi inancında kutsal kabul edilen alanları ve toplumsal barışı da tehdit ettiğini ifade etti.

Kordu: “Hel Dağı Ve Bağır Dağı Hem Ekolojik Hem İnançsal Mirasın Kalbidir”

Kordu, Hel Dağı ve Bağır Dağı’nın yalnızca doğal zenginlikleriyle değil, aynı zamanda Alevi toplumu açısından taşıdığı inançsal değerle de korunması gerektiğini belirtti:
“Bu bölge yüzyıllardır doğayla uyum içinde yaşayan insanların geçim alanıdır. Maden şirketleri tarafından işgal edilmesi, hem ekosistemi hem de kadim kültürü yok edecektir. Devletin görevi bu alanları korumaktır, tahrip ettirmek değil.”

Kordu, bölgede yürütülen maden arama ve işletme faaliyetlerinin 3213 sayılı Maden Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleriyle çelişebileceğini de vurguladı.

“Alevi İnancı Açısından Kutsal Alanlar Tehdit Altında”

Dersim Milletvekili, Bağır Dağı’nın Alevi inancında kutsal bir mekân olduğunu hatırlatarak, bölgede sürdürülen madencilik faaliyetlerinin “inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa zarar verebileceğini” ifade etti.
Kordu, Anayasa’nın 56’ncı maddesinin devlete çevreyi koruma görevi yüklediğini anımsatarak, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne rağmen maden projelerine izin verilmesinin hukuki ve vicdani olarak kabul edilemez olduğunu söyledi.

Kordu’nun Bakan Murat Kurum’a Yönelttiği Sorular

Ayten Kordu’nun önergesinde şu sorular yer aldı:

  1. Dersim’in Pülümür ilçesinde yer alan Hel Dağı, Bağır Dağı ve çevresinde son beş yılda hangi kişi veya şirketlere hangi maden türleri için ruhsat verilmiştir?

  2. Bu ruhsatların toplam alanı ve süresi nedir?

  3. Bölgede yürütülen krom madeni işletim faaliyetleri için ÇED süreci başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi aşamadadır ve kamuoyuna açık rapor hazırlanmış mıdır?

  4. ÇED süreci tamamlanmadan bölgede fiilen maden arama veya sondaj çalışması yapıldığı tespit edilmiş midir?

  5. “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne sahip bu bölgede madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin yasal dayanağı nedir?

  6. Bakanlık, Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresindeki madencilik faaliyetlerinin Munzur ekosistemi, su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerine dair bir çevresel analiz hazırlamış mıdır?

  7. Bu faaliyetlerin Fırat Havzası’na akan kollar üzerindeki etkileri izlenmekte midir ve tespit edilen kirlilikler karşısında hangi önlemler alınmaktadır?

  8. Bakanlık denetimlerinde Anayasa’nın 56’ncı maddesi ve Çevre Kanunu’na aykırılıklar tespit edilmiş midir?

  9. Maden ruhsat sahaları, yöre halkının geçim kaynağı olan mera ve yaylaları kapsamakta mıdır? Bu konuda herhangi bir denetim ya da inceleme yapılmış mıdır?

“Kamuoyu Şeffaf Biçimde Bilgilendirilmeli”

Milletvekili Kordu, Hel Dağı ve Bağır Dağı çevresindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin sürecin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini belirterek, “Kamu yararı ve ekolojik denge hiçe sayılarak yapılan her izin, sadece doğayı değil toplumsal barışı da yaralar” dedi.

Kordu’nun önergesine yanıt verilmesi durumunda, Pülümür ve Munzur havzasındaki maden ruhsatlarının hukuki durumu ve ekolojik etkileri kamuoyunun bilgisine sunulacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir