Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Britanya Alevi Federasyonu’ndan Bahçeli’ye Tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünden yaptığı “Cemevi de bizimdir, Alevi kardeşlerimizin ibadethane olarak görmelerine saygı duymak lazım” sözleri, Britanya Alevi Federasyonu tarafından yayımlanan bir açıklamayla eleştirildi. Federasyon, Bahçeli’nin sözlerinin Aleviliğe saygı değil; Aleviliği yeniden tanımlama ve Türklük-İslam potasında eritme girişimi olduğunu belirtti.

Aleviliğe Saygı Değil, Türklük-İslam Potasında Eritme Girişimi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünden yaptığı “Cemevi de bizimdir, Alevi kardeşlerimizin ibadethane olarak görmelerine saygı duymak lazım” sözleri, Aleviliğe saygı değil; Aleviliği yeniden tanımlama ve Türklük-İslam potasında eritme girişimidir. Bu topraklarda Aleviler yüz yıllardır inkârın, katliamların, sürgünlerin ve asimilasyonun hedefi oldu. Bugün aynı zihniyet, geçmişte işlediği suçların üzerini “saygı” kelimesiyle örtmeye çalışıyor. Biz bu dili, bu ikiyüzlülüğü çok iyi tanıyoruz! Dün bizi yakan zihniyetin, bugün “kardeşlik” sözleriyle kendini aklamasına inanmıyoruz!

Alevilik Özgün, Eşitlikçi Ve Kadim Bir Yoldur

Alevilik ne bir mezhep, ne de bir etnik kimliğin alt başlığıdır. Alevilik; kendi yol erkânı, inancı, meydanı ve ibadetiyle özgün, eşitlikçi, kadim bir yoldur. Bu yolu ne devlet tarif eder, ne de iktidar şekillendirir. Bizim ibadetimiz cemdir, kıblemiz insandır, meydanımız rızalıktır. Devletin, siyasetin ya da herhangi bir ideolojinin Aleviliği tanımlamasına asla rızamız yoktur.

“Cemevi Bizimdir” Sözü Asimilasyon Çağrısıdır

Bugün “Cemevi bizimdir” diyenler, aslında Aleviliği kontrol altına almanın, devlete bağlı, ehlileştirilmiş bir Alevilik yaratmanın peşindedir. Bu sözler bir açılım değil, açıkça bir asimilasyon çağrısıdır.

Aleviliği Devlet Değil, Halk Tanımlar

Britanya Alevi Federasyonu olarak diyoruz ki: Bizim yolumuz Hakk’tan, anadan, pirden, talipten gelir. Bu yol devletten değil, halktan yürür. Bizim varlık nedenimiz de tam olarak budur. Bugün de, dün olduğu gibi; Aleviliği devletin değil, Alevi halkının tanımladığı bir inanç olarak savunmaya, her türlü inkâra, asimilasyona ve “Türk-İslam Aleviliği” dayatmasına karşı yolumuzun, hakikatimizin ve varlık nedenimizin ilkelerini savunmaya devam edeceğiz. Yol bir, sürek bin bir ama öz birdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir