CHP’nin İmralı Kararı Tartışılıyor
⌈Haber Merkezi⌉ CHP’nin Meclis Komisyonu’nun İmralı Adası’na yapacağı ziyarete katılmama kararı siyasetin farklı kesimlerinde tartışılmaya devam ediyor. TÖP’ün kurucularından, yazar Oğuzhan Kayserilioğlu, kararın Kürt halkının hassasiyetlerini gözetmeyen bir adım olduğunu belirterek hem CHP’ye hem de süreci provoke eden çevrelere eleştiriler yöneltti.
Oğuzhan Kayserilioğlu’nun yazısının tam metni şöyle:
CHP’nin İmralı görüşmesine katılmaması yanlıştır; Kürt halkının hassasiyetlerini gözetmeyen büyük bir hatadır. Ancak bu durumu gerekçe yaparak, bazı liberallerin yaptığı gibi, Kürt halkı içinde CHP düşmanlığının kışkırtılması da aynı şekilde hatadır. Sürecin hassasiyeti, anlık tepkileri dışlayıp soğukkanlılığı zorunlu kılıyor. Tuncer Bakırhan’ın tutumu bu açıdan doğrudur; elbette CHP eleştirilmeli ama bu eleştiriler sınırlandırılarak, soğukkanlılık kaybedilmeden yapılmalıdır.
Kararın sahibi, halk içinde sınırlı destekleri olmasına rağmen CHP içinde ve medyada güçlü konumda bulunan devlet fetişisti ırkçı güçlerdir. Bu güçler —zavallılar— ordu cemaat tarafından ele geçirilirken apoletlerini kaybetme korkusuyla sinsice izleyen general bozuntuları ve onların peşinde koşan şarlatanlardır. Ama sıra Kürt düşmanlığına gelince aslan kesilmekten geri durmuyorlar. Zaten bir kısmı iktidardaki koalisyonun açık ya da gizli destekçisidir. Bu çevrelerin derdi, geleneksel ayrıcalıklı konumlarını korumak ve devlet içindeki pazarlık güçlerini artırmaktır. Sonuç alamayacaklar; çöpleşecekler.
CHP içindeki bu güçler aynı zamanda önceki kongrenin uzantısıdır. Önümüzdeki kongrede, eğer İmamoğlu’nun desteğini alamazlarsa parti içindeki iktidar alanında belirleyici olamayacak bir konuma doğru daralmaları muhtemeldir. Özel bir bilgim olmamakla birlikte, Koç Grubu’nun siyasal alana soktuğu İmamoğlu’nun bu gruba destek vermiş olabileceğini düşünüyorum. Şayet böyleyse, İmamoğlu ve Özel arasında hâlihazırda var olan fark bir çentik daha artacaktır.
CHP içindeki Mansur Yavaş ve dışarıdan destekleyen Koray Aydın önderliğindeki eski MHP’li grubun gücü de aynı alanın içindedir. Dolayısıyla, eski MHP’liler ve Koç Grubu’yla bağlantılı İmamoğlu birlikte düşünüldüğünde, bugünkü kararın arkasında duran CHP’deki güçsüz ama sesi fazla grup, kendilerinden daha geniş bir alanın içinde hareket ettiği için güçlü görünmektedir.
Bu karar, dışarıdan tam tersi doğruymuş gibi görünse de aslında Erdoğan’ı sevindirmiş olmalıdır. Kürtlerin desteğini kaybedecek bir CHP’nin önü tıkanacak ve 19 Mart sonrasında aldığı inisiyatif sönümlenecektir. Dağılmış bir CHP ve rahatlıkla yeniden seçilmiş bir Erdoğan’la baş başa kalmak, Kürtler ve Türkiye halkı açısından en istenmeyen tablodur.
Kürt liberalleri ve onlarla birlikte hareket eden, DEM Parti içinde ya da dışında bulunan Türkiyeli liberaller, ellerine fırsat geçmişçesine CHP’ye yükleniyorlar. Tam tersi konumdaki ulusalcı sosyalistler ise kararı olumlu karşılıyor. Düşman kardeşler!
Kürt yoldaşlarımızı uyaralım: Osmanlı’nın klasik savaş taktiği, geri çekilirken yanlardan düşmanı sarmak ve zafer kazandığını sanan düşmana uygun anda her yönden saldırıya geçmektir. Bugün de bu taktiğin bir ayağı, Özel önderliğindeki CHP ile DEM Parti arasında düşmanlık yaratmaktır. Aman dikkat!
21.05.2025

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler