Bursa’daki Alevi Kurumlarından Suriye’deki Alevi Katliamına Sert Tepki
⌈Haber Merkezi⌉ Bursa Alevi Dernekleri Platformu ile Bursa Demokrasi Güçleri Platformu, Suriye’de Alevi toplumuna yönelik süregelen saldırılara ilişkin ortak bir basın açıklaması yayımlayarak, yaşananların sistematik bir soykırım niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, özellikle sahil bölgesi başta olmak üzere Alevilerin yaşadığı alanlarda saldırıların giderek arttığına dikkat çekildi.
Suriye’de Sistematik Yok Etme Politikası
Açıklamada, Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden savaşın Alevilerin yaşadığı bölgelerde tüm zalimliğiyle sürdüğü belirtilerek, son dönemde Humus ve çevresindeki Alevi topluluklarına yönelik saldırıların yalnızca savaşın sonucu olmadığı ifade edildi. Bu saldırıların, tarihten gelen inançsal nefretin, örgütlü şiddetin ve Alevileri yok etmeye dönük politikaların bir yansıması olduğu vurgulandı.
Kadınlar Kaçırılıyor, Gençler İşkenceyle Öldürülüyor
Alevi kurumlarının açıklamasında, Alevilerin ve Hristiyanların evlerinin yakıldığı, kadınların kaçırılarak esir edildiği, gençlerin ise en ağır işkencelerle katledildiği aktarıldı. Yalnızca Alevi oldukları için insanların işten atıldığı, mal varlıklarına el konulduğu ve açlığa mahkûm edildikleri kaydedildi.

Uluslararası Hukuka Göre Açık Savaş Suçu
Alevilerin, Dürzîlerin ve Ermenilerin yaşadığı köylerin, inanç merkezlerinin ve yaşam alanlarının doğrudan hedef alındığı belirtilen açıklamada, bu saldırıların uluslararası hukuka göre açık bir savaş suçu ve insanlığa karşı işlenmiş suç niteliği taşıdığı ifade edildi.
HTŞ Ve Bağlı Çeteler Hedef Gösterildi
Bölgede faaliyet gösteren ve geçmişte uluslararası alanda terör örgütü olarak kabul edilen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile ona bağlı çetelerin uzun süredir Alevileri ve Hıristiyan toplulukları hedef aldığı belirtildi. HTŞ’nin Emevi aklına dayalı nefret dili ve yok etme politikasının, Suriye’de yaşayan tüm mazlum halklar için hayati bir tehdit olduğu kaydedildi.
Destek Veren Devletler Soykırımın Ortağıdır
Açıklamada, başta Türkiye olmak üzere ABD, İsrail ve bölgedeki işbirlikçilerin yanı sıra HTŞ’ye doğrudan ya da dolaylı destek veren tüm ülkelerin, sermaye güçlerinin ve suskun medya kuruluşlarının bu soykırımın ortakları olduğu vurgulandı. Katil olarak nitelendirilen Colani ve çetesine verilen lojistik, mali, siyasi ve askeri desteğin tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu ifade edildi.
Uluslararası Sessizlik Suça Ortaklıktır
Uluslararası toplumun, medyanın ve insan hakları kuruluşlarının sessizliğinin, yaşanan soykırımın pervasızca sürmesine neden olduğu belirtilen açıklamada, HTŞ ve Colani’ye destek veren ülkeler ile sessiz kalan insan hakları kuruluşları sert bir dille kınandı.
Direnen Sivil Halka Ateş Açılıyor
Saldırılara karşı sokağa çıkan sivillere yönelik HTŞ çetelerinin ateş açtığı belirtilerek, bu durumun söz konusu yapıların demokrasi gibi bir amaçlarının olmadığının en açık göstergesi olduğu ifade edildi.
Bağımsız İnceleme Ve İnsani Yardım Çağrısı
Alevi kurumları, insanlık suçu işleyen çetelerin derhal savaş suçlusu ilan edilmesi ve yargılanması çağrısında bulundu. Bölgede yaşanan insanlık dramının sona ermesi için bağımsız kuruluşların inceleme yapabilmesi, halka gıda ve insani yardım ulaştırılabilmesi için acil insani yardım koridoru açılması talep edildi. Alevi toplumu olarak bölgeye insani yardım götürmeye hazır oldukları da kamuoyuna duyuruldu.
Eşit Yurttaşlık Ve İnanç Özgürlüğü Talebi
Suriye’de HTŞ yönetimine son verilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, tüm kesimlerin güvenliğinin sağlandığı, eşit yurttaşlık haklarının ve inanç özgürlüğünün gözetildiği bir yönetimin derhal kurulması gerektiği ifade edildi.
Alevilerin Günümüzdeki Kerbela’sı
Alevilerin tarih boyunca barışın, adaletin ve insan onurunun yanında yer aldığı belirtilerek, yüzyıllardır süren inanç temelli saldırıların bugün Suriye’de yeni bir Kerbela olarak yaşandığı vurgulandı. Yezit aynı Yezit, mazlumun ise değişmediği ifade edildi.
Lazkiye, Hama Ve Humus’taki Direnişe Destek
Açıklamada, Lazkiye, Hama ve Humus’ta hayatını riske atarak zulme karşı sokağa çıkan sivil halka destek mesajı iletildi. Suriye’nin mazlum halklarının yalnız olmadığı vurgulanarak, Colani ve çetesinin derhal yargılanması çağrısı yinelendi.

Zulme Sessiz Kalan Dilsiz Şeytandır
Kamuoyuna yapılan çağrıda, yaşanan zulmün hiçbir gerekçeyle onaylanmaması, masum insanların ölümlerinin görmezden gelinmemesi, katledilen kadınların ve çocukların sesi olunması gerektiği ifade edildi. Colani’nin meşrulaştırılmasına karşı uyarıda bulunularak, onu “barış elçisi” gibi göstermenin zulmü aklamak anlamına geldiği vurgulandı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler