Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Cumartesi Anneleri 1080. Haftada Hüseyin Taşkaya İçin Adalet İstedi

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1080. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Meydan, bu hafta da polis bariyerleriyle çevrildi; eyleme sınırlı sayıda kişinin katılmasına izin verildi. Gözaltında kaybedilenlerle buluşma ve hafıza mekânı olan Galatasaray Meydanı’nda 32 yıldır cevapsız kalan bir kayıp dosyası yeniden gündeme taşındı.

Bu haftaki eylemin odağında, 6 Aralık 1993’te Urfa’nın Siverek ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hüseyin Taşkaya vardı. Aile ve kayıp yakınları, aradan geçen 32 yıla rağmen yanıtlanmayan soruları bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.

‘Gözaltında Kaybetmeler Sistematik Hale Geldi’

Basın metnini kayıpların avukatı Eren Keskin okudu. Keskin, kayıpların akıbetini ortaya çıkaracak etkin soruşturmaların hiçbir dönemde yürütülmediğini vurgulayarak gözaltında kaybetmelerin bu topraklarda sistematik bir devlet politikası olarak uygulandığını ifade etti. Yargı makamlarının dosyaları sürüncemede bırakarak zamanaşımına sürüklediğini belirten Keskin, 32 yıllık sessizliğe rağmen aynı soruları sormaktan ve adalet talebinde ısrar etmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Hüseyin Taşkaya’nın Gözaltında Kaybedilme Süreci

Eren Keskin, Hüseyin Taşkaya’nın kaybedilme sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Keskin’in aktardığına göre, Taşkaya gözaltına alındığında 42 yaşında, dört çocuk babası bir müteahhitti. 1990’lı yıllarda Siverek’te etkin olan Bucak Aşireti ve güvenlik güçlerini eleştirmesi nedeniyle hedef haline getirildi. Artan baskılar üzerine ailesini İstanbul’a gönderen Taşkaya, işlerini toparlamak için bir süre amcasının yanında kaldı.

6 Aralık 1993 sabahı, yaklaşık 30 araçlık askeri ve sivil bir konvoy Bağlar Mahallesi’ndeki eve baskın düzenledi. Askerler, polisler ve Bucak aşiretinden korucular Taşkaya’yı zorla gözaltına alarak götürdü. Olay çok sayıda kişinin tanıklığında gerçekleşti. Ancak Hüseyin Taşkaya’dan bir daha haber alınamadı.

‘Devlet Gerçeği Bilen Tek Mercidir’

Ailenin jandarma, emniyet, savcılık ve valiliğe başvurduğunu belirten Keskin, her kurumun sorumluluğu bir başka kuruma yönlendirdiğini söyledi. Savcılığın, tanıklıklara rağmen dosyayı “soyut iddia” gerekçesiyle kapattığını hatırlatan Keskin, devletin Taşkaya’nın nerede olduğunu bilen tek merci olduğunu vurguladı. Ailenin hakikati öğrenme hakkı bulunduğunu ifade eden Keskin, uluslararası hukuk gereği etkili soruşturma başlatılması ve faillerin cezalandırılması gerektiğinin altını çizdi.

‘Mücadelemiz Sürecek’

Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya da 32 yıldır babasının akıbetine ilişkin yanıt beklediklerini dile getirdi. Serpil Taşkaya, bütün kayıplar bulunana ve failler yargılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek Galatasaray Meydanı’nın kendileri için sembolik bir mezar olduğunu söyledi ve bu arayıştan asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti.

Açıklamaların ardından Galatasaray Meydanı’nda kayıpların anısına karanfiller bırakıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir