10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ne Alevi-Bektaşi Bakışı
⌈Selçuk Atbaşı | Dortmund⌉
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, Alevi-Bektaşi öğretisinin insan haklarına yaklaşımı bir kez daha evrensel değerlerle buluşan güçlü bir etik hatırlatma olarak öne çıkıyor. Alevi-Bektaşi yolu, insan haklarını modern bir kazanım olarak değil, insanın varoluşuyla birlikte gelen temel bir hak ve sorumluluk bütünü olarak ele alıyor.
İnsan Hakları Bir Lütuf Değil, Varoluşsal Bir Gerçekliktir
Alevi-Bektaşi inancında insan, Hak’tan bir parça olarak kabul edilir ve bu nedenle doğuştan değerlidir. Bu anlayışta insan hakları bir bağış, bir ayrıcalık ya da sonradan tanınan bir kazanım değil; insanın özüyle birlikte var olan bir gerçekliktir. Hak kavramı, yalnızca hukuki değil aynı zamanda ontolojik bir anlam taşır.
“İncinsen De İncitme” İnsan Onurunun Özüdür
Alevilikte sıkça dile getirilen “İncinsen de incitme” sözü, insan haklarının ahlaki özünü ifade eder. Bu ilke yalnızca fiziksel şiddetten uzak durmayı değil; düşünceye, inanca, kimliğe ve insan onuruna saygıyı da kapsar. İnsan onuru Alevi-Bektaşi yolunda dokunulmaz kabul edilir.
“Eline, Beline, Diline Sahip Ol” Hak Etikasıdır
Alevi-Bektaşi öğretisinde yer alan “Eline, beline, diline sahip ol” ilkesi, insan haklarının korunmasına dair güçlü bir ahlaki çerçeve sunar. Bu ilke üç temel yaşam alanına işaret eder: El, şiddete ve haksız kazanca uzanmamayı; dil, yalana, nefrete ve ayrımcılığa varmadan konuşmayı; bel ise insanın bedenine ve mahremiyetine saygıyı temsil eder.
Eşitlik, Yüzyıllar Öncesinden Yolun Temelidir
Alevi-Bektaşi düşüncesi özünde eşitlikçidir. Kadın-erkek ayrımı yapılmaz; canlar cem meydanında yan yana durur. Bu yaklaşım, bugün dahi mücadele edilen toplumsal cinsiyet eşitliğini yüzyıllar öncesinden bir ahlak ilkesi olarak kabul etmiştir. Aynı şekilde din, dil ve ırk ayrımı gözetilmeden “72 millete bir nazarla bakmak”, evrensel insan hakları anlayışının özlü bir ifadesi olarak yolun merkezinde yer alır.
Ayrımcılık Hakk’a Karşı Gelmektir
Alevi-Bektaşi öğretisinde yer alan “Yetmiş iki milleti bir görmeyen, halka müderris olsa da Hak’ka asidir” sözü, ayrımcılığın yalnızca yanlış değil, aynı zamanda Hak’tan uzaklaştıran bir tutum olduğunu vurgular. Bu perspektif, birlikte yaşam kültürünün ve çoğulculuğun inançsal temelini oluşturur.
İnsan Hakları Günü Vicdanla Yüzleşme Günüdür
Alevi-Bektaşi bakış açısına göre Dünya İnsan Hakları Günü yalnızca sembolik bir anma değil; vicdanla yüzleşme günüdür. Hak, hukuk ve adaletin sözde değil, yaşamın her alanında somutlaşması gerektiği ifade edilir. Bu yolun temel anlayışı insanı yaşat ki dünya yaşasın ilkesine dayanır. İnsan hakları yalnızca metinlerde değil, insanın insana baktığı yerde başlar.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler