19–26 Aralık 1978 Maraş Katliamı 47. Yılında Anılıyor: “Hâlâ Aynı Sorumluluğu Taşıyoruz”
⌈Selçuk Atbaşı / Dortmund⌉ 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta yaşanan katliam, Türkiye’nin toplumsal hafızasında derin ve onarılması güç yaralar bırakmaya devam ediyor. Aradan geçen 47 yıla rağmen, acı dinmiyor, adalet talebi karşılanmıyor. Kadınların, çocukların, yaşlıların hedef alındığı bu karanlık süreç, yalnızca canların değil; birlikte yaşama umudunun, vicdanın ve adalet duygusunun da ağır bir saldırıya uğradığı bir kırılma noktası olarak hafızalardaki yerini koruyor.
İnsanlık Onuruna Karşı İşlenmiş Bir Suç
Maraş’ta yaşananlar, insanlık onuruna karşı işlenmiş büyük bir suç olarak tarihe kazındı. O günlerde yalnızca insanlar katledilmedi; aynı zamanda toplumun ortak yaşam iradesi, eşitlik düşüncesi ve kardeşlik hukuku da ağır yara aldı. Nefretin dili büyüdüğünde, şiddet normalleştirildiğinde ve adalet geciktiğinde, ortaya çıkan yıkımın yalnızca hedef alınan kesimleri değil, bütün toplumu nasıl etkilediği Maraş’ta acı biçimde görüldü.
Nefretin ve Cezasızlığın Açtığı Derin Yaralar
Katliam, farklılıkların zenginlik olarak değil, düşmanlık üzerinden tanımlandığı bir anlayışın nelere yol açabileceğini açık biçimde gösterdi. Ayrımcılığın, ötekileştirmenin ve örgütlü nefretin beslendiği zeminde, şiddetin nasıl sistematik bir biçimde yayılabildiği Maraş’ta yaşananlarla bir kez daha ortaya çıktı.
Hafıza, Adalet ve Sorumluluk
47 yıl sonra hâlâ aynı sorumluluğu taşıyoruz. Kaybettiklerimizi saygıyla anarken, hakikatin ortaya çıkması, adaletin eksiksiz tecellisi ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için hafızayı diri tutmak zorundayız. Unutmak, yeniden yaşanmasının kapısını aralar; hatırlamak ise iyileştirmenin ve önlemenin ilk adımıdır.
Barış, Eşitlik ve Birlikte Yaşam Vurgusu
Bu topraklarda barışın, eşitliğin ve birlikte yaşamın kalıcı olması; geçmişle yüzleşmekten, ayrımcılığa karşı ortak bir duruş sergilemekten ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutmaktan geçiyor. Maraş’ta yitirilen canların anısı, bugün hâlâ adalet, barış ve kardeşlik mücadelesinin en güçlü vicdani çağrılarından biri olmaya devam ediyor.
Maraş’ta yitirdiğimiz canları saygı ve hüzünle anıyor; onların anısı önünde adalet, barış ve kardeşlik sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler