Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Maraş Katliamı’nın 47. Yılında İstanbul’da Anma: “Acılarımız Ortaktır, Mücadelemiz de Ortak Olmak Zorundadır”

⌈Haber Merkezi⌉ Maraş Katliamı’nın 47. yılında İstanbul Kadıköy’de yapılan anmada, Alevilere yönelik katliam ve soykırımların sınır tanımadığı vurgulandı. Alevi kurumları tarafından gerçekleştirilen anmada, “Bir coğrafyada yaşanan zulüm, başka bir coğrafyada yaşayan Alevilerin kaderinden bağımsız değildir. Acılarımız ortaktır; mücadelemiz de ortak olmak zorundadır” denildi.

Kadıköy İskelesi’nde Ortak Anma

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) öncülüğünde Kadıköy İskelesi’nde gerçekleştirilen anmada, “Maraş Katliamı’nı Unutmadık, Unutturmayacağız” yazılı pankart açıldı. Anma boyunca “Maraş’ı unutma unutturma” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Etkinliğe çok sayıda kişi katıldı.

Gülbang ve Deyişlerle Başladı

Anma, Cihan Saltuk Dede’nin verdiği gülbang ile başladı. Zakir Aydın Gündüz deyişler seslendirdi. Ardından Maraş Katliamı Davası avukatlarından İbrahim Sinemillioğlu söz aldı.

“Maraş, 12 Eylül’e Giden Yolun En Önemli Taşlarından Biridir”

İbrahim Sinemillioğlu, Maraş Katliamı’nın tarihsel ve siyasal arka planına dikkat çekerek, Türkiye’de 1966’ya kadar devlet eliyle gerçekleştirilen katliamlara halkın da ortak edildiğini söyledi. Maraş’ta 4-5 gün süren olaylarda 111 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Sinemillioğlu, davadaki kayıtlardan 78’inin Alevi ve Kürt olduğunu ifade etti. Maraş olaylarının, 12 Eylül askeri darbesine giden sürecin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.

“Maraş Katliamı Bir İnsanlık Suçudur”

Kurumlar adına basın açıklamasını Merve Demir okudu. Açıklamada, 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşanan Maraş Katliamı’nın, Alevi toplumunun yakın tarihindeki en derin toplumsal kırılma noktalarından biri olduğu vurgulandı. Yüzlerce Alevinin katledildiği, binlercesinin yaralandığı ve on binlercesinin zorunlu göçe maruz bırakıldığı hatırlatılarak, Maraş’ta yaşananların münferit değil, örgütlü ve inanç temelli bir saldırı olduğu belirtildi.

Açıklamada, aradan geçen 47 yıla rağmen adaletin sağlanmadığı, faillerin büyük bölümünün yargı önüne çıkarılmadığı ve cezasızlık politikalarının sürdüğü ifade edildi. Devletin olaylarla yüzleşmek yerine karanlığı örtbas etmeyi tercih ettiği vurgulandı.

“Katliamlarla Yüzleşmeden Toplumsal Barış Mümkün Değil”

Basın açıklamasında, Maraş Katliamı’nın Koçgiri, Dersim, Çorum, Sivas, Gazi ve Ankara’da yaşanan katliamlarla birlikte Alevi toplumunun ortak hafızasında kapanmamış bir yara olduğu ifade edildi. Genelkurmay başta olmak üzere tüm devlet arşivlerinin açılması, kayıpların mezar yerlerinin açıklanması ve Maraş Katliamı’nın bağımsız ve tarafsız biçimde yeniden soruşturulması çağrısı yapıldı.

Suriye Vurgusu: “Nefret Siyaseti Sınır Tanımıyor”

Açıklamada, Maraş Katliamı’nın yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığına dikkat çekilerek, Suriye’de Alevilere yönelik saldırı ve katliamların da aynı nefret ideolojisinin ürünü olduğu vurgulandı. Suriye’de yüzlerce Alevi köyünün hedef alındığı, binlerce sivilin yalnızca kimliği nedeniyle katledildiği belirtilerek, Alevilere yönelik tehdidin uluslararası boyut kazandığı ifade edildi.

Bu nedenle bir coğrafyada yaşanan zulmün, başka bir coğrafyada yaşayan Alevilerden bağımsız düşünülemeyeceği vurgulanarak, acıların ortak olduğu ve mücadelenin de ortak olmak zorunda olduğu kaydedildi.

“Unutmadık, Unutturmayacağız”

Alevi kurumları, Maraş’ta ve Suriye’de katledilen canların unutulmayacağını belirterek, devleti Maraş Katliamı ile gerçek anlamda yüzleşmeye, ulusal ve uluslararası kamuoyunu ise Alevilere yönelik nefret politikalarına karşı daha güçlü dayanışmaya çağırdı. Açıklama, eşit yurttaşlık sağlanana, adalet tesis edilene kadar mücadelenin süreceği vurgusuyla son buldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir