Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Celal Fırat: “Bu Gerçekten Kürtlerin Meselesi mi?”

Celal Fırat, kaleme aldığı son yazısında, “Bu gerçekten Kürtlerin meselesi mi?” sorusu etrafında şekillenen inkâr dilini ve devlet merkezli siyasal söylemi eleştirel bir yerden tartışmaya açtı. Fırat, Kürt meselesinin güvenlik, hamaset ve soyut tehdit başlıklarıyla değil; insan, dil ve eşit yurttaşlık temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

İnkârın Dili Ve Görünmez Kılınan Gerçeklik

Yazıda, “Türkiye’de Kürt halkı yoktur” söyleminin yarattığı çelişkiye dikkat çekilerek, inkârın nasıl bir siyasal normal hâline getirildiği anlatıldı. Fırat, bu yaklaşımı “İnsan var ama halk yok. Dil var ama konuşanı yok. Acı var ama sahibi yok” sözleriyle ifade etti. “Halk” kelimesine duyulan korkunun, kelimenin kendisinden değil, temsil ettiği toplumsal gerçeklikten kaynaklandığını belirtti.

Sorularla Üretilen Korku Siyaseti

Fırat, sıkça tekrarlanan “Ayrı devlet mi istiyorlar?”, “Ayrı bayrak mı?”, “Ayrı ordu mu?” sorularının toplumda gerçek bir karşılığı olmadığını; bu soruların korku üretmenin bir aracı olarak dolaşıma sokulduğunu vurguladı. Yazıda, Kürtlerin temel talebinin son derece yalın olduğu ifade edildi: “Beni yok sayma.”

Eşitlik Söylemi Ve Günlük Hayattaki Eşitsizlik

“Hepimiz aynıyız” söyleminin pratikte karşılık bulmadığını belirten Fırat, bir dilin “makbul”, diğerinin “sorun” olarak görülmesinin; bir acının “milli”, diğerinin ise “güvenlik meselesi” sayılmasının eşitsizliği derinleştirdiğine dikkat çekti.

‘Bu Kürt Meselesi Değil’ Söylemi Üzerine

Yazıda, “Bu bir Kürt meselesi değildir” ifadesi sorgulanarak, meselenin kimden ve neden kaçırıldığı sorusu gündeme getirildi. Her sorunun “emperyalizm” kavramıyla açıklanmasının, insan gerçeğini görünmez kıldığı vurgulandı. Fırat, oyunlardan söz edilirken insanın nereye konulduğunun da sorulması gerektiğini ifade etti.

Devlet Adına Konuşmak, İnsan Adına Susmak

Celal Fırat, devlet adına konuşanların insan adına konuşmaya gösterdiği tahammülsüzlüğü yazının temel sorunlarından biri olarak ele aldı. Kelimeleri yasaklayarak, meseleyi yok sayarak çözüm üretildiği sanısının, toplumsal sorunları daha da derinleştirdiğini belirtti.

Hamaset, Korku Ve İnkârla Sunulan ‘Çözüm’

Yazı, yok sayma üzerine kurulan her “birlik” anlayışının kırılgan olduğuna işaret ederek sona eriyor. Fırat’a göre, inkâr, korku ve hamasetle örülmüş politik dilin “çözüm” olarak sunulması, toplumsal barışı değil; yeni kırılmaları büyütüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir