Yüzleşilmeyen Katliamlar Sürüyor: Maraş’tan Suriye’ye Alevilere Yönelik Kıyım Politikası
⌈Haber Merkezi⌉ Türkiye’de Alevi halkına yönelik katliamlar yalnızca geçmişin karanlık sayfaları olarak kalmıyor; yüzleşilmeyen her suç, cezasız bırakılan her katliam yeni saldırıların zeminini güçlendiriyor. 1978 Maraş Katliamı’ndan Çorum ve Sivas’a uzanan bu kanlı hat, bugün Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de Alevilere yönelik saldırılarla devam ediyor. Devletlerin cezasızlık politikaları, faillerin korunması ve katliamlarla hesaplaşmaktan bilinçli biçimde kaçınılması, Alevi toplumunun tarihsel olarak maruz kaldığı şiddeti süreklileştiriyor.
Maraş Katliamı’nın 47. yılında İstanbul’da yapılan eylemde, bu sürekliliğe dikkat çekilerek dün Maraş’ta Alevilere yönelen kıyım zihniyetinin bugün Suriye’de cihatçı çeteler eliyle yeniden üretildiği vurgulandı. Alevi halkının adalet, yüzleşme ve eşit yurttaşlık talebi bir kez daha yüksek sesle dile getirildi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Maraş Katliamı’nın 47. yılında İstanbul 1 Mayıs Mahallesi’nde bir eylem gerçekleştirdi. “Maraş’tan Suriye’ye Alevi katliamları sürüyor” pankartının açıldığı eylemde, Alevilere ve halklara yönelik katliamlara karşı birleşik mücadele çağrısı yapıldı.
Devletin Cezasızlık Politikası Maraş’ta Da Sürüyor
Eylemde basın metnini okuyan Cafer Erözsoy, Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçmesine rağmen Alevilere yönelik ayrımcı ve dışlayıcı politikaların devam ettiğini belirtti. Erözsoy, 19 Aralık 1978’de başlayan ve bir hafta süren Maraş Katliamı’nın, 1970’li yıllardaki devrimci yükselişi bastırmak amacıyla faşist diktatörlük tarafından kontrgerilla ve MHP’li faşist çeteler eliyle gerçekleştirildiğini ifade etti.
Tarihi tanıklıkların yanı sıra yıllar sonra ortaya çıkan belge ve raporların da bu gerçeği doğruladığını kaydeden Erözsoy, buna rağmen devletin cezasızlık politikasının sürdüğünü vurguladı. Katliamın üzerinden neredeyse yarım asır geçmesine karşın faillerin cezalandırılmadığını belirten Erözsoy, özsavunma direnişine geçen devrimcilerin ve Alevi halkının bedel ödemek zorunda bırakıldığını dile getirdi.
Cihatçı Çetelerin Hamileri İle Maraş’ın Failleri Aynı
Maraş’ın yüzleşilmeyen ve hesabı sorulmayan bir katliamın adı olduğunu söyleyen Erözsoy, katiller yargılanmazken anma etkinliklerinin yasaklandığını, katliamı unutturmamak isteyenlere ve adalet mücadelesi yürütenlere yönelik saldırıların sürdüğünü ifade etti.
Alevi mücadelesinin temel talebinin yüzleşme ve adalet olduğunun altını çizen Erözsoy, Alevi inancı ve halkıyla yüzleşilmeden gerçek bir adaletin sağlanamayacağını söyledi. Maraş’la yüzleşmeyenlerin bugün Suriye’de cihatçı çetelerin Arap Alevilere yönelik katliamlarına suç ortağı olduğunu belirten Erözsoy, Suriye’de Alevi köylerine baskınlar düzenleyen, Alevi kadınları kaçıran, tecavüz eden ve işkencelerden geçirerek katleden cihatçı çetelerin hamileri ile Maraş Katliamı’nın faillerinin aynı olduğunu vurguladı.
Dün Maraş, Bugün Suriye
Erözsoy, dün Maraş’ta devrimcilerin öncülüğünde örgütlü mahallelerin ve özsavunmanın hayat kurtardığını, bugün ise Suriye’de Alevilerin özsavunma ve örgütlülükle hayatta kalmaya çalıştığını ifade etti. En güçlü desteğin halkların dayanışması ve ortak mücadelesi olduğunu belirten Erözsoy, Maraş Katliamı’nı unutturmama ve adalet mücadelesinin bugün Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı mücadeleden geçtiğini söyledi.
Erözsoy, Maraş, Çorum ve Sivas katliamları ile Suriye’de katliam saldırılarına maruz kalan Arap Alevileri için mücadeleyi büyütme çağrısıyla açıklamasını “Maraş katliamını unutmadık, unutturmayacağız. Dün Maraş, bugün Suriye, Alevi katliamlarına dur de” sözleriyle tamamladı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler