Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Frankfurt’ta Alevilerden Dünyaya Çağrı: “Suriye’de Katliama Sessiz Kalmayın”

⌈AHA⌉ Suriye’de yaklaşık bir yıldır devam eden, başta Aleviler olmak üzere sivilleri hedef alan katliamlar, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen geniş katılımlı protesto mitingiyle uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı. Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütlerinin çağrısıyla gerçekleşen mitingde, Suriye’de Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik sürdürülen sistematik saldırılar sert bir dille kınanırken, uluslararası topluma “sessiz kalmayın” çağrısı yapıldı.

Frankfurt kent merkezinde, soğuk ve karlı havaya rağmen gerçekleştirilen mitinge yaklaşık 200 kişi katıldı. Katılımcılar, taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla Suriye’de yaşanan insanlık suçlarının durdurulmasını, faillerin yargılanmasını ve Alevi halkının uluslararası koruma altına alınmasını talep etti.

Alevi Kurumları ve STK’lardan Güçlü Katılım

Miting, Frankfurt Alevi Kültür Merkezi Cemevi öncülüğünde düzenlendi. Eyleme; Avrupa Arap Alevi Federasyonu, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı bazı cemevleri, Almanya Alevi Kadınlar Birliği ile çok sayıda demokratik kitle örgütü destek verdi.

Saat 14.00’te başlayan ve yaklaşık bir buçuk saat süren miting boyunca Almanca, Türkçe ve Arapça konuşmalar yapıldı. Müzik dinletileri eşliğinde gerçekleşen eylemde, Arab Aleviler adına Nidal Havari ve Pınar Kazan, Gustavsburg Cemevi Başkanı Müslüm Aktar, Frankfurt AKM Cemevi Başkanı Şahin Karasu, Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgür Demir, Marline Younan ve SPD adına temsilciler söz aldı.

Konuşmalarda, Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin ardından HTŞ merkezli cihatçı örgütler tarafından Alevilere yönelik planlı ve sistematik saldırıların arttığı, binlerce Alevinin katledildiği, kadınların kaçırıldığı ve halkın zorla göçe sürüklendiği vurgulandı.

Şahin Karasu: “Sessizlik, Bu Suça Ortak Olmaktır”

Frankfurt Alevi Kültür Merkezi Cemevi Başkanı Şahin Karasu, mitingde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

” Bugün, Frankfurt Alevi Kültür Merkezi adına, derin bir üzüntü ve büyük bir sorumluluk hissiyle sizlerin karşısındayız.

Kalbimizde bir yandan Alevi ilkeleri, diğer yanda ise Suriye’deki mazlum halkların acısı var.

Suriye’de başta Alevi halkı olmak üzere, diğer tüm azınlık ve savunmasız halklara yönelik sistematikleşen zulmü, katliamları ve insanlık dışı saldırıları en güçlü şekilde, lanetleyerek kınıyoruz!

Frankfurt AKM olarak, inancımızın gereği; haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin, mazlumun yanında durma ve adaleti talep etme sorumluluğumuzun bilincindeyiz.

Suriye’nin kadim şehirlerinde; Humus’ta, Lazkiye’de, Hama’da… Arap Alevi halkına ve diğer azınlıklara yönelik gerçekleşen katliamlar, sadece bir inanca karşı işlenmiş suçlar değildir.

Bu zulüm, bölgedeki Dürzilere, Hristiyanlara, Ezidilere, ve diğer tüm farklı inanç ve etnik gruplara da yöneltilmiş, bütün insanlığın vicdanında açılmış ağır, kanayan bir yaradır.

Yıllardır süregelen bu şiddet iklimi, dışarıdan beslenen, mezhepçi politikalarla körüklenen ve silahlı yapılarla derinleştirilen kirli bir savaşın sonucudur.

Bu savaşın tek amacı, Suriye coğrafyasını, asırlardır süren komşuluk bağlarını kopararak, etnik ve inanç temelli bir imha girişimine sürüklemektir.

Değerli canlar,
büyük yazar Dostoyevski, insani felaketin kaynağını çok çarpıcı bir şekilde özetlemiştir. O der ki:

“Cehennem, insanın kalbinde sevginin bittiği yerdir.”

Bugün Suriye’de yaşananlar, bu sözün en acı, en somut kanıtıdır.

Halkları birbirine düşman eden, kardeşin kanını döktüren bu vahşet, kalplerinde sevgi barındırmayanların yarattığı bir cehennemdir.

Bu saldırılar, sadece Alevilere değil, tüm azınlık toplumlarına yönelik örgütlü bir nefret hareketinin parçasıdır.

Ve bu vahşetin karşısında

Frankfurt AKM olarak, sessiz kalmayacağız! Sessizlik, bu suça ortak olmaktır!

Bizler, Frankfurt AKM olarak, Frankfurt da tüm dünyaya sesleniyor ve uluslararası topluma acil taleplerimizi yineliyoruz:

Zaman kaybetme lüksümüz artık kalmamıştır!

1. Uluslararası Soruşturma ve Hesap Verebilirlik: Bölgeye derhal, tarafsız ve bağımsız bir uluslararası soruşturma heyeti gönderilmelidir. Yaşanan tüm insanlık suçları incelenmeli, deliller toplanmalıdır.
Bu vahşetin failleri, planlayıcıları ve destekçileri, kim olursa olsun; derhal yargı önüne çıkarılmalı ve hesap vermelidir! Cezasızlık, bu cehennem ateşini körüklemekten başka bir işe yaramaz.

2. İnsani Koruma ve Güvenlik: Alevi halkı başta olmak üzere, zulme uğrayan tüm siviller ve bölgedeki tüm azınlıklar için insani koridorlar acilen açılmalıdır.

Güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve insani yardımın kesintisiz ulaştırılması, uluslararası toplumun, özellikle Batı ve Avrupa devletlerinin ertelenemez birincil ve vicdani sorumluluğudur!

Bizler, bu coğrafyanın tarihini çok iyi biliyoruz. Suriye, yüzyıllardır kadim inançların ve farklı kültürlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir yurttur.

Alevilik, bize daima sevgiyi, hoşgörüyü ve birliği öğütledi. Biz, sevginin bittiği yerde cehennemin başladığını bilenleriz.

Bu nedenle mücadelemiz, nefretin değil, sevginin ve adaletin tekrar yeşermesi içindir.

Bugün, Suriye’deki tüm halkların; Alevisiyle, Sünnisiyle, Hristiyanıyla, Dürzi’siyle, Kürdüyle, Arabıyla; eşit, özgür ve barış içinde yaşayacağı bir geleceğin mümkün olduğuna inanıyoruz.

Bu zorlu günlerde, Frankfurt AKM olarak bir kez daha ilan ediyoruz:
Suriye’de yaşayan Alevi halkı ve tüm mazlum azınlıklar yalnız değildir!
Onların acısı, bizim ortak mücadelemizin gerekçesidir.
İnsanlığın ve adaletin sesi olmak için buradayız.

Bu sesi, kalplerimize sevgiyi geri getirene ve barış gelene kadar yükseltmeye devam edeceğiz.
Hepinize teşekkür ediyorum.

Sevgi ve barış daima yoldaşımız olsun!”

Özgür Demir: “Bu Bir Mezhepçi Soykırımdır”

Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgür Demir, konuşmasında özellikle Alevi kadınlara ve çocuklara yönelik saldırılara dikkat çekti. Demir’in konuşması alanda sık sık alkış ve sloganlarla kesildi:

‘Sevgili dostlar,
Canlar, yoldaşlar,

Bugün burada bir araya gelmemizin sebebi, dünyanın gözü önünde yapılan Alevi katliamına dur demek içindir.

2026’ya girdik ama Ortadoğu’da zulüm bitmedi!
Mezhepçi savaşlar bitmedi!
Emperyalist planlar, cihatçı barbarlık bitmedi!

Suriye’de Aleviler açıkça hedef alınıyor!

Tartus’ta, Lazkiye’de,
Hama’da, Humus’ta
kadınlar, çocuklar, yaşlılar, masum insanlar
tehdit ediliyor, katlediliyor, sürgüne zorlanıyor!

Buradan açıkça söylüyoruz:
Bu bir iç savaş değildir!
Bu bir mezhepçi soykırımdır!

Ve buradan haykırıyoruz:
Bu katliamlar kendiliğinden olmuyor!
Bu zulmün arkasında
cihatçı çeteleri besleyen, koruyan, meşrulaştıran devletler vardır!

Türkiye’deki siyasi iktidar,
yıllardır Suriye’de cihatçı yapılarla kurduğu ilişkilerle
bu suçların ortağıdır!

Ve unutmayın!
Aynı anlayış, aynı zihniyet
Türkiye’de de Alevilere düşman bir düzen kurmuştur!

Cemevlerimizi ibadethane olarak tanımayanlar,
zorunlu din dersleriyle asimilasyonu dayatanlar,
Maraş’ın, Sivas’ın, Çorum’un, Gazi’nin
hesabını vermeyenlerdir!

Ama buradayız!
Buradayız ve susmuyoruz!
Buradayız ve haykırıyoruz:

Aleviler sahipsiz değildir!
Aleviler yalnız değildir!

Ve özellikle buradan kadınlar ve çocuklar için haykırıyoruz!

Kaçırılan Alevi kadınların ve çocukların akıbeti bilinmiyor!
Dünya susuyor!
Uluslararası kurumlar susuyor!
“İnsan hakları” diyenler kör, sağır, dilsiz!

Suriye’de Alevi kadınlar
cihatçı çeteler tarafından kaçırılıyor,
alıkonuluyor,
cinsel şiddete, tecavüze, işkenceye maruz bırakılıyor!

Kadın bedeni ganimet değildir!
Tecavüz bir savaş yöntemi olamaz!

Bu bir savaş suçu değil de nedir?
Bu bir insanlık suçu değil de nedir?

Kaçırılan çocuklar nerede?
Kaçırılan kadınlar nerede?

Zorla evlendirme, köleleştirme, cinsel şiddet
cihatçı zihniyetin sistematik bir silahıdır!
Ve buna göz yuman herkes bu suçun ortağıdır!

Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz:
Kadınların çığlığı duyulana kadar susmayacağız!
Çocukların akıbeti açıklanana kadar geri adım atmayacağız!

Buradan taleplerimizi açık ve net söylüyoruz:

Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar derhal durdurulmalıdır!
Cihatçı çeteler dağıtılmalıdır!
Alevi halkı uluslararası koruma altına alınmalıdır!
Kaçırılan kadınlar ve çocuklar derhal bulunmalı,
uluslararası koruma altına alınmalıdır!

Colani ve HTŞ’nin tüm sorumluları
savaş suçlusu olarak yargılanmalıdır!

Biz bu coğrafyada
zulme boyun eğmedik, eğmeyeceğiz!
İnancımızdan, kimliğimizden, onurumuzdan vazgeçmeyeceğiz!

Zulme karşı direniş,
mezhepçiliğe karşı kardeşlik,
katliama karşı yaşam diyoruz!

Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın direnişimiz!
Aleviler sahipsiz değildir!

Mitingde taşınan pankart ve dövizlerde, Alevilere ve sivillere yönelik katliamların derhal durdurulması, kaçırılan kadın ve çocukların akıbetinin açıklanması ve bölgede kalıcı barışın sağlanması talepleri öne çıktı. Protesto mitingi, atılan sloganlar eşliğinde olaysız bir şekilde sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir