Cum. Nis 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Taraf Olmak Zorunludur: Emperyalizme Karşı Ezilen Halkların Safında

 

⌈Türkan Doğan⌉

Tarihin sessiz tanıkları olmayı reddedenlerin, vicdanını coğrafi sınırların ötesine taşıyanların ve sömürgeci karanlığa karşı bir mum yakmak yerine güneş olmayı seçenlerin ortak çığlığıdır bu.

Emperyalizm hep sahnededir.
Ama bugün, yasa tanımaz, kural tanımaz, vahşet ve çılgınca saldırılarıyla yeniden sahne ışıklarının altındadır. Kan kokusunu almış, tırnaklarını ve dişlerini çıkarmış halde emperyalizme karşı bir iktidara sahip olan bir ülkenin, bir halkın boğazına çökmeye hazırlanmaktadır.

Bu kez hedef Venezuela.

Dağlarıyla, nehirleriyle, toprağın altındaki zenginliği kadar üstündeki yoksulluğuyla da direnmiş bir ülke.
Yalnızca bir coğrafya değil;
uzun bir sömürge hafızası,
yarım bırakılmış bir özgürlük cümlesidir Venezuela.

Emperyalizm Venezuela’ya bakarken bir halk görmez.
Petrol görür.
Haritalar üzerinde çizilmiş çıkar hatları görür.
Diz çöktürülmesi gereken bir irade, aşağılanması gereken bir egemenlik görür.

Ve biz bu dili tanıyoruz.

Bu dili Hindistan’da tanıyoruz;
yüzyıllarca süren sömürünün ardından bırakılan yoksullukta,
bölünmüş topraklarda, birbirine düşman edilmiş halklarda.

Bu dili Kongo’da tanıyoruz;
madenler uğruna kesilen ellerde,
yerin altı zengin, yerin üstü yoksul bırakılan ülkelerde.

Bu dili Afganistan’da tanıyoruz;
“özgürlük” vaadiyle bombalanan şehirlerde,
geriye yalnızca enkaz ve yetimlik bırakılan topraklarda.

Vietnam’da tanıyoruz;
napalmın çocuk bedenlerinde açtığı yaralarda.

Şili’de tanıyoruz;
sandıkla gelenin tankla gönderilmesinde.

Irak’ta tanıyoruz;
“kitle imha silahı” yalanıyla başlayan işgalin petrol kuyularında son bulmasında.

Filistin’de tanıyoruz;
duvarlarda, kontrol noktalarında, bir halkın yaşam hakkının parça parça gasp edilmesinde.

Emperyalizmin dili her yerde aynıdır.
Sadece ülke isimleri değişir.

Yöntem sabittir:
Önce ekonomik kuşatma,
sonra iç karışıklık,
ardından “müdahale”,
en sonunda “normalleşme” adı altında kalıcı bağımlılık.

Bu düzen önce liderleri hedef alır.
Onları tutsak alır, sürükler, aşağılar.
Mahkeme salonlarında, kelepçelerde, manşetlerde küçültmeye çalışır.

Ama asıl hedef liderler değildir.
Asıl hedef halktır.

Saddam’ı aldılar; Irak’ı aldılar.
Kaddafi’yi linç ettiler; Libya’yı parçaladılar.
Allende’yi devirdiler; bir kuşağın umudunu boğdular.

Liderleri aşağılayarak halklara şunu söylediler:
“Bakın, sizi temsil ettiğini sandıklarınız da güçsüz.”

Bu bir psikolojik savaştır.
Bu, yalnızca tanklarla değil,
hafızayla ve onurla yapılan bir saldırıdır.

Bugün Venezuela’da olan tam olarak budur.
Bir halkın gözünün içine baka baka “yalnızsınız” denmektedir.

Ama tarih şunu açıkça gösterir:
Emperyalizm sırayla çalışır.
Önce yalnız olanı alır.
Sonra sesi kısılmış olanı.
Sonra örgütsüz olanı.

Ve eğer halklar örgütlü değilse,
sıra mutlaka gelir.

Bu yüzden Venezuela meselesi yalnızca Venezuela’nın meselesi değildir.
Bu, dünyanın her yerinde ezilen, sömürülen, sesi bastırılan halkların meselesidir.

Burada taraf olmak gerekir.
Çünkü emperyalizm karşısında tarafsızlık yoktur.
Ya sömürenden yanasındır ya da sömürülenin.

Biz susmuyoruz.
Biz beklemiyoruz.
Biz “zamanla anlaşılır” demiyoruz.

Emperyalizmle uzlaşma olmaz.
Onunla pazarlık edilmez.
Onun karşısında yalnızca örgütlü halklar durabilir.

Bugün Venezuela için susanlar,
yarın kendi toprağı için konuşacak bir dil bulamaz.

Bugün ambargoya, işgale, tutsak almaya sessiz kalanlar,
yarın kendi yoksulluğunu “kader” diye dinlemek zorunda kalır.

Emperyalizme karşı örgütlenmek ertelenemez.
Dayanışma bir duygu değil, bir görevdir.
Taraf olmak bir seçenek değil, bir zorunluluktur.

Venezuela halkının yanında olmak zorundayız.
Filistin’in, Kongo’nun, Afganistan’ın, Irak’ın, Şili’nin yanındayız.

Çünkü biliyoruz ki;
zincirler sadece kırılmak için,
karanlıklar ise ancak biz ayağa kalktığımızda dağılmak içindir.

Sesimiz bugün Caracas’ta yankılanıyor olabilir;
ama özgürlüğün alfabesi
tüm dillerde aynı cesaretle yazılmaya devam edecektir.

Venezuela halkı yalnız değildir.
Emperyalizme karşı direnen hiçbir halk yalnız değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir