Cum. Nis 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Suriye İnsan Hakları Topluluğu’ndan HTŞ Rejimine Sert Tepki: “Azınlıklara Yönelik Saldırılar Yeni Bir Dalga Halini Aldı”

⌈AHA⌉ Suriye İnsan Hakları Topluluğu, HTŞ rejiminin Suriye’de Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar ve Dürziler başta olmak üzere tüm azınlıklara yönelik artan saldırılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Topluluk, 2025’in son haftası ve 2026’nın ilk günlerinde yaşanan gelişmelerin, insan hakları ihlallerinde yeni ve tehlikeli bir dalgaya işaret ettiğini belirtti.

Açıklamada, Suriye’nin yeni yıla HTŞ rejiminin artan şiddet, sindirme ve keyfi tutuklama politikalarıyla girdiği vurgulandı. Homs’ta bulunan İmam Ali ibn Abi Talib Mescidi’nin bombalanması sonucu 8 Alevi sivilin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı hatırlatıldı. Bombalamayı protesto eden Alevi sivillere yönelik yaygın ve koordineli saldırıların ise sürecin devamı olduğu ifade edildi. Yeni yılın Halep’te Kürtlere ve Hristiyanlara yönelik yeni bir şiddet ve sindirme dalgasıyla başladığı kaydedildi.

Alevilere Yönelik Şiddet ve Keyfi Tutuklamalar

Suriye İnsan Hakları Topluluğu’nun açıklamasında, 1 Ocak 2026’da askeri zırhlı araçlar ve güvenlik güçlerinden oluşan bir HTŞ konvoyunun Lazkiye kırsalındaki bir köyü kuşattığı, en az 10 kişinin tutuklandığı ve köy halkının terörize edildiği belirtildi.

2 Ocak’ta HTŞ güçlerinin engelli bir Alevi olan Bassam Mahrez’i tutukladığı aktarılan açıklamada, bu olayın El-Qardahah kenti ve çevresinde “eski rejimin kalıntıları” suçlamasıyla yürütülen daha geniş bir kampanyanın parçası olduğu ifade edildi. Bu kapsamda 10’dan fazla gencin tutuklandığı bildirildi.

6 Ocak’ta Banyas kırsalındaki El-Anazah köyünde geniş çaplı bir sindirme kampanyası yürütüldüğü ve iki önde gelen Alevi din insanı olan Şeyh Ahmed İssa ile kardeşinin tutuklandığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca, Tartus’taki Aleviler Konseyi Başkanı Şeyh Ali Helhel, Tartus Alevi Konseyi Genel Sekreteri Şeyh Asif Mahna ve Lazkiye Alevi İslami Konseyi Başkanı Şeyh Ahmed Habib’in de tutuklandığı kaydedildi. Bu ihlallerin, Alevi dinî liderleri hedef alan sistematik bir kampanyanın parçası olduğu vurgulandı.

Aynı gün HTŞ güçlerinin Tartus, Banyas ve Safita kırsalında geniş çaplı operasyon başlattığı belirtilen açıklamada, 26 Aralık’ta düzenlenen barışçıl gösterilere katılan sivillerin hedef alındığı, onlarca kişinin “eski rejim kalıntılarını yargılama” bahanesiyle tutuklandığı ifade edildi. Tutuklananlar arasında dinî liderlerin de bulunmasının bölgede ciddi panik ve endişeye yol açtığı belirtildi.

Hristiyanlara ve Dürzilere Yönelik Tehditler

Açıklamada, 5 Ocak 2026’da HTŞ güçlerinin, Rif Dimashq eyaletine bağlı Qatana bölgesinde Hristiyanlar ve Dürzilerin yaşadığı mahallelerde tehdit ve şiddet çağrısı içeren sloganlar yazan silahlı çeteleri koruduğu aktarıldı. Duvar yazılarında “Rejimin kalıntılarına son” ve “Sıra sana geliyor” gibi ifadelerin yer aldığı bildirildi.

6 Ocak’ta ise HTŞ güçlerinin Halep’te Kürt mahallelerine saldırdığı, Suryani Hristiyan nüfusun evlerini terk etmek zorunda kaldığı ve bu evlerin askeri üs olarak kullanıldığı belirtildi. Yerel kilisenin, İhtiyaçlı Kilise’ye Yardım (ACN) ile iş birliği içinde, şiddetten etkilenenler için dua çağrısı yaptığı aktarıldı.

Kürtlere Yönelik Askeri Saldırılar

Suriye İnsan Hakları Topluluğu, 6 Ocak 2025’ten itibaren HTŞ rejiminin Halep’te Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maqsoud ve El-Eşrefiye mahallelerine askeri saldırı başlattığını bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne dayandırılan bilgilere göre, HTŞ güçlerinin ağır silahlar ve roketatarlarla sivil yerleşimleri bombaladığı, saldırılar sonucu en az 10 sivilin hayatını kaybettiği, aralarında iki kadın ve bir çocuğun da bulunduğu en az 60 sivilin ağır yaralandığı ifade edildi.

Açıklamada, Kürtlere yönelik şiddetin, HTŞ rejimi ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasında 10 Mart 2025’te imzalanan entegrasyon anlaşmasına ilişkin müzakerelerin başarısız olması ve Türk kuvvetlerinin kuzeyden Halep’e doğru ilerlemesi sonrasında tırmandığı belirtildi. Bu gelişmelerin, Halep’teki Kürt ve Hristiyan nüfusun kitlesel katliamlar ve zorla yerinden edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiği vurgulandı.

“Sömürge Güçleri ve Otoriter Rejimler Suç Ortağı”

Suriye İnsan Hakları Topluluğu, HTŞ rejiminin bölgedeki sömürge güçleri ve otoriter Sünni rejimler tarafından iktidara taşındığını belirterek, bu rejimin Suriye halkına şiddet dışında sunacak bir şeyinin olmadığını ifade etti. Açıklamada, HTŞ’nin şiddeti bir yönetim ve sindirme aracı olarak kullandığı, bunun ise sivil ölümler, zorla yerinden edilme, mülksüzlük ve yoksulluk gibi ağır sonuçlar doğurduğu kaydedildi.

Topluluk, şu ana kadar yaklaşık 9 bin sivilin hayatını kaybettiğini ve Suriyelilerin yüzde 97’sinin yoksulluk sınırının altına itildiğini belirtti. Freedom House verilerine göre HTŞ rejiminin siyasi haklar puanının 40 üzerinden -3 olduğu hatırlatıldı.

Uluslararası Topluma Çağrı

Açıklamanın sonunda Suriye İnsan Hakları Topluluğu, şu talepleri sıraladı:

HTŞ rejiminin, Halep’te Şeyh Maqsoud ve El-Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlere yönelik bombalama ve etnik temizlik operasyonlarını derhal durdurması.
Alevi halkına ve liderlerine yönelik sindirme kampanyalarının, yasa dışı tutuklamaların, kaçırmaların ve mülkiyetten mahrum bırakmaların sona erdirilmesi.
Hristiyan ve Dürzi toplulukları hedef alan şeytanlaştırma kampanyalarının durdurulması.
Birleşmiş Milletler’in Halep, Süveyda, Homs ve kıyı bölgelerine bağımsız bir bilgi toplama misyonu göndermesi ve tüm azınlıklara yönelik saldırılar hakkında kapsamlı bir rapor yayımlaması.
Batılı ülkelerin ve bölge ülkelerinin, HTŞ rejiminin azınlıklara yönelik saldırılarını açık biçimde kınaması ve faillerin yargılanmasını talep etmesi.
Batı medyasının, devam eden etnik ve dini temizliği Esad rejiminin mirasıyla ilişkilendirmeyi bırakması ve Suriye’de tehdit altındaki azınlıklar için sahada kalıcı muhabirler görevlendirmesi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir