Demokratik Alevi Federasyonu ve DAKB’den El-Colani Açıklaması: “DAİŞ’çi Bir Savaş Suçlusu, Suriye’nin Meşru Devlet Başkanı Değildir”
⌈AHA⌉ Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Suriye’de yönetimi zorla ele geçiren DAİŞ bağlantılı HTŞ’nin lideri El-Colani’nin Almanya’ya davet edilmesinin gündeme gelmesine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada, El-Colani’nin Suriye’de işlenen katliamların ve etnik-inanç temelli soykırım suçlarının faillerinden biri olduğu vurgulanarak, böyle bir ismin “devlet başkanı” muamelesi görmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
“Bu Karanlık Zihniyet Savaşın Asli Sorumlusudur”
Basına yansıyan bilgilere göre El-Colani’nin Almanya’ya davet edilmesinin gündemde olduğu belirtilen açıklamada, bunun açık bir siyasi ve ahlaki skandal olduğu kaydedildi. Suriye’de yıllardır süren savaşın asli sorumlularından birinin, DAİŞ’çi HTŞ’nin temsil ettiği bu karanlık zihniyet olduğu vurgulandı.
Bu savaşın en ağır bedelini kadınların, çocukların ve inançlarından dolayı hedef alınan halkların ödediği ifade edildi.
“Halklar Sistematik Biçimde Katledildi”
Açıklamada, Alevilerin, Kürtlerin, Dürzilerin, Hristiyanların ve Êzidîlerin sistematik biçimde katledildiği, sürgün edildiği ve yaşam alanlarının yok edildiği belirtildi. Kadınların kaçırıldığı, köleleştirildiği ve bedenlerinin savaş ganimeti haline getirilerek pazarlık konusu yapıldığı vurgulandı.
Bu insanlık suçlarının faillerinden biri olan El-Colani’nin bugün ne siyasi bir muhatap ne de bir devlet misafiri olabileceği ifade edildi.
“Alevi Yolunda Bu Zihniyet Asla Meşru Değildir”
El-Colani’nin insanlığa karşı suç işlemiş bir savaş suçlusu olduğu belirtilen açıklamada, inancı yok sayan, kadını hedef alan ve canı düşman ilan eden bu zihniyetin insanlık düşmanı olduğu vurgulandı. Alevi yolunun katliama, zulme, inkâra ve şiddete rıza göstermediğinin altı çizildi.
“Bu Bir Diplomasi Değil, Ahlaki ve Siyasi Çöküştür”
Almanya’nın, savaş suçları ve radikal şiddetle özdeşleşmiş bir terör örgütü liderini devlet protokolü kapsamında kabul etmeyi tartışmasının diplomasi değil, açık bir ahlaki ve siyasi çöküş olduğu ifade edildi. Bu tutumun, katliamların mağduru olmuş halkların yarasına tuz bastığı ve adalet arayanlara kapıyı kapatıp suçluyu meşrulaştırdığı belirtildi.
Savaş suçlularıyla görüşmenin, suça ortak olmak anlamına geldiği vurgulandı.
“Bu Tutum Mazlum Halklara Açık Bir Saygısızlıktır”
Açıklamada bu yaklaşımın; Halep’te, Süveyda’da, Rojava’da ve Suriye’nin dört bir yanında evlatlarını toprağa veren analara, sürgüne zorlanan halklara ve barış, demokrasi ile insan hakları için bedel ödeyen tüm kesimlere karşı açık bir saygısızlık ve inkâr olduğu ifade edildi.
“Barış Adaletle Mümkündür”
Barışın susarak, unutarak ve katilleri aklayarak kurulamayacağı vurgulanan açıklamada, gerçek barışın ancak hakikatin kabul edilmesi, geçmişle yüzleşilmesi ve adaletle mümkün olacağı belirtildi. Savaş suçlarının zamanaşımına uğramayacağı özellikle hatırlatıldı.
Almanya’nın gerçekten göçü durdurmak ve insanların yerinde, güvenli bir yaşam sürmesini istiyorsa, savaşı örgütleyenlerle değil savaşı yaşayanlarla konuşması gerektiği ifade edildi. Güvenliğin adalet olmadan kurulamayacağı, adaletin ise suçlularla pazarlık yapılarak sağlanamayacağı kaydedildi.
Almanya’ya Açık Çağrı
FEDA ve DAKB, El-Colani’nin tutuklanması ve yargılanması gerektiğini vurgulayarak, Almanya’nın Alevilere, Kürtlere ve Dürzilere yönelik soykırım suçlarına ortak olmaması çağrısında bulundu. El-Colani’nin ziyaretinin derhal iptal edilmesi ve Suriye’de barış isteyen halklar, kadınlar ve azınlıklarla dayanışmanın esas alınması gerektiği belirtildi.
Protesto Çağrısı
Açıklamanın sonunda başta Alevi kurumları ve Alevi halkı olmak üzere; kadın örgütleri, feminist hareket, insan hakları savunucuları, barış ve demokrasi güçleri, göçmen ve mülteci örgütleri, savaş karşıtı inisiyatifler, sendikalar, emek örgütleri, akademisyenler, hukukçular ve vicdan sahibi tüm kesimler El-Colani’nin Almanya’ya gelişini protesto etmeye çağrıldı.
Sessizliğin tarafsızlık olmadığı, sessizliğin suçun ve suçlunun yanında saf tutmak anlamına geldiği vurgulandı. Açıklama, zalimin değil mazlumun yanında olunduğu, faille değil canla yol yüründüğü ve savaş suçlularına geçit verilmeyeceği ifadeleriyle sona erdi.


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler