Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Kurumlarından Suriye’deki Saldırılara Ortak Tepki: “Bu Karanlığa Boyun Eğmeyeceğiz”

⌈AHA⌉ Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Suriye’de halklara ve inançlara yönelik artan saldırılara ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, özellikle HTŞ ve IŞİD artığı selefi-cihatçı yapıların sivilleri hedef alan saldırılarının ciddi boyutlara ulaştığı vurgulandı.

“Yaşananlar İç Savaş Değil, Sistematik Yok Etme Politikasıdır”

Alevi kurumları, Suriye’de yaşananların artık bir iç savaş ya da bölgesel güç mücadelesi olarak tanımlanamayacağını belirtti. Açıklamada; başta Kürt halkı olmak üzere Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler, Arap demokratik güçleri ve farklı inanç ve kimliklere yönelik sistematik bir yok etme ve sindirme politikasının yürütüldüğü ifade edildi.

Son dönemde Suriye’nin kuzey ve batı bölgelerinde sivilleri hedef alan saldırıların arttığına dikkat çekilen açıklamada, bu saldırıların yalnızca askeri hedeflere değil; yerleşim alanlarına, kadınlara, çocuklara ve inanç merkezlerine yöneldiği belirtildi.

“Bu Saldırılar Savaş Suçu ve İnsanlığa Karşı Suçtur”

Açıklamada, yaşananların uluslararası hukuka göre açıkça savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girdiği vurgulanırken, Türkiye Cumhuriyeti devletinin rolü ve sorumluluğunun görmezden gelinemeyeceği ifade edildi. Türkiye’nin yıllardır Suriye’deki cihatçı gruplara doğrudan ya da dolaylı destek sunduğu, bu yapıların sınır geçişlerinden lojistik imkânlara kadar birçok alanda önünü açtığı belirtildi.

“HTŞ’nin Güç Kazanması Tesadüf Değil”

HTŞ’nin sahada güç kazanmasının tesadüfi olmadığına dikkat çekilen açıklamada, bunun bilinçli bir bölgesel politikanın sonucu olduğu ifade edildi. Türkiye’nin Suriye politikasının merkezinde halkların barışı ve demokratik geleceği değil; Kürt karşıtlığı, tekçi-ulusalcı güvenlik anlayışı ve mezhepçi hesapların bulunduğu vurgulandı.

“Hedef Alınan, Suriye’nin Çoğulcu Geleceğidir”
Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilmeye çalışılan eşit ve ortak yaşam modelinin özellikle hedef alındığı belirtilen açıklamada, saldırıların yalnızca Kürt halkına değil, Suriye’nin çoğulcu ve demokratik geleceğine yöneldiği ifade edildi.
“Bu Karanlık Zincir Tarihsel Bir Sürekliliğin Parçasıdır”

Alevi kurumları, Lazkiye, Hama ve Humus’ta yaşananların; Dersim’den Maraş’a, Çorum’dan Sivas’a uzanan karanlık zincirin bir devamı olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu zihniyetin Emevi aklının, Yezidci anlayışın ve selefi nefret ideolojisinin güncel bir tezahürü olduğu ifade edildi.

“Susmak Suça Ortak Olmaktır”

HTŞ ve benzeri yapıların bu coğrafyaya hiçbir zaman özgürlük getirmediği belirtilen açıklamada, geriye yalnızca korku, ölüm, kadın düşmanlığı ve inanç kırımının kaldığı ifade edildi. Bu yapılara karşı susmanın, yalnızca “dilsiz şeytan” olmak değil, suça ortak olmak anlamına geldiği vurgulandı.

“Uluslararası Kamuoyu Derhal Harekete Geçmelidir”

Alevi-Bektaşi kurumları, Türkiye başta olmak üzere bu yapılara siyasi, askeri ve diplomatik destek sunan tüm devletlerin yaşanan suçların doğrudan sorumlusu olduğunu belirtti. Açıklamada, HTŞ ve IŞİD türevi tüm yapıların yalnızca terör örgütü olarak değil, aynı zamanda savaş suçlusu olarak tanınması; liderleri ve destekçilerinin uluslararası mahkemelerde yargılanması çağrısı yapıldı.

“Demokratik ve Özgür Bir Suriye Yalnız Değildir”

Açıklama şu ifadelerle son buldu:
“Kerbela’da Yezid bizim için neyse, bugün Suriye’de halklara saldıran cihatçı yapılar da odur. Aleviler, Kürtler, Araplar, Dürziler, Hristiyanlar ve tüm halklar; demokratik, laik, eşit ve özgür bir Suriye’yi inşa edene kadar yalnız değildir. Bu gelecek, katillerle uzlaşarak değil; adaletle, yüzleşmeyle ve halkların ortak iradesiyle kurulacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir