Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

FEDA ve DAKB’den Ortak Açıklama: “HTŞ Tehdidine ve Polis Şiddetine Karşı Güvende Yaşamak İstiyoruz”

⌈AHA⌉ Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), HTŞ tehdidi, Kobanî ve Rojava’ya yönelik kuşatma ile protestolara dönük polis şiddetine ilişkin ortak bir yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Alevi halkının ve bölgedeki tüm halkların ciddi bir tehdit altında olduğu vurgulanarak “Güvende yaşamak istiyoruz” çağrısı yapıldı.

“HTŞ Tüm Halklar İçin Büyük Bir Tehdit”

Açıklamada, HTŞ’nin İŞİD’in uzantısı olan cihatçı bir örgüt olduğu belirtilerek, başta Aleviler olmak üzere tüm halklar, inançlar ve kadınlar için büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Bu tehdidin tesadüfi olmadığına dikkat çekilen açıklamada, HTŞ’nin fiilen büyütüldüğü, görmezden gelindiği ve derinleştirildiği vurgulandı.

Kobanî’de Kuşatma ve İnsanlık Suçu İddiası

Metinde, Türk devletinin HTŞ’yi destekleyerek Kobanî’yi ağır bir kuşatma altına aldığı belirtilerek, kentte elektrik, su ve internetin kesildiği, çocukların, yaşlıların ve sivillerin soğuk, yoksulluk ve tecrit koşullarında yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Açıklamada, çocukların soğukta donarak hayatını kaybettiği belirtilerek, bunun açık bir insanlık suçu olduğu vurgulandı.

“Katliam Hazırlığı Yapılıyor”

Açıklamada, Türk devletinin ve ortaklarının HTŞ eliyle Kobanî sınırına ağır silahlar yığmasının, Kobanî ve Rojava halkına yönelik bir katliam hazırlığının göstergesi olduğu ifade edildi. Bu politikanın amacının Rojava halkına korku salmak, iradeyi kırmak ve halkların eşit ve özgür yaşam umudunu yok etmek olduğu belirtildi.

Protestolara Polis Müdahalesi ve Gözaltılar

Bu tehdide karşı demokratik ve meşru protesto hakkını kullanan yüzlerce kişinin polis müdahalesiyle gözaltına alındığı ve işkenceye maruz bırakıldığı belirtilen açıklamada, yaşananların güvenlik sağlamak değil, hak talep edenleri susturmak ve toplumu korku yoluyla sindirmek anlamına geldiği ifade edildi.

Celal Fırat’a Yönelik Şiddet Vurgusu

Açıklamada, Celal Fırat’ın polis tarafından darp edilerek işkenceye maruz kalması ve hastaneye kaldırılmasının, ülkede 1990’lı yılların karanlık ve hukuksuz uygulamalarının geri döndüğünün açık göstergesi olduğu belirtildi. Bir milletvekilinin dahi işkence gördüğü bir ülkede Alevi halkının güvende olmasının mümkün olmadığı vurgulandı.

“Tarihsel Tehdit Yeni Bir Boyut Kazandı”

FEDA ve DAKB açıklamasında, Alevilerin tarih boyunca katliamların, sürgünlerin, inkârın ve cezasızlığın hedefi olduğu hatırlatılarak, HTŞ gibi cihatçı örgütlerin desteklenmesi ve buna karşı çıkanların kriminalize edilmesinin bu tarihsel tehdidin yeni ve son derece tehlikeli bir biçimi olduğu ifade edildi.

“Güvende Yaşamak İstiyoruz”

Açıklamada, Alevi halkının boyun eğmeyeceği vurgulanarak şu talepler sıralandı: İnancı nedeniyle hedef alınmadan, cihatçı örgütlerin tehdidi altında bırakılmadan, sınır ötesi savaş politikalarının bedelini ödemeden ve devletin kolluk güçleri tarafından şiddete uğramadan yaşamak.

Yetkililere Açık Çağrı

Alevi kurumları açıklamalarında yetkililere şu çağrılarda bulundu:
HTŞ ile kurulan tüm ilişkilerin açıklanması, Kobanî ve Rojava halkına yönelik kuşatmanın derhal sonlandırılması ve gözaltılar sırasında yaşanan işkenceye ilişkin bağımsız ve etkin soruşturmalar yürütülmesi.

“Suç Değil” Vurgusu

Açıklamanın sonunda, HTŞ’ye karşı yaşamı savunmanın, Rojava halkıyla dayanışmanın, demokratik talepte bulunmanın ve güvende yaşamak istemenin suç olmadığı vurgulandı. FEDA ve DAKB, Celal Fırat’ın, gözaltına alınanların ve işkence gören herkesin yanında olduklarını belirterek, Alevi halkının, Rojava halkının ve tüm halkların yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini duyurdu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir