Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

31 Yıldır Yanıtlanmayan Soru: Ayşenur Şimşek’e Ne Oldu?

⌈AHA⌉ Zorla kaybetmelere karşı 1087. haftada yapılan açıklamada, 31 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Ayşenur Şimşek dosyası bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı. Açıklamada, Türkiye ve Suriye’de hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, insan onuruna dayalı kalıcı bir barış talebi yinelendi; şiddet siyasetinin yalnızca yaşamları değil, hukuku, hakikati ve adaleti de yok ettiği vurgulandı.

“Zorla Kaybetmeler Şiddet Ortamının Sonucudur”

Açıklamada, zorla kaybetmelerin ve ağır insan hakları ihlallerinin, hukukun askıya alındığı ve insan hayatının değersizleştirildiği şiddet ortamlarının doğrudan sonucu olduğu belirtilerek, barış talebinin bir temenni değil; hakikat, adalet ve insan onuru için zorunluluk olduğu ifade edildi.

Ayşenur Şimşek Kimdi?

Ayşenur Şimşek’in 27 yaşında olduğu, Ankara’da yaşadığı ve 1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra eczacı olarak çalışmaya başladığı hatırlatıldı. 1991 yılından itibaren sağlık emekçilerinin örgütlenmesi çalışmalarında aktif yer aldığı, Sağlık-Sen Ankara Şubesi Kurucu Başkanı olduğu belirtildi.

Gözaltılar, Tehditler ve Kayıp

Bu çalışmaları nedeniyle iki kez gözaltına alındığı ve ağır işkence gördüğü aktarılan açıklamada, ailesinin defalarca tehdit edildiği, Ayşenur’un babasının karakola çağrılarak baskı altına alındığı ifade edildi. 24 Ocak 1995 tarihinden sonra Ayşenur Şimşek’ten bir daha haber alınamadığı belirtildi.

Ailenin Başvuruları Sonuçsuz Kaldı

Ailenin emniyet, savcılık ve İçişleri Bakanlığı’na başvurduğu ancak sürekli “gözaltına alınmadı” yanıtı aldığı aktarıldı. Bunun üzerine ailenin 21 Mart 1995’te basın açıklaması yaparak Ayşenur’u arama kampanyası başlattığı hatırlatıldı.

Kimsesizler Mezarlığı’nda Bulundu

Arama sürerken Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan bir haber üzerine Kırıkkale Savcılığı’na başvuran aileye, 12 Nisan 1995’te Ayşenur Şimşek’in bedeninin Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunduğu bildirildi. Otopsi raporuna göre Ayşenur’un 28 Ocak 1995’te ağır işkenceye maruz bırakıldıktan sonra başından ve göğsünden yakın mesafeden ateşli silahla vurularak öldürüldüğü belirtildi.

Daha önce emniyette parmak izi bulunmasına rağmen, cenazenin üç hafta morgda bekletildiği, aileye haber verilmeden “kimliği meçhul” olarak defnedildiği ifade edildi.

“31 Yıldır Etkin Soruşturma Yok”

Açıklamada, aradan geçen 31 yıla rağmen Ayşenur Şimşek dosyasında etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmediği; faillerin sistematik biçimde cezasızlıkla korunduğu vurgulandı.

Zorla kaybetmenin uluslararası hukuka göre süreklilik arz eden bir suç olduğu hatırlatılarak, zaman aşımının devletin soruşturma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, aksine ağırlaştırdığı ifade edildi.

Dosyanın Yeniden Açılması Talebi

Açıklamada, Ayşenur Şimşek dosyasındaki takipsizlik kararlarının kaldırılması, zamanaşımı engelleri ileri sürülmeden dosyanın yeniden açılması ve bağımsız, tarafsız, etkin bir soruşturma yürütülmesi talep edildi.

Açıklama, “Kaç yıl geçerse geçsin Ayşenur Şimşek için ve tüm kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” sözleriyle sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir