Kobanî İçin Çağrı: “Dün Devrimini Yapan Halk, Bugün de Sonuna Kadar Savunacak”
⌈AHA⌉ 26 Ocak 2015’te Kobanî’nin DAİŞ saldırılarından kurtuluşunun yalnızca bir askeri başarı değil; kadın özgürlüğünün, özgür kadın iradesinin, onurlu direnişin ve yaşamı savunmanın tarihsel bir zaferi olduğu vurgulandı. Yapılan açıklamada, Kobanî’nin bugün yeniden ağır bir işgal ve kuşatma tehdidi altında olduğu belirtilerek uluslararası kamuoyuna acil çağrı yapıldı.
Kobanî Dört Bir Yandan Kuşatma Altında
Açıklamada, Kobanî’nin Türk devleti ve DAİŞ artığı HTŞ bağlantılı çeteler tarafından dört bir yandan kuşatıldığı ifade edildi. DAİŞ terörünü yenerek insanlığın onurunu savunan halkın bugün abluka altında bırakıldığına dikkat çekildi.
Elektrik, Su Ve İnternet Kesildi
Direnişin simgesi olan Kobanî’de elektrik, su ve internetin kesildiği belirtilirken, halkın açlık, soğuk ve karanlıkla teslim alınmak istendiği vurgulandı. Açıklamada, Kerbelâ’da Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının susuz bırakılmasına benzetme yapılarak, bugün Kobanî’nin de susuz bırakıldığı ifade edildi. Soğuk hava koşulları nedeniyle beş çocuğun yaşamını yitirdiği, diğer çocukların ise temel besinlere dahi ulaşamadığı aktarıldı.
“Bu Bir İnsanlık Suçudur”
Türk devleti ve bağlantılı çetelerin bilinçli ve planlı biçimde insanlık suçu işlediği belirtilen açıklamada, saldırıların kadın özgürlük mücadelesine ve halkların eşit, özgür yaşam iradesine yöneldiği vurgulandı.
Uluslararası Sessizliğe Tepki
Dünya devletleri, Birleşmiş Milletler ve diğer karar verici uluslararası kurumların sessizliğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu zulme sessiz kalmak hangi vicdana sığar?” sorusu yöneltildi. Sessizliğin bu zulmü meşrulaştırdığı ifade edildi.
Kobanî Yalnız Değildir
Açıklamada, Kobanî halkının Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler ve dostlarıyla birlikte ayakta olduğu vurgulandı. Bu mücadelenin, zulme boyun eğmeyen ve direnişi esas alan tarihsel bir yol olduğu ifade edildi.
“Kerbelâ’dan Kobanî’ye Uzanan Zulüm Zincirini Tanıyoruz”
Aleviler olarak Kerbelâ’dan Kobanî’ye uzanan zulüm zincirinin iyi bilindiği belirtilirken, dün olduğu gibi bugün de kadın özgürlüğünü, toplumsal adaleti ve onurlu yaşamı savunan mücadelenin yanında olunduğu kaydedildi.
“Kadın Özgürleşmeden Toplum Özgürleşmez”
Açıklamanın sonunda, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler saygıyla anılırken, direnen savaşçılar ve halklar selamlandı. “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez” vurgusu yinelenerek, “Kobanî’nin özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür” mesajı verildi.
Açıklama, Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) imzasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler