Frankfurt’ta 8 Mart Çağrısı: “Eşitlik ve Dayanışma İçin Sokağa!”
⌈AHA⌉ Almanya’nın Frankfurt kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kitlesel bir buluşma gerçekleştirilecek. Alevitische Gemeinde Frankfurt’un da yer aldığı çağrıyla kadınlar, 8 Mart saat 15.00’te Paulsplatz’ta bir araya gelecek.
“Uluslararası Kadın Mücadele Günü’nde hep birlikte ve dayanışma içinde sokağa çıkıyoruz” denilen açıklamada, eşit ücret, kadına yönelik şiddet, queer hakları ve sosyal kesintiler gibi birçok başlıkta kapsamlı değerlendirmelere yer verildi.
“Eşit İşe Eşit Ücret”
Açıklamada kadınların hâlâ ortalama olarak erkeklerden daha düşük ücret aldığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Kadınlar daha çok bakım, eğitim ve idari işler gibi toplumsal yaşam için vazgeçilmez ama düşük ücretli alanlarda çalışıyor. Buna rağmen hak ettikleri ücreti alamıyor, her kuruşu iki kez hesaplamak zorunda kalıyor ve kötü çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakılıyorlar. Ayrıca yeniden daha fazla kadın yarı zamanlı çalışmak zorunda kalıyor. Çoğu zaman bu kendi tercihleri değil: Bakım emeği, yani yaşlı bakımı, çocuk bakımı ve ev işleri büyük ölçüde kadınların üzerinde kalıyor. Tüm bunlar, birçok kadının ilişkiler içinde, yoksullukta ya da güvencesiz yaşam koşullarında sıkışıp kalmasına yol açıyor; çünkü ekonomik olarak eşine ya da ailesine bağımlı hale geliyorlar. Bu durum yaş ilerledikçe daha da dramatikleşiyor: Bakım emeği nedeniyle yeterli prim günü birikmediğinden birçok kadın neredeyse hiç emekli maaşı alamıyor.”
“Kadınlara Yönelik Şiddete Son”
Kadına yönelik şiddetin yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“Almanya’da neredeyse her gün bir kadın, kadın olduğu için öldürülüyor. Yüzlercesi cinsel tacize uğruyor ya da fiziksel şiddet görüyor. Bunlar trajik ‘tekil olaylar’ değil; kadınlara erkeklerden daha az değer biçen ataerkil bir toplumun sonucudur. Şiddet vakalarının çoğu kadınların kendi evlerinde – partnerleri ya da eski partnerleri tarafından – gerçekleşiyor. Bu şiddetten kaçmaya çalışan her kadın, çoğu zaman çocuğuyla ve parasız şekilde evini terk etmek zorunda kalıyor. Bu kadınların acil yardıma ve desteğe ihtiyacı var; ancak burada da devlet yetersiz kalıyor.”
İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükte olmasına rağmen Almanya genelinde 14 bin, Hessen’de ise 700 kadın sığınma evi yerinin eksik olduğu belirtilerek, “Yer olmadığı için acil durumdaki kadınlar geri çevriliyor. Eski yaşamına geri dönmeye zorlanan her kadın, daha ağır şiddet ve hatta kadın cinayeti riskiyle karşı karşıyadır” denildi.
“Queer Yaşamı Koruyalım”
Açıklamada queer bireylerin maruz kaldığı ayrımcılığa da dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Toplumun sözde ‘norm’larına uymayan cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine sahip insanlar yaşamın her alanında ayrımcılığa uğruyor. İş piyasasında dışlanıyor, aile içinde ve sokakta şiddet görüyor ya da sağlık hizmetlerine yeterli erişim sağlayamıyorlar. En büyük tehdit ise bilinçli şekilde nefret yayan, queer yaşamı hedef alan ve kamusal alandan silmek isteyen sağcı çevrelerden geliyor. Bu saldırılara karşı kararlılıkla duruyoruz.”
“Sosyal Hak Gasplarına Geçit Yok”
Silahlanmaya ayrılan bütçelerin artışı ve sosyal kesintiler de eleştirilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Devlet milyarlarca avroyu silahlanmaya ve savaşa ayırırken, sosyal harcamalar için sözde para yok deniyor. Her alanda kesintiler yapılırken, mücadeleyle kazanılmış çalışma ve yaşam koşullarımız hedef alınıyor. Ve yine en ağır bedeli kadınlar ödüyor. Süren sosyal kesintiler kadınları eski rol kalıplarına itiyor, ekonomik bağımlılıklarını artırıyor ve onları yeniden görünmez ve özel alana hapsediyor.”
Açıklama, “Yeter artık! Yaşadığımız ve çalıştığımız her yerde kadınlar ve eşitlik için mücadele etmeliyiz. Kadınların kurtuluşu toplumsal bir görevdir ve bunun için ortak ve dayanışmacı bir mücadele gerekir” sözleriyle son buldu.
Organizatörler, 8 Mart’ta Frankfurt Paulsplatz’ta gerçekleşecek buluşmaya tüm kadınları ve dayanışma içinde olan herkesi davet etti.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler