⌈AHA⌉ Celal Fırat, son günlerde eğitim politikalarına yönelik eleştiriler nedeniyle yapılan gözaltı işlemine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, eğitim sistemine dair görüş açıklamanın demokratik bir hak olduğu vurgulanarak, çocukların aldığı eğitimi sorgulamanın suç sayılamayacağı belirtildi.
Fırat, eğitim sistemine dair kaygıları dile getirmenin, müfredatı tartışmanın ve pedagojik yöntemleri eleştirmenin temel bir yurttaşlık hakkı olduğunu ifade etti. Hiç kimsenin çocukların nasıl bir eğitim alacağını sorguladığı için kriminalize edilemeyeceğini kaydetti.
“Bu Mesele İnanç Değil, Kamusal Tarafsızlık Meselesidir”
Açıklamada, tartışmanın bir din ya da inanç tartışması olmadığına dikkat çekilerek, konunun kamusal hizmetlerin tarafsızlığı meselesi olduğu belirtildi. İnançların bu toprakların ortak değeri olduğu vurgulanarak, camilerin, cemevlerinin ve kiliselerin ülkenin inanç zenginliğinin parçası olduğu ifade edildi. Hiç kimsenin Ramazan’a, ilahiye ya da namaza karşı olmadığı belirtilirken, asıl itirazın ayrıştıran ve yok sayan uygulamalara yönelik olduğu kaydedildi.
“Okullar İbadethane Değildir”
Fırat, okulların ibadethane olmadığını belirterek, okulun tüm çocukların eşit yurttaşlık duygusuyla buluştuğu kamusal alan olduğunu vurguladı. Eğitimin; ayrıştıran değil birleştiren, tek tipleştiren değil çoğullaştıran ve inanç dayatan değil düşünce geliştiren bir zemin olması gerektiğini ifade etti.
“Laiklik Eşit Mesafe Yükümlülüğüdür”
Laikliğin din ya da inanç karşıtlığı anlamına gelmediğini belirten Fırat, laikliğin devletin tüm inançlara eşit mesafede durma yükümlülüğü olduğunu kaydetti. Devletin görevinin herhangi bir inancı baskın hale getirmek değil, herkes için adil ve tarafsız bir kamusal düzen kurmak olduğu ifade edildi.
Demokratik toplum olmanın gereği olarak, çoğunluk kendi değerlerini yaşarken farklı inanç ve kimliklere sahip çocukların dışlanmış hissetmemesinin sağlanması gerektiği belirtildi. Eğitim politikalarının tartışılabildiği, müfredatın eleştirilebildiği ve pedagojik içeriklerin sorgulanabildiği bir zeminin ifade özgürlüğünün temel koşulu olduğu vurgulandı.
“Eleştiri Düşmanlık Değildir”
Açıklamada, eleştirinin düşmanlık olmadığı, itirazın suç sayılamayacağı ve farklı görüşlerin demokrasinin güvencesi olduğu ifade edildi. Yapılan gözaltı işleminin hukuki değil siyasi bir refleks olarak değerlendirildiği belirtilerek, eğitim alanındaki meşru tartışmaların baskı yoluyla susturulmasının kabul edilemeyeceği kaydedildi.
Fırat, bilimsel eğitimi, eşit yurttaşlığı, inanç özgürlüğünü ve çoğulculuğu savunmaya devam edeceklerini belirterek, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren nefret dilini reddettiklerini ifade etti. Açıklama, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü ve birlikte yaşam iradesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgusuyla son buldu.