⌈AHA⌉ Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Federasyonu, Munzur Üniversitesi’nde son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Kurumlar, üniversitede yaşanan uygulamaların hem kamuoyunda hem de Alevi toplumu içerisinde ciddi kaygılar yarattığını belirtti.
“Üniversitede Yaşanan Gelişmeler Kaygı Verici”
Alevi kurumlarının kamuoyuyla paylaştığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker’in 2023 yılında göreve gelmesinin ardından üniversitede yaşanan birçok gelişme hem kamuoyunda hem de Alevi toplumu içerisinde ciddi rahatsızlıklar yaratmıştır. Basına ve kamuoyuna yansıyan çok sayıdaki iddia; liyakatten uzak kadro dağılımları, taciz, belli çevrelere yakın isimlerin görevlendirilmesi, aralarında Alevilerin de bulunduğu akademik ve idari personele yönelik baskı ve yıldırma yöntemleri ile kurum içindeki huzurun zedelenmesine yol açan uygulamaları içermektedir. Bu iddiaların bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verilen soru önergelerine de konu olmuş, ancak buna rağmen üniversite yönetiminin ortaya çıkan eleştirilere karşı gerekli duyarlılığı göstermediği görülmüştür.”
“Dersim’in İnanç ve Kültürel Değerleri Gözetilmeli”
Açıklamada, Dersim’in Alevi inancı açısından taşıdığı tarihsel ve kültürel önem vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı:
“Dersim, Alevi inancının ve kültürel mirasının önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle kentte bulunan bir üniversitenin toplumsal hassasiyetleri gözeten, çoğulculuğu esas alan ve herkese eşit mesafede duran bir anlayışla yönetilmesi beklenir. Ne var ki son dönemde yaşanan bazı gelişmeler, bu beklentinin karşılanmadığı yönünde güçlü bir kanaatin oluşmasına neden olmuştur.”
Akademisyene Yönelik Saldırı Tepki Çekti
Kurumlar, Alevilik üzerine akademik çalışmalar yapan bir öğretim üyesine yönelik saldırı sonrası yaşanan sürecin de kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti:
“Alevilik üzerine akademik çalışmalar yapan bir öğretim üyesine yönelik gerçekleşen saldırı ve kışkırtıcı girişimlerin ardından, sorumlular hakkında gerekli adımların atılmayıp korunmaları bir yana, olayın mağduru konumundaki akademisyen hakkında soruşturma başlatılması kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Bu durum, üniversitede yaşanan olaylara ilişkin adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilenmediği gibi ‘mezhepçilik’ yönündeki kaygıları daha da artırmıştır.”
“Baskı ve Tehdit İddiaları Kaygı Yaratıyor”
Açıklamada ayrıca üniversitede görev yapan bazı Alevi yöneticilere yönelik tehdit ve hakaret iddialarının da kamuoyuna yansıdığı ifade edilerek şu sözlere yer verildi:
“Öte yandan üniversitede görev yapan bazı Alevi yöneticilerin tehdit ve hakaret içeren tutumlara maruz kaldığına dair bilgiler de kamuoyuna yansımıştır. Bu tür olayların başta insanlık olmak üzere ne sağlıklı bir akademik ortam ne de kentin inanç yapısıyla bağdaşmadığı açıktır.”
“Üniversiteler Özgür Alanlar Olmalıdır”
Açıklamada son olarak üniversite yerleşkesinde bulunan çay ocaklarının kapatılması kararına da değinildi:
“Son olarak rektörlük binasında bulunan çay ocaklarının kapatılması ve bu kararın üniversitedeki farklı inanç ve yaşam biçimlerini gözetmeden uygulanması, çalışanlar ve ziyaretçiler arasında ciddi rahatsızlık yaratmıştır. Üniversiteler farklı düşünce ve inançların bir arada var olabildiği özgür alanlar olmak zorundadır. Bu tür uygulamalar ise kurum içindeki birlikte yaşam kültürüne zarar vermektedir.”
“Yetkilileri Sorumluluk Almaya Davet Ediyoruz”
Alevi kurumları açıklamanın devamında şu çağrıyı yaptı:
“Bizler Alevi kurumları olarak yetkili kurum ve mercileri sorumluluk almaya davet ediyoruz. Munzur Üniversitesi’nde yaşanan bu gelişmeler yalnızca üniversite çalışanlarını değil, Dersim halkını ve Alevi toplumunu da yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle yaşanan sorunların ciddiyetle ele alınması ve üniversitede güven veren bir yönetim anlayışının tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Dersim’in tarihsel, kültürel ve inançsal değerlerine saygılı bir yaklaşımın hâkim olması için gerekli adımların atılmasını ve üniversitenin toplumla barışık bir anlayışla yönetilmesini beklediğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”
Alevi kurumları, yaptıkları ortak açıklamada Munzur Üniversitesi’nde yaşanan gelişmelerin yalnızca üniversiteyi değil, Dersim toplumunun tamamını ilgilendirdiğini belirterek yetkililerin gerekli adımları atması çağrısında bulundu.
