Sessiz Ölümün Kokusu: Halepçe Soykırımı ve İnsanlığın İkiyüzlülüğü
⌈Erdoğan Doğan⌉
16 Mart 1988… Takvimler baharı müjdelerken, Halepçe semalarından ölüm yağdı. Saddam Hüseyin rejiminin “Enfal” operasyonu kapsamında gerçekleştirdiği bu saldırı, sadece Kürt halkının hafızasına değil, insanlık tarihine de silinmeyecek bir utanç nişanı olarak kazındı.
Elma Kokulu Ölüm
Halepçe’de insanlar önce genizlerini yakan, ancak garip bir şekilde tanıdık gelen o kokuyu duydular: Taze elma kokusu. Çocuklar bu kokunun peşinden koşarken, aslında en amansız kimyasal silahlar olan sarin, hardal ve VX gazlarını soluduklarını bilmiyorlardı. Birkaç dakika içinde sokaklar; birbirine sarılmış anneler, bebekler ve yaşlıların cansız bedenleriyle doldu. 5 binin üzerinde insan o an can verdi, on binlercesi ise ömür boyu sürecek fiziksel ve ruhsal yaralarla baş başa kaldı.
Batı’nın Sessiz Ortaklığı ve İkiyüzlülük
Halepçe bir “kaza” ya da yerel bir çatışma değildi; sistematik bir soykırımdı. Ancak bu trajedinin ardındaki asıl sarsıcı gerçek, o gün kullanılan kimyasal silahların menşeiydi. Saddam rejimine bu zehirli gazların bileşenlerini sağlayan, teknoloji ve lojistik destek sunanlar, bugün demokrasinin hamiliğini yapan Batı ülkelerinin silah fabrikalarıydı.
O dönemde jeopolitik çıkarlarını insan hayatının önüne koyan Batılı devletler, bu vahşete karşı uzun süre sessiz kalarak adeta suç ortaklığı yaptılar. Halepçe, uluslararası siyasetin ne kadar “ikiyüzlü” olabileceğinin en somut ve en acı kanıtı olarak tarihe geçti.
Zorunlu Göç ve Rejimin Sonu
Saldırı sonrası yüz binlerce Kürt, canını kurtarmak için dağlara sığınarak komşu ülkelere doğru zorlu bir göç yolculuğuna çıktı. Bu büyük trajedi, Saddam rejiminin vahşetini tüm dünyaya tescilledi ve aslında diktatörlüğün sonunu getiren sürecin en önemli kırılma noktalarından biri oldu. Halepçe’de dökülen kan, rejimin meşruiyetini uluslararası kamuoyu nezdinde tamamen bitirdi.
Unutmadık, Unutturmayacağız
Bugün Halepçe’yi anmak; sadece hayatını kaybedenleri yad etmek değil, aynı zamanda küresel güçlerin kirli silah ticaretine ve masumların canı üzerinden kurulan politikalara “hayır” demektir. Elma kokusunun ölümü değil, yaşamı ve baharı müjdeleyeceği bir dünya inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Halepçe’de yitirdiğimiz canları saygıyla anıyoruz.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler