Paz. May 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Solingen Alevi Kültür Merkezi 30. Yılını Coşkuyla Kutladı / Video

⌈AHA⌉ Almanya’nın Solingen kentinde faaliyet yürüten Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) üyesi Solingen Alevi Kültür Merkezi (AKM), 30. kuruluş yıldönümünü 28 Mart 2026 tarihinde düzenlediği kitlesel ve coşkulu bir etkinlikle kutladı.

SaaL 2000 Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğin sunuculuğunu Çiğdem Mavi üstlenirken, kutlama etkinliğe NRW farklı kentlerinden çok sayıda Alevi kurumu temsilcisi, yöneticiler ve yüzlerce kişi katıldı.

Etkinliğe konuşmacı olarak PSAKD eski Genel Başkanı Kemal Bülbül, AABK Eşit Başkanları Filiz Çağlar Selçuk ve Hüseyin Mat ile AABF NRW Bölge Başkanı Deniz Kutlu katıldı. Ayrıca ev sahibi kurum adına Solingen Alevi Kültür Merkezi Başkanı Halit Kurt da katılımcılara hitap etti.

“İnancımızı Yaşatmaya 30 Yıldır Devam Ediyoruz”

Solingen AKM Başkanı Halit Kurt konuşmasında, cemevinin 30 yıllık mücadelesine dikkat çekerek, “30 yıldır inancımızın yaşaması ve yaşatılması için katkı sunuyoruz” dedi. Cemevlerinin yalnızca bir ibadet alanı olmadığını vurgulayan Kurt, bu kurumların aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, kültürel aktarımın ve kimlik bilincinin yaşatıldığı önemli merkezler olduğunu ifade etti. Özellikle genç kuşaklara ulaşmanın önemine değinen Kurt, Alevi inancının değerlerinin yeni nesillere aktarılmasının geleceğin inşası açısından hayati olduğunu belirtti.

“Örgütlülükte Esas Olan Hakikattir”

AABF NRW Bölge Başkanı Deniz Kutlu konuşmasında, örgütlülüğün temel ilkelerine dikkat çekti. Kutlu, kurumlarda belirleyici olanın makam ya da unvanlar değil; bilgi, erdem ve hakikati temsil edebilme kapasitesi olduğunu vurgulayarak, Alevi kurumlarının bu değerler üzerinden güçlenmesi gerektiğini ifade etti.

AABF’nin 35 yıllık tarihine de değinen Kutlu, bu süreçte farklılıkların ayrışma değil zenginlik olarak görüldüğünü belirterek, “Farklı fikirlerin ve bakış açılarının bir arada var olabildiği yapı, güçlü ve örgütlü bir yapının göstergesidir” dedi.

“Aleviliği Tanımlama, Aleviliği Tanı”

PSAKD eski Genel Başkanı Kemal Bülbül ise konuşmasında Alevi toplumunun birlik sorunu, inanç özgürlüğü ve Türkiye’deki hukuki çerçeveye ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bülbül, Alevi toplumunun devlete yönelik temel talebinin net olduğunu vurgulayarak, “Devlete diyoruz ki: Aleviliği tanımlama, Aleviliği tanı” sözleriyle inanç özgürlüğü talebini dile getirdi.

Ancak bu talebin toplum içinde yeterince karşılık bulmadığını ifade eden Bülbül, farklı kesimlerin Aleviliği farklı biçimlerde tanımlamasının ortak mücadeleyi zayıflattığını belirtti. “Herkesin ayrı bir Alevilik tanımı var. Bu şekilde ortak duygu, ortak akıl ve birlikte güç oluşturamayız” diyerek, birlik ve ortak bir yön ihtiyacına dikkat çekti.

Türkiye’de Aleviliğin tarihsel olarak tanınmadığını ifade eden Bülbül, mevcut yasal düzenlemelerin inanç özgürlüğünü güvence altına almadığını, Tekke ve Zaviyeler Kanunu başta olmak üzere çeşitli mevzuatların Alevilik açısından sınırlayıcı olduğunu söyledi.

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Bülbül, zorunlu din dersleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve mevcut düzenlemelerin de inanç özgürlüğü kapsamında tartışılması gerektiğini ifade etti.

“Avrupa’da Mücadeleyle Kazanılan Haklar”

AABK Eşit Başkanı Filiz Çağlar Selçuk ise konuşmasında Avrupa’daki Alevi toplumunun tarihsel mücadelesine dikkat çekti. Selçuk, diasporada yaşayan Alevilerin büyük bölümünün zorunlu göç süreçleriyle Avrupa’ya geldiğini belirterek, özellikle Almanya’da yürütülen örgütlü mücadelenin önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. AABF’nin 30 yıllık sürecinde elde edilen hakların, örgütlü mücadelenin sonucu olduğunu vurgulayan Selçuk, bu kazanımların korunması ve geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Ortak Mücadele Olmazsa Acılar Tekrar Eder”

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise konuşmasında Alevi toplumunun karşı karşıya olduğu tarihsel sorunlara ve ortak mücadele ihtiyacına dikkat çekti. Başkan Mat, farklı coğrafyalarda yaşayan Alevi ve Kürt topluluklarının benzer kaderler yaşadığını belirterek, bunun temel nedeninin yeterli birlik ve ortaklaşmanın sağlanamaması olduğunu ifade etti. “Ortak aklı, ortak vicdanı ve ortak mücadeleyi büyütmediğimiz sürece acılar tekrar eder” diyen Mat, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da yaşayan halkların dil, kültür ve inanç farklılıklarına rağmen benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.

“Sanat ve Kültürle Taçlanan Gece”

Etkinlik kapsamında sahne alan sanatçılar geceye damga vurdu. Tolga Sağ, Ozan Emekçi, Ali Baran, Yılmaz Öztutan, Onur Kocamaz, Ahmet Can Kaya, Kirvem Erdal ve grubu, Fırat Yusuf ile Zeynep Enhas sahne alarak söyledikleri deyiş ve türkülerle katılımcılara coşku dolu anlar yaşattı.

“Dayanışma ve Bilinç Buluşması”

Etkinlikte yazarlar, demokratik kurumlar ve Tutsakların Sesi Platformu emekçileri tarafından kurulan stantlar da dikkat çekti. Stantlarda yapılan sohbetlerde güncel politik gelişmeler, tutsak gazeteciler ve toplumsal mücadele konularında görüş alışverişinde bulundu.

Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polat tarafından Almanca pankartlar açılırken, DAİŞ ve Colani tarafından rehin alınan gazetecilerin durumu üzerine bilgilendirmeler yapıldı. Özgür Düş Postası dağıtılırken, TSP standında Ceren Yayınları’ndan kitapları çıkan Gülay ve Kamil Çetin de katılımcılar için kitaplarını imzaladı.

“Kutlama Halaylarla Sona Erdi”

Solingen Alevi Kültür Merkezi’nin 30 yıllık mücadelesi, birlik, dayanışma ve kültürel süreklilik vurgusuyla bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya konuldu. Gün boyunca süren etkinlik, çekilen kitlesel halaylar ve coşkulu bir atmosfer eşliğinde sona erdi.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir