⌈AHA⌉ Avrupa Alevi Gençler Birliği, Frankfurt’ta Frankfurt Cemevi’nde düzenlenecek “Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı X Talks” kapsamında yapılacak “Gençlik ve Politika Oturumu”na ilişkin kapsamlı bir değerlendirme ve çağrı metni yayımladı.
“Gençlik ve Politika Oturumu 4 Nisan’da”
Çalıştay kapsamında gerçekleştirilecek oturumun 4 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 13.30-16.15 arasında Frankfurt Cemevi’nde yapılacağı duyuruldu. Oturumda diplomasi, siyaset ve gençliğin rolü çok yönlü biçimde ele alınacak.
“Diplomaside Neredeyiz?”
Programda Zilan Oktay, Taner Boyraz, Marc Aslan ve İbrahim Has’ın katılımıyla “Diplomaside Neredeyiz?” başlığı altında; başlangıçtan bugüne süreç, gelecek dönem stratejileri ve gençler ile kadınların bu çalışmalardaki yeri tartışılacak.

“Gençlik Olmadan Politika Mümkün Mü?”
Hukukçu ve FUAF Diplomasi Temsilcisi Rozbi Demir’in yer alacağı oturumda ise “Gençlik Olmadan Politika Mümkün Mü?” sorusu çerçevesinde gençliğin diplomasi ve siyaset içindeki rolü ele alınacak.

“Kurumsal Diplomasi ve Mücadele Deneyimi”
Hukukçu Ufuk Çakır’ın katılımıyla “Örgütlü Güçten Kurumsal Diplomasiye AABF’nin Yolculuğu” başlığı altında, Almanya’da Alevi toplumunun elde ettiği kazanımlar, kurumsal temsil ve gelecek perspektifleri değerlendirilecek.

“Sivil Diplomasi ve İnsan Hakları”
İnsan hakları savunucusu İsa Turan ise “Sivil Diplomasi Efekti” başlıklı sunumunda sivil diplomasinin gerekliliği, politik hedeflere ulaşma yolları ve yönelimin nasıl olması gerektiği üzerine değerlendirmelerde bulunacak.

“Kimliğimizi Gizlemek Asimilasyona Yol Açıyor”
Yayımlanan metinde, Alevi gençliğinin yıllarca baskı ve dışlanma korkusuyla kimliğini gizlemek zorunda bırakıldığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı:
“Olaylara karışmayın gençler! ‘Alevi olduğunu kimseye söyleme, seni dışlamasınlar.’ gibi tembihlerle büyüdük. Çünkü ailelerimiz, maruz kaldığı baskı ve tehdit cenderesinin içine evlatlarının da çekilmesini istemiyordu.
Kendimizi ne kadar saklasak saklayalım, kimliğimizi ne kadar gizlesek gizleyelim, komşularımız bizi iyi tanıyor. Ramazan’da oruçluymuş gibi davransak da, Avrupa’da olmamıza rağmen sırf komşumuz Müslüman diye sahurda kalkıp ışıklarımızı açsak da kendimizi saklayamayız. Çünkü onlar, bizi çok iyi tanıyorlar.”
“Her Taviz Asimilasyonu Derinleştiriyor”
Metinde, kimliğin gizlenmesinin asimilasyona zemin hazırladığı vurgulanarak şu değerlendirmelere yer verildi:
“Kendimizi gizlediğimiz her ilişki biçimi, üzerimize örttüğümüz her türlü giz örtüsü, ortaklaşma adına kendimizden verdiğimiz her ödün; zaman içinde kimliğimizin dejenere olmasına, silikleşmesine ve asimilasyona zemin hazırlıyor.
O yüzden Alevilerin ve Alevi gençlerinin; kültürüne, yaşantısına, felsefesine, öğretisine açık ve aleni biçimde sahip çıkması ve bunu yüksek sesle dile getirmesi gerekmektedir. Verilen her taviz, yeni tavizleri beraberinde getirmektedir.”
“Sadece Kültürel Değil, Siyasal Mücadele de Gerekli”
Açıklamada, Alevi hareketinin yalnızca kültürel alanla sınırlı kalmaması gerektiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Bağlamanın tınısındaki sesi geleceğe aktarmak için attığımız adıma, yeni adımlar eklememiz gerekmektedir. Çalışmalar sadece kültürel alanla sınırlı kalmayıp, Alevi dünyasının gelişebilmesi için siyasetini, hukukunu, akademisini ve bilimini geliştirmekle senkron edilmelidir.”
“Avrupa’da Irkçılık ve Göçmen Düşmanlığı Artıyor”
Metinde ayrıca Avrupa’da yükselen ırkçılık ve göçmen karşıtlığına dikkat çekilerek, Alevilerin hem Avrupa’daki hem de Türkiye kökenli baskılara maruz kaldığı vurgulandı.
“Siyasete Katılım Bir Zorunluluktur”
Açıklama, Alevi toplumunun yaşadığı ülkelerde siyasete katılımının bir ihtiyaçtan öte zorunluluk olduğunun altını çizdi:
“Bugün yaşadığımız, çalıştığımız, vergisini ödediğimiz, hava durumuna baktığımız şehirlerimizin ve ülkelerimizin politikasına da dahil olmak ihtiyaçtan çok bir zaruriyettir. Gelecek nesillere yaşanılabilir, huzurlu ve demokratik bir Avrupa bırakabilmek için, Avrupa Alevi hareketinin ülke ve EU siyasetine hak ettiği enerjiyi sarf etmesi gerekmektedir.”
“Gelecek Nesiller İçin Tartışma ve Mücadele”
Metinde, bu oturumda farklı diplomasi disiplinlerinin ele alınacağı ve Avrupa Alevi toplumunun geleceği için yapılması gerekenlerin tartışılacağı belirtilerek, tüm katılımcılara başarı dilekleri iletildi.
“Aşk ile.”