⌈AHA⌉ DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Dersim Tertelesi’nin 89. yılı dolayısıyla Dersim’de düzenlenen anma programına katıldı. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşün ardından yapılan açıklamada konuşan Hatimoğulları, Dersim Katliamı ile yüzleşilmesi gerektiğini vurguladı.
Yürüyüş ve Anma Programı
Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yapılan yürüyüşün ardından gerçekleştirilen açıklamada, katliamda yaşamını yitirenler anıldı. Hatimoğulları, Dersim başta olmak üzere Koçgiri, Çorum, Sivas ve Gazi gibi birçok katliamın toplumsal hafızada derin izler bıraktığını belirtti.
“Unutmayacağız, Unutturmayacağız” Vurgusu
Hatimoğulları, Dersim’de yaşamını yitirenleri saygı ve minnetle andıklarını ifade ederek, “Unutmayacağız, unutturmayacağız” sözünün bir slogan değil, tarihsel yüzleşme çağrısı olduğunu dile getirdi. Alevi toplumuna yönelik geçmişten günümüze uzanan katliamların unutulmayacağını vurguladı.
Asimilasyon Politikalarına Eleştiri
Konuşmasında Dersim üzerinde uzun yıllardır sistematik politikalar yürütüldüğünü ifade eden Hatimoğulları, toplumsal yapıyı zayıflatmaya yönelik uygulamalara dikkat çekti. Gülistan Doku başta olmak üzere çeşitli olayların, Alevilere ve Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Cemevi Toplantısına Tepki: İktidarın Tertelenin Yıldönümünde Dersim’de Yaptığı Toplantı Alevi Soykırımının Üstünü Örtmektir
Biz burada bu anmayı gerçekleştirirken hemen yanı başımızdaki bir cemevinde başka bir toplantı var. Bu toplantı, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından organize ediliyor. Türkiye ve Avrupa’dan çağrılan 130 -dede demedikleri için- cemevi uzmanıyla toplantı halindeler. Israrla altını çizdiğimiz bir nokta var ki Alevilik, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanacak bir kenar süsü değildir. Alevilik basitçe ifade edilecek bir kültürel tanım değildir. Alevilik bir inançtır. Alevilerin ibadethaneleri cemevleridir. Bakanlığa bağlı bu oluşum, asimilasyon politikasının bir başka boyutunu Dersim’e ve bütün Alevi toplumuna taşımıştır. Bugün yapılan bu toplantıyı protesto ediyoruz. AKP iktidarının simgeler ve imgeler üzerinden siyaset ürettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Tam da Dersim Tertelesinin yaşandığı 4 Mayıs’ta Dersim’de bu toplantıyı yapmak demek Alevi soykırımının üstünü örtmek demektir. “Biz bununla yüzleşmeyeceğiz” demektir. Bunun üzerinden siyaset yapılacağı, asimilasyon politikasının başka bir boyuta taşınacağı anlamına gelmektedir. Bunu kabul etmek asla mümkün değildir. Alevilerden rızalık alınmadan gerçekleşen bir toplantıdır. Oradaki Alevi dedelerine, o 130 şahsa özel olarak seslenmek istiyorum: Bu hatadan vazgeçin. Alevilikte “düşkünlük” olarak tanımlanan hatadan vazgeçin. Esasen o toplantıyı derhal terk etmeniz gerekiyor.
Dersim Katliamı İle Yüzleşilmeli, Dersim Halkından Özür Dilenmelidir
Para, pul ve birçok argümanla Alevi dedelerini kendi memurları haline getirmek isteyen anlayışı asla kabul etmiyoruz. Aleviler devletin Alevi’si ya da sistemin makbul Alevileri olmayacak. Bunu bu sistem de bu devlet de bilmelidir. Aleviler katliamlara boyun eğmedi. Dersim halkı onurunu korudu. Birçok katliama rağmen Aleviler onurunu ve inancını sonuna kadar korudu ve korumaya da devam edecek. Hangi yöntemle Alevilerin üzerine gelirseniz gelin kendi inançlarını korumaya devam edecek. Dersim halkı başta olmak üzere Alevi toplumunun ortak taleplerini bir kez daha burada sıralamak istiyorum. Dersim Katliamı ile yüzleşilmelidir. Meclis’te bir yüzleşme komisyonu ve hakikati araştırma komisyonu derhal oluşturulmalıdır. Dersim halkından hakiki bir şekilde özür dilenmelidir. Özür dileyecek olan da gelip burada tertelenin yıldönümünde alternatif bir çalışma yürütmez. Bu alternatif çalışma anlayışından vazgeçmek gerekiyor. Asimilasyon politikasından vazgeçilmelidir. Dersim halkından hakiki bir şekilde özür dilenmelidir.
Tunç Elinin Değil, Barış Elinin Konuşması Gereken Bu Dönemde Dersim İsmi İade Edilmelidir
Kefensiz yatan Dersimliler var. Dersim Katliamında yitirdiğimiz canlarımızın mezar yerleri açıklanmalıdır. Seyid Rıza ve yol arkadaşlarının hem mezar yerleri hem de bütün kayıpların isimleri açıklanmalıdır. Aynı şekilde yine devletin belgelerinde olduğunu bildiğimiz Dersim’in Kayıp Kızlarının nerede olduğu açıklanmalıdır. Dersim’in Kayıp Kızları, Dersim toplumuyla ve Dersim’le tekrar buluşturulmalıdır. Dersim ismi iade edilmelidir. Tunç elinin değil, gerçekten barış elinin konuşması gereken bir dönem. Bizler burada Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının gereklerini yerine getirmeye çalışırken, Alevi canlarımız başta olmak üzere bu topraklarda yaşayan bütün halklardan ve inançlardan insanların kendi inancını, anadilinde eğitimini ve her türlü özgürlüğünü eşit ve özgür bir şekilde yaşayabileceği bir coğrafyayı kurmanın sözünü veriyoruz. Dersim’i unutmadık, unutmayacağız. Bütün canlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum