Hatimoğulları: “Alevi Canlarımız Barışın Sesine Çok Daha Güçlü Bir Dayanışma Sağlayabilir”
⌈AHA⌉ DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen 16. Avrupa Dersim Festivali’nde yaptığı konuşmada Dersim’in tarihsel direniş hafızasına, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına, Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ve Türkiye’de yürütülen barış sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Festival alanında konuşan Hatimoğulları, Dersim’in yalnızca bir kent olmadığını belirterek, “Dersim bir mücadele kentidir. Dersim zulme karşı boyun eğmeyenlerin kentidir. Dersim Seyit Rızaların, devrimcilerin, sosyalistlerin, yurtseverlerin kentidir” dedi.
Dersim’in tarihsel hafızasında büyük acılar yaşandığını ifade eden Hatimoğulları, Dersim Tertelesi’nden Sivas, Çorum ve Gazi Katliamı’na kadar yaşanan tüm katliamları hatırlatarak, “Başta Dersim olmak üzere Koçgiri’de, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de, Suriye’de, İştabrak’ta, Lazkiye’de, Hama’da ve Humus’ta yaşamını yitiren bütün Alevi canları saygıyla anıyorum. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.
“Devlet Kendi Alevisini Yaratmaya Çalışıyor”
Konuşmasında AKP iktidarının Alevi politikalarını da eleştiren Hatimoğulları, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yeni bir asimilasyon süreci yürütüldüğünü savundu.
Hatimoğulları, “Devlet birçok kesimi maaşa bağlayarak kendi Alevisini yaratmaya çalışıyor. Bu çok tehlikeli bir durumdur” ifadelerini kullandı.
4 Mayıs Dersim Tertelesi yıldönümünde düzenlenen toplantılara da tepki gösteren Hatimoğulları, “Biz Dersim’in isminin iadesini, Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını beklerken; onlar tam da tertele günü Alevilerin kalbine hançer saplayan bir işe imza attılar. Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.
ÇEDES projeleri, Maarif programı ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen politikaların ideolojik asimilasyon amacı taşıdığını belirten Hatimoğulları, buna karşı örgütlü mücadele çağrısı yaptı.
“Suriye’de Aleviler Büyük Bir Katliamla Karşı Karşıya”
Hatimoğulları konuşmasının önemli bölümünü Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara ayırdı.
HTŞ yönetiminin Lazkiye, Hama, Humus ve Şam çevresinde yaşayan Alevilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini belirten Hatimoğulları, Süleymaniye’de katıldığı bir kadın konferansında Alevi kadınların yaşadıkları katliamları anlattığını söyledi.
“Alevi kadınlar kapıların nasıl kırıldığını, dolaplara saklanan çocukların nasıl katledildiğini anlattılar. Ben onları dinlerken Maraş’ı, Sivas’ı ve Dersim’i hissettim” diyen Hatimoğulları, bölgede özellikle genç kadınların kaçırıldığını ifade etti.
Konuşmasında kaçırıldığı belirtilen Alevi genç kadın Betül Süleyman Alluş’un durumuna da değinen Hatimoğulları, “Betül Süleyman Alluş 21 yaşında, tıp öğrencisi ve Alevi olduğu için kaçırılıyor. İnancından vazgeçirmeye çalışıyorlar” dedi.
Festival alanında Betül Süleyman Alluş için alkış ve zılgıt çağrısı yapan Hatimoğulları, dayanışma mesajı verdi.
“Özel Harp Politikalarına Karşı Jin, Jiyan, Azadî”
1990’lı yıllarda yaşanan köy yakmaları, zorla göç ve baskı politikalarının bugün farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü ifade eden Hatimoğulları, özellikle gençlerin ve kadınların hedef alındığını söyledi.
Dersim’in özel politikalarla “laboratuvar” haline getirildiğini savunan Hatimoğulları, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş örneklerini hatırlatarak, kadınların kaybedilmesine ve çeteleşme faaliyetlerine dikkat çekti.
Hatimoğulları, “38’in hafızasının 2020’lerde farklı versiyonlarını yaşıyoruz. Buna karşı bizler ‘Jin, Jiyan, Azadî’ şiarıyla örgütlenmeye devam edeceğiz” dedi.
“Barış Mücadelesi Hepimizin Sorumluluğudur”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, konuşmasında Türkiye’de yürütülen barış sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın hâlâ güncelliğini koruduğunu belirten Hatimoğulları, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için çerçeve yasa çıkarılması gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, “Sayın Öcalan’ın yol haritasında en önemli başlıklardan biri çerçeve yasanın çıkarılmasıdır” dedi.
Barışın kendiliğinden gelmeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, Alevi toplumuna da çağrı yaparak şunları söyledi:
“Alevi canlarımız kaygılarını yüreğinde taşıyarak ve temkinli duruşlarını koruyarak barışın sesine çok daha güçlü ses verebilir, çok daha güçlü bir dayanışma sağlayabilir. Barış bize altın tepsiyle sunulmayacak. Barış bir mücadele işidir.”
“Muhalefete Yönelik Operasyonlar Barış Sürecini Sabote Ediyor”
Hatimoğulları, CHP’ye yönelik operasyonları da eleştirerek, bu müdahalelerin demokratik siyaseti hedef aldığını söyledi.
“Yargı eliyle CHP’ye yönelik gerçekleşen operasyonları asla kabul etmiyoruz” diyen Hatimoğulları, bu uygulamaların barış sürecini sabote ettiğini ifade etti.
Kayyım uygulamalarının kaldırılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobanî Davası tutuklularının serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Konuşmasının sonunda Hallacı Mansur, Pir Sultan Abdal ve Seyit Rıza’ya atıfta bulunan Hatimoğulları, “Bizler Seyit Rızaların çocukları olarak direnmeye, barış demeye, inancımızı ve kültürel değerlerimizi korumaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler