AHRS Başkanı Hasan Öğütcü: “Suriye’de Sivillere Yönelik Saldırılar ve Etnik-Dinsel Temizlik Derhâl Durdurulmalıdır”
⌈AHA⌉ Suriye’de Alevilere, kadınlara ve diğer azınlıklara yönelik saldırılar uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Suriye İnsan Hakları Topluluğu e.V. (AHRS) Başkanı Hasan Öğütcü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen temaslara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Öğütcü, Alevi kurumları, sosyalist yapılar ve insan hakları savunucularıyla birlikte TBMM’de siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, Suriye’de sivillere yönelik saldırılar, kadın kaçırmaları, cinsel şiddet, zorla alıkoyma ve etnik-dinsel temizlik uygulamalarının derhâl durdurulması çağrısında bulundu.
AHRS Başkanı Hasan Öğütcü, özellikle HTŞ’nin Suriye’de yönetimi ele geçirmesinin ardından Alevilere ve diğer azınlıklara yönelik baskıların sistematik bir boyuta ulaştığını ifade ederek, yaşananların yalnızca bireysel insan hakları ihlalleri değil; toplumsal çoğulculuğu hedef alan ağır suçlar olduğunu vurguladı.
TBMM’de gerçekleştirilen görüşmelerde Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun raporları ile Human Rights Watch değerlendirmelerinin milletvekillerine sunulduğunu belirten Öğütcü, özellikle kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet ve ideolojik baskıların uluslararası soruşturma konusu yapılması gerektiğini ifade etti.

Hasan Öğütcü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Suriye’de Sivillere Yönelik Saldırılar ve Etnik-Dinsel Temizlik Uygulamaları Derhâl Durdurulmalıdır!
Suriye’deki Alevilere yönelik saldırıların durdurulması ve yaşanan insan hakları ihlallerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, siyasi partilerin ve kamuoyunun gündemine taşınması amacıyla 9-10 Haziran tarihlerinde kurum temsilcileriyle birlikte TBMM’yi ziyaret ettik.
Alevi kurumları, sosyalist kurumlar ve AHRS (Suriye İnsan Hakları Topluluğu) olarak, Suriye’de Alevilere ve diğer Azınlıklara yönelik katliamlara karşı yürütülen imza kampanyasını TBMM’ye sunmadan önce siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya geldik.
8 Mart 2024 tarihinde HTŞ’nin Suriye’de yönetimi ele geçirmesinin ardından başlayan saldırılar, 2025 yılında sivillere yönelik kitlesel katliam boyutuna ulaşmıştır. Görüşmelerimizde; kaçırma, tehdit, işkence, zorla alıkoyma ve ideolojik baskı yoluy
la sürdürülen uygulamaların yalnızca bireysel hak ihlalleri olmadığını, aynı zamanda temel insan haklarına ve toplumsal çoğulculuğa yönelik ciddi saldırılar teşkil ettiğini vurguladık.
Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun (COI Syria) 12 Mart 2026 tarihli raporu ile Human Rights Watch’un 2026 yılı değerlendirmeleri; kadınların kaçırılması, cinsel şiddete maruz bırakılması ve kötü muamele görmesinin sistematik yöntemler olarak kullanıldığına ilişkin ciddi bulgular ortaya koymaktadır. Bu durum, kadınların korunması ve sorumluların hesap vermesi için acil uluslararası müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.
Ayrıca, BM Suriye Soruşturma Komisyonu’nun raporunda yer alan bulgular doğrultusunda, 6-15 Mart 2025 tarihleri arasında Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar sırasında uluslararası toplumun sessiz kalmasının ve HTŞ ile 10 Mart’ta yürütülen görüşmelerin vicdanları yaraladığını ifade ettik.
AHRS tarafından raporlara dayanılarak hazırlanan “HTŞ’nin 1. Yılı” raporu ile BM Suriye COI Mart 2026 raporunu milletvekillerine sunduk.

Görüşmelerimizde aşağıdaki taleplerimizi de yineledik:
• Betül Süleyman Alluş derhâl özgürlüğüne kavuşturulmalı ve ailesine teslim edilmelidir.
• Suriye’de başta Alevi kadınlar olmak üzere tüm kadınlara yönelik kaçırma, cinsel şiddet, zorla evlendirme ve ideolojik baskı uygulamalarına son verilmelidir.
• HTŞ ve bağlı silahlı grupların Alevilere, diğer azınlıklara ve özellikle kadınlara yönelik işlediği iddia edilen suçların araştırılması amacıyla bağımsız uluslararası bir soruşturma komisyonu oluşturulmalı ve sahada incelemeler başlatılmalıdır.
• Sivillere yönelik saldırılar ve etnik-dinsel temizlik uygulamaları derhâl durdurulmalıdır.
• İnsan hakları ihlalleri bağımsız mekanizmalar tarafından izlenmeli, sorumlular hakkında etkili adli süreçler işletilmelidir.

Suriye’ye Bir Heyet Gönderilmesini Talep Ettik!
Suriye’de rejim veya rejime yakın gruplar tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri Türkiye’yi de yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle, TBMM bünyesinde farklı siyasi partilerden milletvekilleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşacak bir heyetin, insan hakları ihlallerini, kadınların kaçırılması ve cinsel şiddete maruz bırakılması gibi iddiaları yerinde incelemek amacıyla Suriye’ye gitmesini talep ettik.
Bu öneri olumlu karşılanmıştır. Görüşmelerimizin ardından dört milletvekilinin konuyu hem kendi parti gruplarında hem de TBMM Genel Kurulu’nda gündeme getirmesi; ayrıca ziyaretimizin sosyal medyada geniş yankı bulması bizler açısından önemli bir gelişmedir.
Toplu katliamların ardından tek tek öldürülen, işlerinden çıkarılarak açlığa mahkûm edilen Alevilerin ve kaçırılan kadınların çığlığının vicdan sahibi insanları harekete geçirmesini temenni ediyoruz.

AHRS olarak her zaman mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Son bir yıl içerisinde Suriyeli Alevi kurum ve temsilcileriyle yürüttüğümüz koordineli çalışmaların yanı sıra, Alevi kurumlarımızla birlikte sürdürdüğümüz bu faaliyetleri kararlılıkla devam ettireceğiz.
Suriye’de yaşanan katliamlar sonrasında yetim kalan çocuklara destek amacıyla yürüttüğümüz “Yetim Çocuklara Koruyucu Aile” projemiz devam etmektedir.
Tüm canlarımızı duyarlı davranmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Suriye’de Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar, Kürtler ve seküler yaşamı savunan tüm insanlar yalnız değildir.

Saygılarımla
Hasan Öğütcü
AHRS, Suriye İnsan Hakları Topluluğu e.V. Başkanı
Kontakt: AHRS.desk@proton.me”


Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı