Çorum Katliamı’nın 46. Yılında Adalet Çağrısı: “Unutmadık, Unutturmayacağız”
AHA – Çorum’da 29 Mayıs-4 Temmuz 1980 tarihleri arasında yaşanan ve onlarca kişinin yaşamını yitirdiği Çorum Katliamı, 46. yılında düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasıyla anıldı. Binlerce kişinin katıldığı anmada, katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların yargılanması ve toplumsal hafızanın canlı tutulması çağrısı yapıldı.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ile Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği tarafından düzenlenen anmaya; Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Hitit Dernekleri Federasyonu, CHP, DEM Parti, Emek Partisi (EMEP), SOL Parti, Eğitim Sen ve çok sayıda köy derneği destek verdi.

“29 Mayıs-4 Temmuz 1980 Unutmadık, Unutturmayacağız”
Üzerinde “29 Mayıs-4 Temmuz 1980 Unutmadık, Unutturmayacağız” yazılı pankartın taşındığı yürüyüş, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi önünden başladı.
Bahabey Caddesi ve Gazi Caddesi boyunca Kadeş Barış Meydanı’na yürüyen kitle, sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Çorum’u unutma, unutturma” ve “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganlarını attı.
Yürüyüşe katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarının yanı sıra CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP Parti Meclisi Üyesi Tolga Sağ, HDP 27. Dönem İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ile çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Nurettin Aksoy: “Katliam Dosyaları Yeniden Açılmalıdır”
Kadeş Barış Meydanı’nda yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Çorum Katliamı’nın Malatya, Maraş ve Sivas katliamlarıyla aynı karanlık anlayışın ürünü olduğunu belirtti.
Katliamların toplumsal ayrışmayı derinleştirmek ve 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Aksoy, şunları söyledi:
“Katliamlar insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Dava dosyaları yeniden açılmalıdır. Bu talep geçmiş yaraları kanatmak için değil, benzer acıların bir daha yaşanmaması içindir.”
Aksoy, Çorum Katliamı’nın tüm yönleriyle aydınlatılmamasının sonraki yıllarda yaşanan Sivas ve Gazi katliamlarının önünü açtığını belirterek, “Katliamlar unutulmamalıdır, unutmayacağız.” dedi.
Kadeş Barış Meydanı’na bir anıt yapılması çağrısında bulunan Aksoy, toplumsal hafızanın korunmasının benzer acıların tekrar yaşanmaması açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Ercan Geçmez: “Toplumsal Hafızayı Canlı Tutmak İçin Buradayız”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, Sivas Madımak Katliamı anmasının hemen ardından Çorum’da olduklarını belirterek, Çorum Katliamı’nın unutulmaması için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
“12 yaşındaki Koray’ın sesini, 70 yaşında fırına atılan Veli dedemizin sesine katmak için buradayız.”
diyen Geçmez, Alevi toplumunun tarih boyunca birlikte yaşamı, eşit yurttaşlığı ve barışı savunduğunu, buna rağmen defalarca katliamlarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti.
Çorum Katliamı’nın 12 Eylül darbesine giden süreçte toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Geçmez, eşit yurttaşlık, laiklik ve demokratik cumhuriyet taleplerinin yalnızca Alevilerin değil, tüm toplumun ortak talebi olduğunu vurguladı.
Kadeş Barış Meydanı’ndan tüm Türkiye’ye barış çağrısı yapan Geçmez, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de, Gezi’de, Roboski’de ve dünyanın neresinde olursa olsun, kendisini ifade ederken katledilen tüm insanları saygıyla anıyorum. Onlara söz veriyoruz; biz Aleviler iri olmaya, diri olmaya, bir olmaya ve birlikte yaşam mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.”
Çerağ Uyandırıldı, Semah Dönüldü
Konuşmaların ardından Dede Şahin Polat ile Naime Nayman tarafından çerağ uyandırıldı. Daha sonra canlar, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına semah dönerek anma programını sonlandırdı.
Anmada, Çorum Katliamı’nın unutulmaması, gerçek sorumluların yargılanması ve toplumsal barışın ancak hakikatle yüzleşme temelinde inşa edilebileceği mesajı bir kez daha güçlü biçimde dile getirildi.


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler