Cuma Erçe: “33 Canın Işığı Adalet Mücadelesini Aydınlatmaya Devam Ediyor” / Video
AHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla kaleme aldığı değerlendirme yazısında, bu yıl “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla gerçekleştirilen anmaların yalnızca bir yas değil, adalet, hakikat ve örgütlü mücadelenin güçlü bir ifadesi olduğunu vurguladı. Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canın ailelerinin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine dikkat çeken Erçe, farklı inançlardan, kimliklerden ve toplumsal kesimlerden insanların ortak bir vicdan etrafında buluşmasının, geleceğe dair umut verdiğini belirtti. Erçe, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin bu süreçte üstlendiği sorumluluğa da işaret ederek, örgütlü mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin değerlendirmesi şöyle:
33. Yılda, 33 Canın Işığıyla: Madımak Öfkesi Ve Örgütlü Mücadele
İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Sivas Madımak Katliamı’nın üzerinden tam 33 yıl geçti. Bu yıl, “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla meydanlara taşan anma programları, sadece geçmişe yönelik bir yasın değil; adalete, hafızaya ve her şeye rağmen bir arada yaşama iradesine olan inancımızın görkemli bir kanıtı oldu. Sivas’ın sıcak temmuzunda yükselen ses, zaman aşımı oyunlarıyla katliamın üzerini örtmek isteyenlere verilmiş en güçlü, en net cevaptır: Unutmadık, unutturmayacağız!
Bu 33 yıllık adalet mücadelesinin en ağır yükünü omuzlarında taşıyan, acılarını her gün ilk günkü gibi taze yaşayan ama bir gün bile başlarını öne eğmeyen, başta analarımız olmak üzere, 33 canımızın ailelerine sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. Onların onurlu duruşu, adalet saraylarının sağır duvarlarına karşı verdikleri o devasa mücadele ve döktükleri her damla gözyaşı bizim yol göstericimizdir. 33 canımızın aileleri, sadece evlatlarının değil, bu ülkenin vicdanının ve adalet arayışının da koruyucusu olmuşlardır. Sözümüz sözdür: Sizin adalet çığlığınız bizim çığlığımız, emanetiniz bizim baş tacımızdır; canlarımızın hesabı sorulana kadar asla yalnız yürümeyeceksiniz.

Ülkenin dört bir yanından ve dünyanın farklı coğrafyalarından yükselen seslerin Madımak Oteli’nin önünde kenetlenmesi, çok net bir gerçeğe işaret ediyor. Bu dava, sadece bir kesimin değil; Kürt, Türk, Arap, Alevi, Sünni ayırt etmeksizin rengi, dili, inancı ne olursa olsun tüm insanlığın ortak davasıdır. Madımak’ta somutlaşan bu adalet arayışı; demokratların, sosyal demokratların, sosyalistlerin, komünistlerin, doğasına sahip çıkan çevrecilerin ve aydınlık nesiller yetiştiren eğitimcilerin omuz omuza verdiği evrensel bir insan hakları barikatıdır. Sivas’a atılan adımlar, sadece katliamın yaşandığı yere yapılan bir yolculuk değil; adaletsizliğe karşı örülen toplumsal birliğin en somut ilanıdır.
Bu yılki anmaların en kıymetli çıktısı, aynı rengin farklı tonlarını ortak bir adalet talebinde bir araya getirebilme başarısıdır. İnanç örgütlerinden sendikalara, siyasi partilerden demokratik kitle örgütlerine ve bu mücadelenin kılcal damarlarını oluşturan yereldeki yöre ve köy derneklerine kadar toplumun tüm renkleri, Madımak barikatının önünde tek bir yürek oldu. Tonlarımız farklı olsa da rengimiz adalettir, rengimiz özgürlüktür, rengimiz insandır. Bu muazzam örgütlülüğün arkasında, kararlılığından ve ilkeli duruşundan asla taviz vermeyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel örgütlülüğü, şubeleri ve üyeleriyle bir kez daha Alevi hareketinin dinamosu ve öncü gücü olduğunu kanıtlamıştır. Farklılıklarımızı koruyarak ortak bir gelecek inşa edebileceğimize, faşizme ve gericiliğe karşı ancak yan yana durarak direnebileceğimize dair umudumuz tamdır. Bizleri yan yana getiren bu sarsılmaz irade, karanlığı yırtacak olan yegâne güçtür.
- yıl anmaları, örgütlü mücadelenin ve omuz omuza durmanın zaferidir. İnancın ve direnişin asil duruşunu meydanlara taşıyan Alevi kurumlarımıza, federasyonlarımıza, yereldeki can damarımız olan yöre ve köy derneklerimize; katliamın karşısında, adaletin yanında saf tutarak toplumsal muhalefeti Madımak’ta birleştiren siyasi partilere ve demokratik kitle örgütlerine, cümle canlara aşk olsun. Bu süreçte hafızayı canlı tutan sanatçı ve aydınlarımıza, gecesini gündüzüne katan tüm emekçilere, alanları adaletin ve geleceğin enerjisiyle dolduran gençlerimize ve direnişin en ön safında kararlılıkla duran, barışın ve vicdanın sesi olan kadın canlara özel ve yürekten teşekkür ediyorum. Kadınların öncülüğü ve gençlerin iradesi, bu mücadeleyi yarınlara taşıyacak en büyük teminatımızdır. Yüreği bizimle çarpan başta gençlerimiz olmak üzere, tutsak edilmiş olan canlarımıza da selam olsun.
Tarih boyunca yaşanmış türlü katliamlardan, acılardan, sürgünlerden, zindanlardan, idam sehpalarından Sivas’a uzanan bu süreçte; onurlu duruşun, baş eğmez mücadelenin saflarında olanlara aşk olsun. Katiller ve onları koruyanlar tarihin karanlık sayfalarında kaybolurken; 33 canımız adalet, barış ve kardeşlik mücadelemizde yaşamaya devam edecektir. Bizler yan yana durdukça, adalete olan inancımızı büyüttükçe yarınlar mutlaka aydınlanacaktır. Emek veren, katkı sunan, Sivas’ın ışığını yarına taşıyan cümle canlara aşk olsun. İnsanlık davasında yürüyenlerin mücadelesi ve umudu daima diri kalacaktır!
Biz kazanacağız; er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız.
Karanlığa teslim olmayacağız.
Cuma Erçe
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı



Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler