Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AABF İnanç Kurulu 2. Başkanı Hasan Doğan: “Sivas Katliamı, İnsanlığa Karşı İşlenmiş Büyük Bir Suçtur”

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 12 yıl sonra karara bağladı. Yüksek Mahkeme, katliama ilişkin yargı sürecinin etkili yürütülmediğine hükmederek “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını oy birliğiyle verdi. Karar doğrultusunda katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
AYM’nin Sivas Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını değerlendiren Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) 2. Başkanı Hasan Doğan, kararın yıllardır dile getirilen hukuki eksiklikleri teyit ettiğini belirtti. Doğan, gerçek adaletin yalnızca mahkeme kararlarıyla değil; hakikatin ortaya çıkarılması, cezasızlık politikalarının sona erdirilmesi ve Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmasıyla sağlanabileceğini vurguladı.
AHA – Röportaj⌉ Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Sivas Madımak Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruda “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine” hükmetmesi, Alevi kurumları tarafından farklı yönleriyle değerlendirilmeye devam ediyor.
Alevi Haber Ağı’nın (AHA), Anayasa Mahkemesi’nin kararına ilişkin başlattığı röportaj dizisi kapsamında Avrupa’daki Alevi kurumlarının temsilcilerinin görüşlerini kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyoruz. Röportaj dizimizin dördüncü konuğu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu 2. Başkanı Hasan Doğan oldu.
Hasan Doğan, AHA’nın sorularına verdiği yazılı yanıtlarda, Anayasa Mahkemesi’nin kararının Alevilerin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesinin haklılığını ortaya koyduğunu ifade ederken, Sivas Katliamı’yla gerçek anlamda yüzleşilmediğini, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi ve İnsan Hakları Hafıza Merkezi”ne dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Doğan ayrıca, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmasının, laik ve demokratik bir Türkiye’nin inşası açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
İşte Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu 2. Başkanı Hasan Doğan’ın Alevi Haber Ağı’nın sorularına verdiği yanıtlar:
1: Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu karar sizce 33 yıldır süren adalet mücadelesi açısından ne ifade ediyor?
Hasan Doğan: Biz Aleviler için Sivas Madımak Katliamı yalnızca bir mahkeme dosyası değildir. Sivas, insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçtur, acıdır. Sivas, hakikatin, vicdanın ve adaletin sınandığı bir yaradır.
2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 canımızın davasının, başından itibaren adaletin gerektirdiği şekilde yürütülmediğine inanıyoruz. Bizim yıllardır söylediğimiz budur. Bu dava bütün yönleriyle ele alınmamış, olayın arkasındaki gerçekler tam anlamıyla ortaya çıkarılmamış ve sorumluluğu bulunanlar hukuk önünde hesap vermemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin kararı, yıllardır dile getirdiğimiz adalet talebinin ve hukuki eksikliklere ilişkin itirazlarımızın ne kadar haklı olduğunu göstermektedir. Bu karar, Sivas davasında adaletin eksik kaldığını ve yargılama sürecinde ciddi sorunlar bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Fakat bilinmelidir ki adalet sadece bir karar metni değildir. Adalet, hakikatin ortaya çıkmasıdır. Adalet, mazlumun hakkının teslim edilmesidir. Adalet, canlarımızın neden ve nasıl katledildiğinin bütün açıklığıyla ortaya konulmasıdır.
Aradan 33 yıl geçmesine rağmen Sivas’ın ateşi hâlâ yanmaktadır. Çünkü kaybettiğimiz canların acısı yüreklerimizdedir. Bizler bu acıyı kinle değil, hak ve adalet arayışıyla yüreklerimizde taşımaktayız.
 2: Sizce Sivas Katliamı’yla ilgili gerçek anlamda bir yüzleşme sağlanabildi mi? Türkiye’nin adalet ve demokrasi anlayışı açısından bu kararın nasıl sonuçlar doğurmasını bekliyorsunuz?
Hasan Doğan: Hayır. Sivas Katliamı ile gerçek anlamda bir yüzleşme sağlanmamıştır. Bir toplum geçmişindeki acılarla yüzleşmeden geleceğini barış üzerine kuramaz. Sivas sadece Alevilerin değil, bu ülkede insanlık onuruna inanan herkesin yarasıdır.
Yüzleşme, sadece birkaç kişinin yargılanması değildir. Yüzleşme, karanlıkta kalan bütün gerçeklerin aydınlatılmasıdır. Yüzleşme, ihmali olanların, sorumluluğu bulunanların ve bu acının oluşmasına sebep olan anlayışın sorgulanmasıdır.
Bir ülkede mazlumun hakkı tam olarak teslim edilmezse, adalet duygusu yara alır. Cezasızlık kültürü devam ederse toplumun geleceğe olan güveni zedelenir. Madımak, unutulacak bir yer değildir. Madımak, insanlığın hafızasında taşıması gereken bir acıdır. Bu nedenle Madımak Oteli, bir Utanç Müzesi ve İnsan Hakları Hafıza Merkezi olarak düzenlenmelidir. Gelecek nesiller, bu topraklarda yaşanan acıları bilmeli ve aynı karanlıkların tekrar yaşanmaması için ders çıkarmalıdır.
 3: Avrupa’da Alevilerin elde ettiği hak kazanımları dikkate alındığında, Türkiye’de Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin karşılanması için hangi adımlar atılmalıdır?
Hasan Doğan: Alevilik, bu toprakların kadim inancıdır. Aleviler bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır. Biz hiçbir zaman ayrıcalık istemedik. Biz yalnızca hakkımız olanı, eşitliği ve adaleti istedik.
Avrupa’da birçok ülkede Aleviler inanç toplumu olarak tanınmış, cemevleri yasal güvenceye kavuşmuş ve inanç özgürlüğü konusunda önemli adımlar atılmıştır. Türkiye’de de aynı demokratik anlayışın hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Bunun için;
Cemevleri yasal olarak ibadethane kabul edilmelidir.
Alevi inancı anayasal güvence altına alınmalıdır.
Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Hiçbir çocuk kendi inancı dışında bir inanç anlayışını öğrenmeye zorlanmamalıdır.
Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmelidir. Laik bir devlette devlet herhangi bir inancın veya mezhebin temsilcisi olmamalıdır. Devlet bütün inançlara ve inançsızlara eşit mesafede durmalıdır. Çünkü devletin görevi bir inancı üstün tutmak değil, bütün yurttaşların hakkını korumaktır.
4: Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış ve demokrasi çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için Alevilerin talepleri ve demokratikleşme hedefleri bu sürecin neresinde yer almalıdır?
Hasan Doğan: Bizler barıştan yana olan bir inancın mensuplarıyız. Bizim inancımız insanı incitmemeyi, farklılıklarla birlikte yaşamayı, Hak ve hakikatin peşinde yürümeyi emreder.
Türkiye’de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi yönündeki her samimi çaba önemlidir. Ancak gerçek barış, yalnızca çatışmaların sona ermesi değildir.
Gerçek barış, herkesin eşit yurttaş olarak kabul edildiği bir düzenle mümkündür.
Alevilerin talepleri bu sürecin dışında bırakılamaz. Çünkü demokrasi bir bütündür. Bir toplumun bir kesiminin hakkı yok sayılarak gerçek bir barış kurulamaz.
Cemevlerinin tanınması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve laik demokratik bir düzenin güçlendirilmesi, Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi için zorunludur.
5: Avrupa’da yaşayan Alevilerin Türkiye’deki Alevi toplumu ve demokrasi güçlerine vermek istediği mesaj nedir?
Hasan Doğan: Biz Avrupa’da yaşayan Aleviler olarak Türkiye’deki Alevi toplumuyla, kurumlarımızla ve örgütlü yapılarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğimizi ifade etmek istiyoruz.
Bizler bugün farklı ülkelerde yaşıyor olabiliriz. Ancak inanç köklerimiz, ocaklarımız, ziyaretlerimiz ve tarihsel bağlarımız Anadolu topraklarındadır. Bedenen uzaklarda olsak da gönlümüz ve mücadelemiz Türkiye’deki canlarımızladır.
Türkiye’de eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve adalet mücadelesi veren Alevi kurumlarının yalnız olmadığını bilinmesini isteriz. Avrupa’daki örgütlü mücadelemiz, demokratik yollarla hakların nasıl kazanılabileceğinin bir örneğidir.
Özellikle Almanya’da Alevi inanç derslerinin okullarda verilmesi, cemevlerimizin yasal statülere kavuşması ve gençlerimizin güçlü bir örgütlülük içinde mücadele etmesi, yılların emeği ve demokratik mücadelenin kazanımlarıdır.
Bizler bulunduğumuz ülkelerde demokrasi, insan hakları ve inanç özgürlüğü temelinde mücadelemizi yürütüyoruz. Türkiye’deki canlarımız şunu bilmelidir ki yalnız değildirler.
Sivas’ta yitirdiğimiz canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız. Alevi inancımızın değerleri, adalet ve eşit yurttaşlık mücadelesi için birlikte yürümeye devam edeceğiz.
Aşk ile.
Hasan Doğan
AABF 2. Başkanı
Teşekkür
Alevi Haber Ağı (AHA) olarak, Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin kararını kapsamlı bir şekilde değerlendiren, sorularımızı yazılı olarak içtenlikle yanıtlayan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) İnanç Kurulu 2. Başkanı Sayın Hasan Doğan’a teşekkür ediyoruz.
Sivas Katliamı’nda adalet arayışına, Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesine, demokratikleşme, laiklik ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştığı için kendisine şükranlarımızı sunuyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Alevi Haber Ağı (AHA), Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin kararını farklı Alevi kurumlarının temsilcileri, hukukçular ve hak savunucularının görüşleriyle kamuoyuna aktarmayı sürdürecektir.
Saygılarımızla,
Hasan Subaşı
AHA Yayın Kurulu Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir