Emine Ocak’ın Mirası Yaşıyor: “Bu Mücadeleyi Anneler, Aileler ve İnsan Hakları Savunucuları Sürdürecek” / Video
Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden Emine Ocak yaşamını yitirmesinin birinci yılında İHD İstanbul Şubesi’nde düzenlenen etkinlikle anıldı. Emine Ocak’ı anma etkinliğinde yapılan konuşmlarda, onun yıllardır sürdürdüğü hakikat ve adalet mücadelesinin toplumsal hafızada bıraktığı derin izi bir kez daha ortaya koydu. Gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak ve insan hakları savunucusu Av. Eren Keskin, Emine Ocak’ın yalnızca bir anne değil, Türkiye’de zorla kaybetmelere karşı verilen mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayarak, onun açtığı yoldan yürümeye devam edeceklerini ifade etti.
AHA / İstanbul — Cumartesi Anneleri’nin öncülerinden, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak, otuz yılı aşkın bir süre boyunca yalnızca kendi evladının akıbetini değil, gözaltında kaybedilen tüm insanların hakikatini ve adaletini arayan mücadelenin simge isimlerinden biri oldu. Galatasaray Meydanı’nda yıllar boyunca sürdürülen sessiz ama kararlı direniş, Türkiye’de insan hakları mücadelesinin en önemli toplumsal hafızalarından biri olarak tarihe geçti.
Emine Ocak’ın yaşamını yitirmesinin birinci yılında İHD İstanbul Şubesi’nde düzenlenen anmada yapılan konuşmlarda onun bıraktığı mücadelenin sona ermeyeceğini, aksine yeni kuşaklar ve kayıp yakınları tarafından sürdürüleceğin dile getirildi. Gözaltında kaybedilenlerin aileleri ile insan hakları savunucuları, Ocak’ın yalnızca kendi ailesinin değil, adalet arayan herkesin ortak vicdanı olduğunu belirterek, hakikat mücadelesini aynı kararlılıkla devam ettireceklerini vurguladı.
Zübeyde Tepe: “Emine Ocak Bizim Çınarımızdır”
1993 yılında gözaltında kaybedilen Özgür Gündem muhabiri Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, Cumartesi Anneleri mücadelesiyle Ocak ailesi sayesinde tanıştığını belirterek, Emine Ocak’ın kendileri için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi: “Emine Ocak bizim çınarımızdır. Onun mücadelesini biz anneler olarak sürdüreceğiz.”
Tepe, Emine Ocak’ın yıllar boyunca gösterdiği direncin tüm kayıp yakınlarına güç verdiğini ve annelerin adalet arayışının bundan sonra da süreceğini ifade etti.
Ali Ocak: “Bu Ülkenin Vicdanıyla Bir Köprü Kurdular”
Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak ise anne ve babasının yalnızca kendi çocukları için değil, tüm kayıplar için mücadele ettiğini belirterek, bu mücadelenin toplumun vicdanıyla buluşmasını sağladığını söyledi.
Ali Ocak, Emine Ocak’ın bıraktığı mirasın ortak mücadeleyle yaşatılacağını vurgulayarak şöyle konuştu: “Annem ve babam bu ülkenin vicdanı olanlarla bir köprü kurma iradesini gösterdiler. Demek ki bu coğrafyada yan yana gelindiğinde ve beraber yüründüğünde yollar açılabiliyor. Bize düşen bu yolu sürdürmektir.”
Eren Keskin: “Ocak ve Karakoç Aileleri Bir Mücadele Geleneği Yarattı”
İnsan hakları savunucusu Av. Eren Keskin de yaptığı değerlendirmede, 1990’lı yıllarda özellikle Kürdistan’da yaşanan ağır insan hakları ihlallerini hatırlatarak, kaybedilen yakınlarını arayan ailelerin dahi gözaltına alındığını söyledi.
Keskin, bütün baskılara rağmen Ocak ve Karakoç ailelerinin Türkiye’nin en önemli hakikat mücadelelerinden birini başlattığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu coğrafyada insanların soykırımlarla yok edildiğini vurgulayan Eren Keskin, ‘1990’larda Kürdistan’da insanlar çocuklarını sormaya gittiklerinde gözaltına alınıyorlardı. Ancak Ocak ve Karakoç aileleri bir mücadele geleneği başlattı. Bu mücadele tek sivil itaatsizlik eylemidir’ dedi.”
Emine Ocak’ın Mirası Yaşamaya Devam Ediyor
Yapılan açıklamalar, Emine Ocak’ın yalnızca Hasan Ocak’ın annesi olarak değil, gözaltında kaybedilen tüm insanların ailelerinin ortak sesi ve Türkiye’deki hakikat ile adalet mücadelesinin en güçlü simgelerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam edeceğini gösteriyor.
Galatasaray Meydanı’nda yıllardır sürdürülen Cumartesi Anneleri eylemleriyle büyüyen bu mücadele, kayıp yakınlarının, insan hakları savunucularının ve demokrasi güçlerinin ortak iradesiyle varlığını koruyor. Zübeyde Tepe’nin “Biz anneler sürdüreceğiz”, Ali Ocak’ın “Bu yolu sürdürmek bize düşüyor” ve Eren Keskin’in “Bu mücadele bir sivil itaatsizlik geleneğidir” sözleri, Emine Ocak’ın geride bıraktığı mirasın yalnızca geçmişe ait olmadığını, geleceğe taşınacak ortak bir adalet ve hakikat mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler