Pts. Ağu 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Kurumlarından Tarihi Çağrı: “Gelin Canlar Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım”

Alevi kurumları, Alevi toplumunun ortak sorunları karşısında ortak söz ve irade geliştirmesi, farklılıklarını koruyarak birlikte hareket etmesi amacıyla “Temsilciler Meclisi” kurulması için Hacıbektaş’tan önemli bir çağrı yaptı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Aleviliğe yönelik tanımlama ve tek tipleştirme girişimlerinden eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü sorunlarına kadar birçok başlığın ortak bir zeminde ele alınması gerektiğini vurguladı. “Daha Güçlü Bir Gelecek İçin; Ortak İradeye, Birlik Meclisine Çağrı” başlığıyla yayımlanan metinde, “Bu irade herhangi bir kişinin, kurumun veya siyasi yapının iradesi değildir. Bu irade Alevi toplumunun ortak iradesi olmalıdır” denildi. Kurumlar, 15 Ağustos Cumartesi günü saat 15.00’te Hacıbektaş Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek buluşmaya bütün Alevi kurumlarını, inanç önderlerini, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları ve canları davet etti.

AHA Haber Merkezi – Alevi toplumunun Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde örgütlü önemli kurumları, Alevilerin geleceğini ve ortak mücadelesini ilgilendiren kapsamlı bir çağrı metni yayımladı.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) tarafından yapılan ortak çağrıda, Alevi toplumunun tarihsel bir eşikte bulunduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Aleviliği içeriden ve dışarıdan tanımlama ve tek tipleştirme girişimlerine, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü alanındaki sorunlara, siyasal gelişmelere ve Alevi toplumunun geleceğine dikkat çekilerek, farklı ocakları, erkânları, sürekleri ve örgütlenmeleri ortak bir zeminde buluşturacak bir “Temsilciler Meclisi” oluşturulması önerildi.

Kurulması hedeflenen yapının hiçbir kamu kurumunun, siyasi partinin, özel yapının ya da dış müdahalenin etkisi altında olmaması gerektiği vurgulanırken, karar ve iradenin Alevi toplumunun kendi özgür iradesiyle şekillenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Kurumlar, “Ocaklarımız ayrı olabilir; fakat kökümüz birdir. Sofralarımız ayrı olabilir; fakat lokmamız birdir. Kapılarımız ayrı olabilir; fakat meydanımız birdir” sözleriyle Alevi toplumuna birlik çağrısında bulundu.

Alevi Kurumlarının Ortak Açıklaması

Alevi kurumlarının ortak açıklamasının tamamı şöyle:

DAHA GÜÇLÜ BİR GELECEK İÇİN; ORTAK İRADEYE, BİRLİK MECLİSİNE ÇAĞRI

15 AĞUSTOS CUMARTESİ – SAAT 15.00
HACIBEKTAŞ BELEDİYESİ KONFERANS SALONU

“Gelin Canlar Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım”

Biz Aleviler, yüzyıllar boyunca ağır baskılara, katliamlara, inkâr politikalarına ve hor görülmeye rağmen inancımızı, kültürümüzü, yolumuzu ve toplumsal dayanışma geleneğimizi yaşatmayı başardık. Kökünü ocaklarımızdan, dergâhlarımızdan, hak erenlerinden, ser verip yine yolundan dönmeyenlerden alan bu onurlu gelenek; farklı coğrafyalardan, farklı dillerden, farklı erkânlardan ve farklı ocaklardan güç alarak bugünlere ulaştı. Bütün bu farklılıklara rağmen yolumuzda hep bir olmayı bildik.

“Yol Bir, Sürek Bin Bir” sözü, altı boş bir motto değil; yolumuzun, inancımızın ve yüzyıllar boyunca bu yolu ayakta tutan örgütlenme ve birlik bilincimizin temel düsturudur. Bugün bu tarihsel birikim bizlere, geçmişten devraldığımız mirası gelecek kuşaklara aktarma konusunda büyük bir sorumluluk yüklemektedir.

Geçtiğimiz altmış yıl, Alevilerin Türkiye’de ve göç ettikleri her ülkede inanç kimliklerinin tanınması mücadelesiyle geçti. Alevi hareketi, gerek köklü ocakları gerekse kentlerde gelişen örgütlenmeleriyle bulunduğu her yerde Alevi ibadethanelerinin, inanç ve kültür değerlerinin, hak ve kimlik mücadelesinin bayraktarı oldu.

Bütün bu mücadelelerin sonucunda bugün Aleviler geçmişe kıyasla daha özgür ve daha güvenli şartlarda yaşayabilmektedir. Ancak başta anayurdumuz Türkiye olmak üzere Alevilerin yaşadığı coğrafyalarda eşit yurttaşlık hakları, inanç ve ibadet özgürlüğü, kimliğe saygı ve gelecek güvencesi bakımından sorunlarımız tümüyle çözülmüş değildir.

Bugün Alevi toplumu ve hareketi bir tarihi eşikte daha durmaktadır. Geçmişten gelen sorunlarımızın yanı sıra son dönemde Aleviliğe yönelik tanım ve temsil tartışmaları, bu tartışmalardan beslenen otorite ve yönlendirme girişimleri, giderek kritikleşen siyasi gerilimler ve müdahaleler karşısında ortak bir zeminde buluşma ve ortak bir söz üretme ihtiyacı toplumumuz tarafından daha yakıcı biçimde dile getirilmektedir.

Aleviliği içeriden ve dışarıdan “tanımlamaya”, Alevi erkân ve süreklerinin, inanç ve kültürünün, toplumsal ve siyasal bilincinin sahip olduğu zenginliği yok sayarak Aleviliği tek bir kalıba sığdırmaya yönelik tektipleştirme söylemi giderek yayılmaktadır.

Aleviliği tanımlama ve tektipleştirme yarışına su taşıyanlar, Alevi toplumu içinde parça parça Alevilik temsilleri üzerinden kendilerine güç, otorite ve ikbal arayışına girmektedir. Son yıllarda bu yarış ve arayış içerisinde olanlara kurumlardan ocaklara, akademiden sanat dünyasına, medyadan siyasete kadar hemen her alanda rastlamak mümkündür.

Aleviliğe dönük bütün bu müdahaleler karşısında Alevi topluluklar, özellikle de yeni kuşaklar, Aleviliğin ortak dilinden kopuk ve parçalanmış bir görüntü veren Alevi kurumlarından ve Aleviliği temsil iddiasındaki bütün aktörlerden uzaklaşmaktadır.

Özellikle Türkiye’de siyasal ortamın seçimli demokrasi, anayasal rejim, temel hak ve özgürlükler, laiklik ve çoğulcu toplum düzeni bakımından giderek aşındığı ve gerildiği bu süreçte Aleviler, varlıklarının güvencesi olarak gördükleri kazanımlar konusunda günden güne daha fazla kaygı duymaktadırlar.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeni toplum ve siyasetin inşası, yeni anayasa, barış süreci ve bölgesel savaşların genişleme ihtimali gibi önemli makro-siyasal gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Alevi toplumu ve hareketi bütün bu tartışmaların neresindedir?

Devletle ya da siyasal aktörlerle olası bir müzakere sürecinde Aleviler hangi taleplerle, nasıl bir ortaklık zemininde ve kimlerin temsilinde masada yer alabilecektir?

Alevi toplumunun bu tür sorularına ve kaygılarına cevap verecek bir yapı ihtiyacı bugün bütün yakıcılığıyla ortadadır.

Bütün bu kritik tablo, bugünün ve yarının Aleviliğini dert edinen her bir kurumun, bireyin ve oluşumun omuzlarına tarihi bir sorumluluk ve görev yüklemektedir.

Etnik kökeni, dili, inanç ve ibadet tarzı, erkânı, süreği, kimlik tanımı, siyasi duruşu, Aleviliğe ve dünyaya bakışı ne olursa olsun; bugün çocuklarının ve toplumun geleceğini düşünen Alevilerin büyük çoğunluğu, Alevi kurumlarının, Alevi hareketinin, inanç önderlerinin, Alevi siyasal ve toplumsal aktörlerinin bir birlik zemini kurmasını istemektedir.

Alevilerin ortak sorunlarının çözümü, ortak sözlerinin ifade edilmesi ve ortak geleceklerinin inşa edilmesi için ortak bir zeminde buluşması gerektiği konusunda toplum içerisinde güçlü bir irade bulunmaktadır.

Bu fikir; yaptığımız toplantılarda, düzenlediğimiz çalıştaylarda, örgütlerimizde, ziyaret ettiğimiz yerlerde, köylerimizde, ocaklarımızda, aydınlarımızın yazılarında, medyada, akademik çalışmalarda ve sosyal medya ortamlarında giderek daha yüksek sesle dile getirilmektedir.

Biz, çağrıcı kurumlar ve kişiler olarak toplumumuzun uyarılarını, ihtiyaçlarını ve taleplerini duyuyor, görüyor ve önemsiyoruz. Önümüze konan tarihi görev ve sorumluluğu üstleniyoruz.

Gerek Alevi hareketinin güncellenme ihtiyacı gerekse Alevi toplumunun işareti ve talebi doğrultusunda, Alevi ve Bektaşi kurumlarının bir Temsilciler Meclisi içerisinde buluşabilmesi için tarihi bir adım atıyoruz.

Türkiye’de, Avrupa’da ve diğer bütün kıtalarda Alevi inanç ve kültürünün yaşatılması; Alevilerin bulundukları her ülkede hak ve hukukunun gözetilmesi ve kimliklerinin güvence altına alınması mücadelesini yürüten bütün kurumları bu sürecin parçası olmaya çağırıyoruz.

Alevilerin geçmişi, bugünü ve geleceğine dair fikri, emeği, derdi, kaygısı ve katkısı olan; “çorbada bir tutam tuzum, edecek bir çift sözüm var” diyen bütün inanç önderlerini, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları ve cümle canları Temsilciler Meclisi’nin konuşulacağı Alevi Birlik Meydanı’na çağırıyoruz.

Muradımız; ocak, dergâh, cemevi, dernek, vakıf ve federasyon ayrımı yapmadan, hiçbir kurumu diğerinin önüne koymadan, bütün kurumlarımızın kendi tüzel kişiliklerini, tarihsel birikimlerini, özgün geleneklerini ve yapılarını koruyarak ortak bir zeminde buluşabilmesinin yollarını tartışmaktır.

Bu ortak zemin hiçbir kamu kurumunun, siyasi partinin, özel yapının ya da dış müdahalenin etkisi altında olmamalıdır. Alevi toplumunun ihtiyaçları ve talepleri esas alınmalı; karar ve irade Alevi toplumunun kendi özgür iradesiyle şekillenmelidir.

Her kurumun ve her kişinin emeği, tarihi, bedeli ve katkısı değerlidir.

Bu Meclis ya da Birlik fikri, kurumların tektipleşmesine, farklılıkların törpülenmesine veya yeni bir hiyerarşik yapının oluşturulmasına dayanmaz.

Aksine; inancımıza ve geleneğimize uygun bir anlayışla, Aleviliğin bütün farklı erkânlarının, süreklerinin, kökenlerinin, yorumlarının, anlayışlarının ve örgütlenme biçimlerinin temsil ve ifade imkânı bulacağı ortak bir meydan tasavvurudur.

Çünkü farklılıklarımız aynı zamanda zenginliğimiz ve gücümüzdür.

Geçmişten gelen veya yakın zamanda ortaya çıkan inançsal, kültürel ve siyasal ayrışmalarımız olduğu doğrudur. Ancak Aleviliğin ortak değerleri ve Alevilerin ortak yararı söz konusu olduğunda yol gösterecek rehberlerimiz bellidir.

Yol cümleden uludur.
Kırklar Meclisi, yolumuzun aynasıdır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey ayrışma değil rızalıkta buluşmadır; rekabet değil dayanışmadır; birbirinden kopuk sesler değil, çokluğu koruyan ortak bir sözdür.

Ortak sorunlarımıza birlikte çözüm üretmek, kararda ve eylemde söz birliği sağlamak, hak mücadelemizi daha örgütlü, daha kapsayıcı ve daha etkili biçimde yürütmek için ortak bir Meclise ihtiyaç olduğu açıktır.

Böyle bir Meclisin kurulabilme şartlarını, temel ilkelerini, kapsamını ve yapısını konuşup tartışmak üzere sizleri de tarihsel sorumluluk almaya çağırıyoruz.

Gelin; birlikte muhabbet kuralım, görüşlerimizi ortaya koyalım, kuruluş sürecine katılalım ve Temsilciler Meclisini hep birlikte örelim.

Bu çağrı yalnızca kurumlara değil; Alevi toplumunun geleceğini düşünen bütün canlaradır.

Gelin; inancımızı, yolumuzu, erkânımızı, hafızamızı, kutsallarımızı, eşit yurttaşlık mücadelemizi ve geleceğimizi birlikte sahiplenelim.

Gelin, toplumumuzun ortak aklını, vicdanını ve iradesini hep birlikte inşa edelim.

Çünkü biz biliyoruz ki Alevilik, farklılıkları yok ederek değil, farklılıklarıyla birlikte yol alarak güçlü olmuştur.

Ocaklarımız ayrı olabilir; fakat kökümüz birdir.
Sofralarımız ayrı olabilir; fakat lokmamız birdir.
Kapılarımız ayrı olabilir; fakat meydanımız birdir.
Erenler meydanı beklemez; yol, yolcularını çağırır.
Sürek bin bir ise de yolumuz birdir.

Bugün bizlere düşen görev; geçmişten aldığımız mirası geleceğe taşıyacak ortak aklı, ortak vicdanı ve ortak iradeyi büyütmektir.

Aleviliğin bütün renklerini, bütün erkânlarını, bütün ocaklarını, bütün kurumlarını ve bütün canlarını birbirine karşı değil, yan yana ve omuz omuza getirecek bir birlik zemini oluşturmak zorundayız.

Bu birlik, hiçbir farklılığın ortadan kaldırılması anlamına gelmemelidir. Tam tersine, farklılıklarımızı koruyarak ortak sorunlarımız karşısında ortak söz söyleyebilmenin yolu açılmalıdır.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için, inancımızın özgürce yaşatılması için, kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması için, cemevlerimizin ve dergâhlarımızın özgür iradesinin korunması için ve eşit yurttaşlık mücadelemizin daha güçlü yürütülmesi için ortak bir iradeye ihtiyacımız vardır.

Bu irade herhangi bir kişinin, kurumun veya siyasi yapının iradesi değildir.
Bu irade Alevi toplumunun ortak iradesi olmalıdır.

Temsilciler Meclisi fikrinin amacı da tam olarak budur: Birbirimizi yok saymadan, birbirimizin önüne geçmeden, kimseyi dışlamadan, Alevi toplumunun bütün renklerini ve zenginliğini koruyarak ortak bir gelecek için birlikte düşünmek, birlikte karar almak ve birlikte mücadele etmektir.

Gelin, Alevi Birlik Meydanında buluşalım.
Gelin, konuşalım.
Gelin, birbirimizi dinleyelim.
Gelin, ortak aklımızı büyütelim.
Gelin, yola beraber düşelim.

“GELİN CANLAR BİR OLALIM”; BİRLİKTE YOL ALALIM, YOLDA BİRLİĞİ KURALIM!
Çağrıcı Kurumlar
  • Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF)
  • Alevi Kültür Dernekleri (AKD)
  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)
  • Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF)
  • Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)
  • Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV)
  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)
  • Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir