Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AABF Olağanüstü Genel Kurulu Sonuç Bildirgesi: Baskılar Hakka ve hakikate olan inancımızı daha da güçlendirecektir!

AHA- Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) Olağanüstü Seçimsiz Genel Kurulu’nu Almanya‘nın Köln kentinde gerçekleştirdi. 2 Kasım 2019 tarihinde Ezgi Center’te yapılan AABF Olağanüstü Seçimsiz Genel Kurulu’na  AABF Başkanı Hüseyin Mat ve yönetim kurulu üyelerinin yanınısra, AABF’ye bağlı olan AKM’lerden  gelen çok sayıda delege katıldı.

AABF Olağanüstü Seçimsiz Genel Kurulu’nda  Alevilere ve Alevi kurum yöneticilerine yönelik gündeme sokulan baskı, yasak politiklarına ve bu kapsamda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker’e  konulan yurt dışına çıkma yasağına karşı nasıl bir tavır alınacağına ilişkin konuşmlar yapılıp öneriler sunuldu.

Bilindiği gibi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker geçtiğimiz günlerde gözaltına alındı ve İstanbul – Kartal’daki  Anadolu Adliyesi’nde ifade verdi. Yargıç, AABK Onursal Başkanı Öker’i yurt dışına çıkmasını yasaklayarak serbest bıraktı.

Henüz iddianamesi hazır olmayan Öker’in dosyasında,  AABK’nin 2012, 2013, 2014 yıllarındaki etkinliklerinde yaptığı konuşmalar, Gezi direnişi ve İstanbul’da yapılan 3’üncü köprüye Alevi katliamcısı olarak bilinen Yavuz Sultan Selim’in adının verilmesi konusundaki sosyal medya paylaşımları suç unsuru olarak yer alıyor.

‘‘ ONURSAL BAŞKANIMIZA YURDIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI  KONMASINI,  ALEVİ TOPLUMU‘NU SİNDİRMEYE YÖNELİK SİYASİ BİR KARAR OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ‘‘

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Olağanüstü Seçimsiz Genel Kurulu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker’in yurt dışına çıkmasına konulan yasağa karşı Alevilerin tutumunun ne olacağını yayınladığı sonuç bildirgesinde ‘‘Baskılar Hakka ve hakikate olan inancımızı daha da güçlendirecektir‘‘ vurgusunu öne çıkartarak şu ifadelerle açıkladı:

‘‘Kamuoyunun da bildiği üzere AABK Onursal Başkanı Sayın Turgut Öker ile ilgili paralel devam eden birkaç dava var. Bunlardan sonuncusu; 2014 – 2015 yılında yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımlarının neden olarak gösterildiği davadır. Bu paylaşımlar, Üçüncü Köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesine ilişkin eleştiriler ve gezi şehitleriyle ilgili Alevi toplumunun da hem fikir olduğu taleplerin bir ifadesidir. Bu süreçte Onursal Genel Başkanımız, açılan davalardan kaçmayıp, kendi isteğiyle Türkiye’ye gitmesine rağmen ihtiyati tedbir çerçevesinde yurtdışı yasağı konmasını, Alevi toplumunu sindirmeye yönelik siyasi bir karar olarak değerlendiriyoruz. Yüzyıllardır Alevileri katleden ve Alevi inancını asimile etmek isteyen Türk-İslam Sentezi’nin yeni bir gözdağı ve saldırı dalgasıyla karşı karşıyayız. Nazarımızda; cezalandırılmak ve mahkûm edilmek istenen kişiler ve onların söylemleri değil, davamız, yolumuz ve ikrarımızdır!

Özellikle Avrupa’daki Alevileri marjinalleştirerek, Türkiye’deki Alevi kurumları ve toplumuyla olan bağlarımızı zayıflatmak isteyen AKP Hükümeti’nin bu sinsi planı; Avrupa’ya yolladığı gri pasaportlu dedeler, kurdurduğu çakma Alevi dernekleri ve benzeri diğer tüm girişimlerinde olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaktır‘‘ denildi

‘‘ ALEVİLERİN TALEPLERİNİ DİLE GETİRMEK VE BU KARARLIKLA TOPLUMSAL HAK MÜCADELESİ YÜRÜTMEK ASLA SUÇ DEĞİLDİR‘‘

‘‘Alevilerin taleplerini dile getirmek ve bu kararlılıkla toplumsal hak mücadelesi yürütmek asla suç değildir‘‘ ifadelerinin kullanıldığı bildirgenin davamında Aleviler karşı uygulan baskı ve asimilasyon politiklarına karşı şunlar kaydedildi:

‘‘Aksine, Alevi İmam Hatip Projesi, Alevi köylerine zorla cami yaptırılması, Alevi çocuklarına zorunlu din dersleri kapsamında dayatılan baskı politikalarının yoğunlaştığı bir dönemde karşı koymak, tüm Alevi kurumları ve toplumumuz için bir varlık gerekçesidir. Alevi toplumu dün olduğu gibi bugün de tarihi misyonu ve inançsal değerleri doğrultusunda zulme ve baskılara toplumsal dayanışma ruhuyla karşı koyacaktır.

Avrupa’daki Alevi Hareketi; Yol bir Sürek Binbir Barış Senfonisi’nde ortaya koyduğu tabloda olduğu gibi çok dilli, çok kültürlü bir anlayışı esas alan ve halkların kardeşliği şiarıyla tüm dünyayı Rıza şehrine çevirme perspektifinden asla vazgeçmeyecektir. Alevi toplumu olarak sadece öznel taleplerimiz doğrultusunda mücadele etmenin dışında özellikle Ortadoğu’daki halklara yönelik saldırılar karşısında da barıştan yana taraf olmaya devam edecektir. Bu mücadele sürecinde dış odaklardan toplumumuza ve kurumlarımıza yönelecek her saldırı içimizdeki dava ateşini harlayacağı gibi Hakka ve hakikate olan inancımızı daha da güçlendirecektir!‘‘

‘‘ GARİP DEDE DERGAHI’NDA BİR ARAYA GELEREK MÜCADELE HATTIMIZI ORTAKLAŞTIRACAĞIZ…‘‘

Bildirge’de Alevi kurmlarına, kurum yönetcilerine ve Alevi toplumuna karşı başlatılan saldırılara birleşik mücadeleyle cevap verileceğine ilişkin ise şunlar ifade edildi:

‘‘Bu bağlamda onursal genel başkanımız şahsında tüm kurumlarımıza, kurum başkanlarımıza, yöneticilerimize ve genel olarak Alevi toplumuna yöneltilen saldırılara cevaben; Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri ve Alevi toplumuyla birlikte 16 Kasım 2019 Cumartesi günü İstanbul Garip Dede Dergahı’nda bir araya gelerek mücadele hattımızı ortaklaştıracağız ve ezelden beri Alevi toplumuna her türlü eziyeti reva görenlere birliğimizi, dirliğimizi ve varlığımızı yeniden hatırlatacağız.

Örgütlülüğümüzün 30. yılında yolumuza ve ikrarımıza yapılan baskılara boyun eğmeyeceğiz.

AABF Olağan Seçimsiz Genel Kurulu Sonuç Bildirgesi: ‘‘Alevilik vardır. Alevilik Haktır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz‘‘denilerek sonladırıldı.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir