Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

“PİR SEYİT RIZA VE YARENLERİNİN MEZARI NEREDE?”

PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Pir Seyit Rıza ve yarenleri için idam kararı veren mahkeme değil, hukuk değil, kanun değil, hukuksuzluk, kanunsuzluk ve zorbalık değil midir? Pir Seyit Rıza ve yarenlerinin mezarı nerededir? Bedenler yakılmış mıdır? 82 yıllık bu zulme ne zaman bir cevap verilecektir?” dedi.

Seyit Rıza ve yoldaşlarının idam edilmesinin 82. yıl dönümüne ilişkin HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül bugün mecliste basın açıklaması yaptı.

Pir Seyit Rıza ve yarenlerinin insani, ahlaki, vicdani ve hukuksal hiçbir yönü olmayan ‘Tunçeli Kanunu’ ile idam edildiklerini ve bu kanunda ‘umumi müfettiş’ denen zatın yetkilerinin tanrıda bile olmadığını belirten Bülbül, sözlerine şöyle devam etti:

“Tanrı hukukunda adil yargılama varken, ‘umumi müfettiş’ kanununda bırakın adil yargılamayı, yargılama bile yoktur. Direkt olarak idam kararı ve idam kararının infaz uygulaması vardır. Savcı hâkim yetkisinde, hâkim cellat yetkisinde, cellat umumi müfettiş yetkisindedir! ‘Sanık’ diye bir kavram yoktur! ‘Suçlu’ diye bir kavram da yoktur! Bugünkü KHK’ler gibi ‘Kanun Hükmünde İdam Cezası’ vardır ve bu ceza mahkeme dedikleri umumi müfettiş mizanseniyle zaten sübuta ermiştir! Savunma, temyiz gibi hukukun olmazsa olmaz kural ve süreçleri de yoktur! Çünkü ortada bir hukuk yoktur! O önem ‘Malatya Emniyet Müdürü’ iken Ankara tarafında Dersim’e görevlendirilen İhsan Sabri Çağlayangil ‘Hatıratım’ adlı kitabında olup bitenleri bir itiraf olarak anlatır! Aynı Çağlayangil, şu anda CHP Genel Başkanı olan Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı röportajda ‘mağaralara doldurup fareler gibi yaktık!’ dememiş miydi?”

 

“Bu hakikatler ışığında söylüyoruz, soruyoruz, sorguluyoruz” diyen Bülbül son olarak şu soruları yöneltti yetkililere:

  • Pir Seyit Rıza ve yarenleri için idam kararı veren “mahkeme” değil, “hukuk” değil, “kanun” değil, hukuksuzluk, kanunsuzluk ve zorbalık değil midir?
  • Pir Seyit Rıza ve yarenlerinin mezarı nerededir? Bedenler yakılmış mıdır? 82 yıllık bu zulme ne zaman bir cevap verilecektir?
  • 38 maddeden oluşan ve 25 Aralık 1935’te yürürlüğe giren ve 1 Ocak 1940 tarihinde son bulacağı söylenen “Tunçeli Kanunu” hâlâ yürürlükte midir? Değilse, Dersim’in adı neden hala “Tunçeli”dir? Ve dahi Dersim’de şu anda uygulanmakta olanların hukuki dayanağı nedir?
  • Adına dahi “Kayyım” atanıp “Tunçeli” yapılan Dersim’in havası, suyu, toprağı, doğası, dağı, ovası neden yasaklıdır?
  • Maden arama gerekçesiyle Dersim’in bütün dağlık alanları maden arama sahası ilan edilerek bölgenin ekolojik tahribatına neden izin verilmektedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir