Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi inanç Önderlerinin Gizli Ajandası Olamaz

 

Alevi inanç önderleri Siyasal İslamcılarla kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklar yapmalarını doğru bulmuyoruz, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Sayın Doğan Demir’in, dilekçede kendi adresi olarak derneğin genel merkez binasını göstermesi kabul edilemez.

 

Başbakanlığı döneminde “Suriye’de %12’lik azınlık her türlü kötülüğün kaynağıdır” diyerek Suriye’deki Alevi toplumunu işaret eden Ahmet Davutoğlu’nun, Anadolu’da yaşayan Alevilerle ilgili ne düşündüğünü sorgulamaya bile gerek görmüyorum.

 

Elbette ki Alevi bireyler de Türkiye’de yaşayan diğer topluluk mensupları gibi siyaset yapma hakkına sonuna kadar sahiptirler. Keza CHP, HDP, ÖDP başta olmak üzere sol ve sosyalist partilerde görev alan, Alevilerin haklı taleplerini yılmadan dile getiren ve demokratik bir Türkiye için çaba harcayan canlarımız mevcuttur. Ama vicdan sahibi hiçbir Alevi, aydınlanmanın ve insanlığın düşmanlarıyla aynı saflarda yer alamaz, almamalıdır. Toplum nazarında, Pir Sultan Abdal’ı darağacına yollayan Hızır Paşa olarak anılmak bir Alevinin kendine yapacağı en büyük kötülüktür.  Davutoğlu’nun “Öfkeli gençler” diye tanımladığı gerici teröristlerin gelecekte -tıpkı Suriye’de olduğu gibi- Anadolu’da yaşayan Alevileri katletmeye başladığında, kişisel temelde kazanılacak olası maddi ve manevi çıkarların hiçbir anlamı kalmayacaktır.

 

Bu hatalara zaman zaman düşen Alevi kurum yöneticilerinin sıklıkla başvurdukları “Diplomasi yapıyoruz” argümanı da maalesef gerçeği yansıtmamaktadır.  Diplomasi, Alevi inancı ve toplumunun düşmanı olan Siyasal İslamcılarla kapalı kapılar ardında gizli pazarlıklar yapmak demek değildir, hele hele düşmanın saflarına katılıp, Alevi toplumu adına onların kanlı elleri sıkmak, kirli emellerine taşeronluk yapmak hiç değildir. İçine düşülen bu gafil durumu Alevi toplumuna ve kamuoyuna  “birlikte kardeşçe yaşama projesi” olarak yutturmaya kalkmak da ayrı bir utanç vesilesidir.

 

Yıllardır Alevi kurumlarındaki bu sorunlu alana işaret eden bir yönetici olarak haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşarken, Aleviler toplumu adına sağlam bir geleceğin Ahmet Davutoğlu ve türevlerinde değil, kendi içinde ilkesel birlikteliği sağlamaktan geçtiğini yeniden hatırlatmak isterim.

Kamuoyuna saygılarımla…

 

Mehmet Ali Çankaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir