Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ İNANCINDA KURBAN

 

Kurban, kelime olarak yakın olmak, yaklaşmak demektir.
Kurban bütün uygarlıkların inançlarında kanlı ve kansız olmak üzere iki biçimde yerine getirilmiştir.
Kanlı kurbanlar : insan ve hayvanların kurban edilmesidir. Kimi ülkelerde görüldüğü gibi vucudundan bir parça kan akıtma geleneğine kadar çeşitli biçimlerde yapılır.

Kansız kurbanlar : yiyecek ve içecek olarak verilen çeşitli sungulardır.

Kurban inancı adak inancıyla da bağımlıdır .
İbadetimizde kurban vardir. Ancak, hayvanlara işkence ve eziyet yaparak ortalığı kan gölüne çevirmek ibadet degildir. Alevilerde kurban adamak ve kesmek belli kaide ve kurallara bağlıdır.

Alevi inanç ve ibadetinde kurban rızalık alınmadan kesilmez ve rızalık olmadan da adanmaz. Kurban kesen veya adayan aile fertlerinden biri razı değilse o kurbanın kesilmesi makbul değildir.

Kurban edilecek hayvanın dişi olmamasına dikkat edilir. Hayvan kurban edilmeden önce su ve tuz verilir . Kesilen hayvanın ve çocukların gözü önünde bıçaklar bilenmez.
Bir dede veya ana tarafından kurban tekbirlenir ve duası verilir.

Kurban kanı ulu orta yere akıtılmaz, bir toprak çukura akıtılarak üstü örtülür.
Lokmalar pişip yenildikten sonra kurbanın kemikleri ulu orta yerlere atılmaz, toprağa gömülür.

Alevi inanç ve ibadetinde kişinin imkan ve içinde bulunduğu konumuna göre, rızalıkla sunulan her şey kurban yerine geçer.
Bir elmayı (niyazı) bölmek ve onu çevresine dağıtmak kurban yerine geçer.
Bir yetime maddi yardımda bulunmak, bir hastanın tedavisine katkı sunmak kurban yerine geçer.

Aleviler Hızır ayında üç gün oruç tutarlar ve kurban keserler.
Muharrem ayında 12 gün oruç tutarlar ve orucun sonunda kurban keserler.
Ortalama senede bir sefer Cem yaparlar ve kurban keserler.

Pirleri veya Murşitleri geldiği zaman, bir görgü veyahut bir müşkülün halledilmesi gereken erkanlarda kurban tığlanır.

Bir Dergahı ziyaret ederken, senenin belli günlerinde aile mezarlıklarını ziyaret ederken kurban tığlanır.

Bütün bu geleneklerimizdeki kurban tığlama, şart ve mecburiyete değil gönül rızalığına bağlıdır.

Anadolu Kızılbaş Alevileri hiç bir zaman sunni islam inancındaki gibi Kurban Bayramı yapmamıştır.

Geleneklerimizde Kurbanın Bayramı yoktur. Anadolu Kızılbaş Pirleri Kâbe ve Hac yollarına düşmemişler, ihrama bürünüp Mina’da şeytan taşlamamışlardır.

Erdemliliğin, doğruluğun, bilgeliğin, açık yürekliliğin sembolu olan Alevi Kızılbaş Ocaklarının kadim Pirleri hiç bir söylem ve deyişlerinde Kurban Bayramından bahsetmemislerdir.

Kurban ile ilgili yazılan yüzlerce deyiş ve deme olduğu halde bir tek deyiş Kurban Bayramından bahsetmemektedir.

Alevi inancında en büyük Kurban nefsini öldürmektir.
En büyük Hac mürşidin, Pirin dergahını ziyaret etmektir.

Alevi inancının temel ibadet kurumu olan Cem Erkani en büyük bayramdır. Pirin ve murşidin huzurunda kurulan bu yüce erkana en büyük kutsallık yüklenmistir.

Kılıçsız ve bıçaksız, kan akıtmadan rızalık ile insanların serini meydana koydukları ,nefsini öldürdükleri yer o meydandir.

13.yy da Genc Abdal derki;

Ayin’i cemde herkes muradın buldu
Donandı meclisler nur ile doldu
Hep erenler evliyalar cem oldu
Bu dem bayramımız seyranımız var.

Aşık İbreti Baba da der ki;

Gelmişiz cânânın asitanına
Sıtk ile sarıldık dost demanına
Canla baş koymuşuz aşk meydanına
Hayvan kesmek gibi kurban gerekmez

İnsanlık yolunda Canını Kurban, Tenini Tercüman edenlere Aşk Ola….

Kaynak; BatıkentPsakd

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir