Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Güne’y’e dair!

– Haydar Doğan / Wuppertal –
38. Ölüm Yıldönümünde Yılmaz Güney, Köln’de, Kültür Edebiyat Sanatta GÜNEY dergisi’nin düzenlemiş olduğu etkinlik ile anıldı, hatırlatıldı.
Bürgerzentrum Chornweiler merkezinde yapılan etkinlikte memleketten gelen şair Muazzez Uslu Avcı ile tanışma fırsatımız oldu. Yılmaz Güney posterlerinin lise yaşamında hayatını nasıl etkilediğini anlatırken, gözlerim ışıltıyla doluyor, liseli talebelerin devrimci duruşlarını içten içe düşünüyordum. Bir zamanların lise talebelerinin hayata karşı duruşlarını bugüne getirerek içimde bir geziye çıkıyordum.
“orada gözü verdik” diye not etmişim, adıma ayrılan masaya bıraktığım deftere.
“O zaman polislerin şöyle iri yüzükleri olurdu. Onunla gözüme vurdu ve orada gözü verdik!” dediğinde, gözümdeki ışıltı karanlığa yenik düştü.
Dönüş yolu düşüncelerle, iç konuşmalarla geçti bende.
Biz kimiz? diye onlarca kez yankılandı beynimde. Bu soruyu yaratan salondaki insanlara bakışımdı.
Yanımda köylüm Asaf. “Arimazın” kitabını yazmış, kitap masaya bırakılmış. Kitapta yaşayan kimse yok, hepsi ölü, hepsi öldürülmüş insanlardan oluşan bir kitap bu. Biz “Kürecik Şehitleri” deriz o kitaptaki insanlara.
Yanımda Asaf. Geldiğinden beri memleketine gidemeyen Asaf.
“Yılmaz Güney Bizimle” ama Yılmaz sürgünde öldü.
Sonra sürgün insanlara göz gezdiryorum salonda. Hepimiz sürgün değil miyiz?
Bir memleket ki, ne çok insanını kusmuş! diye dolanıyor dilime, ama sessizce, kimse duymadan.
Hemen yanımızda Denis. Ermeni bir ailenin çocuğu. Alman bir ailenin evlatlığı. Kitabı masada. Kitabı bende.
“Yahudi Kadın” sahneye çıktı. Gülsen Gülbeyaz. Gözüm kulağım bütün organlarımla oyunun içindeki bir Yahudiyim artık. Biz kimiz?
THKO davasının dört numaralı idam sanığı Atilla Keskin ağabeyim her yanı platinlerle bağlı birbirine, dört ayaklı yürüteçle karşımda. “Acılara Yenilmeyen Gülüşler”, “Dostluk” kitaplarını yıllar önce imzalamıştı bana. Biz kimiz? biraz daha belirginleşiyor içimde.
Kitapların ardındakiKemal Yalçın hocam, her zamanki inceliği ve öğreten tavrıyla uzattığımız eli tutuyor. Biz kimiz?
Etkinliğine katılamadığım  Erdal Boyoğlu hocamla ayaküstü olsa da sohbet etmek güzeldi.
Sürgünlük ne kadar sürer?
Bir yanı Aksaray, bir yanı İran olan Muazzey Uslu Avcı ile dışarıda konuşuyoruz. Devrim Kavallı gelince, “sol yana düşen keder, bir yudum suyu bile zül eder” dememle türküye başlıyor. Ben bu sesi bu şarkıyla sevmiştim. Barış Yıldırım sağ olsun. Kemal Şahir Güler sağ olsun. Ayak üstü olsa da arkadaşlarımızdan konuştuk. Sürgünler öyle bir çoğaldılar ki o an, duvardaki Yılmaz’a gidiyor gözlerim. Ali Eren’in başının üstünde.
“Dersim’in Kayıp Kızları” hemen yanıbaşımızda. Kayim Gündoğan Biz Kimiz?
Etkinliği hazırlayan, emeği geçen herkese
Güney Dergisi emekçilerine
Katılan bütün yazar arkadaşlara
Etkinliğe katılan sürgündeki halkımıza kendi adıma teşekkür ediyorum.
25 Eylül 2022

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir