Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

Cuma Erçe / PSKD Genel Başkanı
İnsanca yaşam, özgürlük ve eşitlik mücadelesi ile birlikte nice bedeller ödeyerek 8 Mart’ı yaratan emekçi kadınlara selam olsun. 8 Mart’ın tarihi hakkında bilgi sahibi olmayanlar var ise çok küçük bir çaba ile bu mücadele günü hakkında bilgi edinebilirler. Bu günlerde sıkça yazılıp çizilecek bir konu olduğundan bu tarihe deyinmeyeceğim. Ancak, bu şanlı ve onurlu tarihi yaratan ve emekten yana bir sistemin kurulması mücadelesinde kahramanlaşan kadınlara çok şey borçlu olduğumuzu belirtmek isterim.
İlkel toplumlarda ana erkil bir sistemin olduğu bilinen bir gerçektir. Yapılan bütün araştırmalar bu gerçeği önümüze sermektedir. Ancak, sınıflı toplumlara geçilmesi ile ana erkil yapının hızla çözüldüğü ve yerini ata erkil sisteme bıraktığını da biliyoruz. Dolayısı ile kadın meselesi ile sınıflı toplum arasında doğrudan bir ilişki kurulmalıdır. Kadın sömürüsünü emek-sermaye çelişkisinden bağımsız düşünemeyiz ama, sadece emek-sermaye çelişkisi ile de anlatılamayacak kadar derin ve karmaşık bir sömürü biçimidir. Fabrikada büyük patron, evde küçük patron tarafından sömürülen kadının meselesi bununlada sınırlı değildir. Eşit işe eşit ücret ilkesinin dışında tutulan ve aynı işi yaptığı erkek sınıfdaşından daha az ücret alan kadındır. Evde, tarlada, fabrikada, büroda, sokakta cinsel tacize ve tecavüze uğrayan kadındır. Eşi, kardeşi, babası, ağabeyi, patronu tarafından şiddete maruz kalan kadındır. Cinsel bir obje olarak kullanılıp istismar edilen kadındır. Dinlerin en acımasız kurallarından, cezalarından birinci derecede etkilenen kadındır. Erkeklerin çıkardığı ve yönettiği savaşlarda en ağır travmaları geçiren, esir düştüğü örgütler tarafından köle pazarlarında satılan kadındır. Çocuk yaşta evlendirilip anne olmaya zorlanan kadındır. Mirastan pay alma konusunda hala sorun yaşayan kadındır. Ölen, öldürülen, dövülen, hırpalanan kadının daha saymakla bitirilemeyecek kadar sıkıntısı vardır. Bu sıkıntıları yukarıda da belirttiğim gibi sadece sınıfsal sömürü ile ifade etme şansımız yoktur. Bu nedenledir ki kadın mücadelesinin kendine özgü bir yanı vardır. Elbette bu mücadelenin bağımsız kadın örgütlerinin insiyatifinde yürümesi anlamlıdır ancak, soruna sadece kadının sorunu olarak bakamayacağımız için, kadın sorununun çözümüne dair üretilecek politikanın kesinlikle ideolojik bir yanı vardır. Dolayısı ile emekçilerin ideolojik kurumlarının bu soruna dair ortaya koyacağı strateji önemlidir ve bu sorunun çözümü diğer sorunlarda olduğu gibi kadın ve erkeğin elele, omuz omuza vereceği ortak mücadele ile mümkündür.
Kısacası, sömürü düzeni olan kapitalizmin devamını esas alan hiç bir yaklaşım kadın sorununu çözemez. Emperyalizme karşı mücadele etmeden kadın sorununa kalıcı bir çözüm geliştirilemez. Kadının nihai kurtuluşu sınıfsız ve sömürüsüz dünya ile mümkündür. Ancak, bu sorunu olduğu gibi öyle bir dünyanın inşaasına kadar ertelememiz mümkün değildir. Kapitalist sistem içinde de genel anlamda verilen demokrasi ve özgürlükler mücadelesi ile kadın hakları mücadelesi paralellik oluşturmalıdır. Sadece bu mücadele ile de yetinilmeyerek ciddi bir zihniyet devrimine de ihtiyaç vardır. Bu devrimde mızrağın svri ucunu saplayacağımız yer sermaye sisteminin ta kendisidir. Çünkü erkek egemen zihniyetin besin kaynağı sömürü sistemidir.
Alevi inancında ve felsefesinde kadının yeri bellidir. Bu felsefe ciddi erezyonlara uğramış olsada taşıdığı öz önemlidir. Yazımı iki önemli deyişten birer kıta ile bitirmek istiyorum. Yaşasın 8 Mart.
Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok
Noksanlık eksiklik senin görüşlerinde
–Hacı Bektaş Veli–
“Gel benim ey güzel servi çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin, yüzüm sana dönerim
Mihrabımdır kaşlarının arası
-Pir Sultan Abdal-

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir