Bahçelievler Katliamı
⌈Birol Keskin⌉
1 Mayıs 1977 Taksim katliamınının üzerinden 1,5 yıl geçmiş ortalık yangın yeri. Gün geçmiyor ki bir cinayet işlenmesin, bombalama olayı olmasın, faili meçhuller , kayıplar olmasın. Bir şeylere karar verilmiş , Sol görüşte olan kim varsa , hangi gruptan olursa olsun , hedef tahtasında, neredeyse genç olmak bile suç… Genç bir lise öğrencisiyim o zamanlar, emekçi ve TİP te siyaset yapan babamın ve ortamın da etkisiyle ben de TİP ‘ in gençlik kuruluşu Genç Öncü ‘ ün aktif bir üyesiyim. 1 Mayıs 77 katliamı hepimizi derinden etkilemiş, düzene, haksızlıklara, faşizme ve emperyalizme karşı olan öfke giderek büyüyor. Düzenin en büyük düşmanı, düşünen , halka doğruları aktarmaya çalışan, sömürüye karşı halkı uyandırmaya yönelik eylemler yapan gençlik… 8 Ekim 1978 sabahı sabah haberlerinde duyduğumuz acı bir olayla , öfke , üzüntü ve nefretle başladık güne.
Hiç unutamıyorum o sabahı. Babam işe bile gidememişti. Tam 7 gencecik üniversiteli insan , TİP ‘ in bir toplantısı için bir araya geldikleri Ankara Bahçelievler’ de kimi yatağında boğularak, kimi kafasına kurşun sıkılarak, kimi evin içinde ölmediği için Eskişehir yoluna götürülüp orada kurşunlanarak vahşice öldürüldüler. Tek suçları , düşünmek , düzeni eleştirmek, halk ve vatanları uğruna emperyalizme karşı dim dik ayakta durmalarıydı. Hiç bir baskı , hiç bir tehdit onları yıldırmıyordu. Birileri karar verdiler , bu gencecik üniversiteli beyinler yok edileceklerdi. Latif Can ve Osman Nuri Uzunlar Hacettepe Üniversitesi, Istatistik Bölümü öğrencileriydiler , Efraim Ezgin Gazetecilk Bölümünde okuyordu, Serdar Altan Elektirik, Hürcan Gürses Mühendislik öğrencileriydiler. Katledilenler arasında, Faruk Ersan ve Salih Gevence adlı iki üniversiteli TİP üyesi genç daha vardı. Hiç birini tanımadım , hiç biriyle bir görüşmem ya da bir bağlantım olmadı.
Tek bir ortak bağımız vardı ; bizler birer yoldaştık. Serdar Altan vücudunda 9 kurşun olmasına rağmen olaydan sonra bir kaç gün daha yaşadı, o gece yaşananları polise anlatabildi, failleri tarif edebildi… Ve daha sonradan Serdar’ ın aktarabildiği bilgiler ışığında failler belirlenebildi. Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı, Ercüment Gedikli, Mehmet Korkmaz, Kadri Kürşat Poyraz katilleriydi bu gencecik insanların.
8 Ekim 1978 gecesi ölüm uykularında geldi, Tek suçları ” Tam Bağımsız bir Türkiye” istemeleriydi. Tek suçları faşist, karanlık, sömürü düzenine karşı gelmeleriydi. Tek suçları gelecekleri için özgür , üreten , eşitlik , demokrasi ve insan haklarının hüküm sürdüğü, yaşanası bir memleket istemeleriydi. Tek suçları genç ve düzen için tehlikeli olmalarıydı. Aslında bir suçları daha vardı bu genç beyinlerin , o da geleceği , olacakları, bu günleri, Cumhuriyet ‘ e saldırıları öngörebilmeleriydi. Çözümü buldular , egemen güçler; ölüler düşünemezler, insanları uyandıramazlardı.. İşte bu suçlarının cezasını vahşice katledilerek canlarıyla ödediler.
Hak etmemişlerdi böylesine kalleş ölümü , daha çok görecek günleri vardı aslında… Ömürlerinin baharında solup, yitip gittiler çok sevdikleri vatanları uğruna… Bu gün yine 8 Ekim içim yanıyor , öfkem kabarıyor , sokaklara çıkıp haykırasım geliyor… Lanet olsun düzeninize… Lanet olsun … O yiğit insanların anıları önünde saygıyla eğiliyorum.
Sağlıcakla kalın…
08 Ekim 2023

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler