Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi, Yapısal Dönüşüm ve Kimlik Bilinci

⌈Hüseyin Ali Arapoğlu⌉

Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi’nin öncülüğünde örgütlenen Alevi toplumu, son yarım yüzyılda yalnızca tanınma ve hak talepleriyle sınırlı olan bir mücadele vermedi; aynı zamanda kendi kimliğini, değerlerini ve geleceğini yeniden inşa etmeye de girişti. Bu köklü ve zorlu sürecin en dinamik aktörlerinden biri olan Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi, Aleviliğin çağın koşullarıyla buluştuğu, kendini tanımladığı ve örgütlediği yeni bir dönemin taşıyıcısı oldu.

Toplumsal Dönüşüm ve Yeni Kimlik Bilinci

1960’larla birlikte başlayan büyük değişim süreciyle Alevi toplumu, kırsalın korunaklı yapısından koparak kent yaşamına, kapitalist üretim ilişkilerine ve ideolojik çoğulluğa dahil oldu. Bu süreç yalnızca mekânsal bir göçün değil; bununla birlikte Alevilerin sınıfsal konumlarının, inanç biçimlerinin ve aidiyet duygularının büyük bir oranda değişime uğramasının yolunu da açtı.

Bu süreçle birlikte Alevilik artık sadece köy toplumlarında yaşanan bir pratik değil; zamanın akışı içinde şehirli, emekçi, eğitimli yeni kuşakların değerleriyle buluşan bir mücadele kimliğine dönüşmeye başladı. Bu dönüşüm; musahiplikten dedelik, analık kurumuna, cem anlayışından bilgi aktarımına kadar her alanda yaşanıyor. Aleviliğin geleneksel kurumları bu değişimin etkisiyle eski işlevlerini olduğu gibi koruyamıyor, kent gerçekliğinin ortaya çıkarttığı yeni toplumsal olgular ve araçlar; akademiler, enstitüler, medya organları, eğitim faaliyetleri, çok kültürlülük, siyasi akımlar, dernekleşme ve inancın toplumsal mekânları olan cemevleri pratiğiyle buluşup kendisini bunlarla yoğurarak yeniden şekillendiriyor.

Kimlik İnşasında Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi’nin Rolü

Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi (TDAH), bu dönüşüm sürecinde sadece bir savunma refleksi değil, aynı zamanda kurucu bir müdahale olarak öne çıktı. Aleviliği hem tarihsel kökleriyle sahiplenmekte hem de güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tanımlamakta ısrarcı bir mücadele yürüttü, yürütüyor.

TDAH, Alevi kimliğini devletin çizdiği sınırların dışına taşıyor. “Devletin Alevisi olmayacağız” söylemi, bu hareketin özündeki özgürlükçü, eşitlikçi ve laik toplum savunusunun ifadesidir. İktidarın Aleviliği Diyanet kurumsallığına entegre etme, dedeleri denetleme ve Aleviliği “İslam içi” bir kültürel yapıya indirgeme çabalarına karşı; TDAH, Aleviliği kendi öz gerçekliği üzerinde yaşatma mücadelesi veriyor.

Aleviliği Kökleri Üzerinde Yaşatma ve İç Tartışmalar

Bu mücadele salt devlete karşı verilmemektedir. Aynı zamanda Alevi toplumunun içinde de süren ideolojik saflaşmalar, tanım tartışmaları, stratejik yönelim farklılıkları bu dönemin karakteristik unsurlarıdır. TDAH bileşenleri arasında dahi kimliğin tanımı ve mücadele tarzı konularında farklı eğilimler, yönelimler mevcuttur. Ancak bu, sürecin zayıflığı değil, kimlik inşasının doğasında var olan çoğulluk ve canlılığın göstergesidir.

Bu nedenle TDAH’ın önünde iki temel görev vardır: Birincisi, Aleviliği inanç, tarih ve felsefe açısından kendi öz gerçekliği üzerine oturtmak; ikincisi ise, devletin yönlendirmelerine ve piyasa düzeninin araçsallaştırıcı yaklaşımına karşı Alevi toplumunu tarihsel Alevi duruşu zemininde saflaştırmak ve toplumsal rızalık düzeni şiarıyla sağlam temeller üzerinde ve çelikten bir iradeyle örgütlemektir.

Alevi Rönesansı: Tamamlanmamış Bir Süreç

Bugün yaşanan dönüşüm süreci, bir yönüyle Alevi Rönesansı olarak da adlandırılabilir. Bu rönesansın aktörleri yalnızca geleneksel dedeler, analar değil; bunlarla birlikte Alevi aydınları, örgüt yöneticileri, kadrolar, araştırmacılar, genç önderler, kadınlar ve emekçilerden oluşan çoğul bir kitledir. Ancak bu süreç henüz tamamlanmamıştır. Kimlik inşası mücadelesi halen sürmektedir. Devletin müdahale girişimleri, Alevi örgütlerinin arasındaki yönelim farkları, ideolojik saflaşmalar, bu mücadelenin bir dönem daha devam etmesine zemin oluşturmaktadır. Bu sürecin bir an önce menziline ulaşması, Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi’nin öncülüğünde süren özgürlük mücadelesinin gücüne ve kitlelerle bütünleşme düzeyine bağlıdır.

Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi, bunu bir an önce başarmak için kendisini bürokratik kuşatmadan, taktik darlıklardan ve bir takım sığ yaklaşımlardan hızlı bir şekilde kurtarmak zorundadır. Devletleşen AKP iktidarının kurdurduğu Alevi Bektaşi Cemevleri Başkanlığı’nın, kendi Alevilerini ve Aleviliğini yaratma çabalarının tüm hızıyla devam ettiği bir süreçte, Toplumsal Demokratik Alevi Hareketi (TDAH), Alevi toplumunun geleceğini devletin değil; Alevilerin kendi örgütlü iradesiyle kendilerinin belirlemesi için sürdürdüğü hak eşitliği mücadelesini büyütmelidir.

Alevilik ancak Alevilere bırakılırsa özgürleşir. Kimliğimizin geleceği, inancımızın yönü ve mücadelemizin yolu bu irade ile çizilecektir.
Yolumuz açık, hakikat rehberimiz olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir