Alevi inancında tutulan Muharrem orucu, başka inanç biçimleriyle kıyaslanarak değil; direnişiyle, kendi iç hakikatiyle, özüyle ve derinliğiyle anlaşılmalıdır.
⌈Kenan Küçük⌉
Alevilikte Muharrem ayı; geçmişin yası, bugünün direnişi ve geleceğin umududur. Bu ay, yalnızca aç kalınan bir ibadet süreci değil; insanlık onurunun, mazlumların acısının ve adalet özleminin dile geldiği kutsal bir zaman dilimidir.
Aleviler bu günlerde oruç tutarak yalnızca bedeniyle değil; diliyle, gönlüyle ve duruşuyla da susar. Bu suskunluk, bir teslimiyet değil, bir itirazdır. Bir haykırış kadar güçlü, bir gözyaşı kadar derindir. Çünkü bu suskunlukta Kerbela vardır, Dersim vardır, Sivas vardır, bugün Ortadoğu’da dökülen masum kanlar vardır.
Alevi orucu hiçbir inancın orucuna benzemez. Çünkü bu oruç yalnızca mideyle değil, zulme sessiz kalan dille de tutulur. Bu oruç; geçmişte yaşanmış büyük bir acının, Kerbela’da yaşanan vahşetin ve hala süren adalet arayışının simgesidir.
Bu inançta oruç sadece bir ibadet değil, bir duruştur. Zalim kim olursa olsun karşısında durmayı, mazlum kim olursa olsun yanında olmayı öğretir. Oruç; yeme içmeden uzak durmanın ötesinde, nefretten, kinden ve hırstan arınmayı, insana, doğaya ve yaşama saygıyı içselleştirmeyi amaçlar.
Alevilerin Muharrem muhabbetleri yalnızca inanç üzerine değil, yaşamın kendisiyle örülüdür. Bu sohbetlerde şekil değil öz, ritüel değil ruh, bilgi değil bilinç ön plandadır.
Her yıl yapılan bu muhabbetlerde yalnızca Kerbela değil; Dersim, Çorum, Maraş, Sivas’ta yitirdiğimiz canlar da anılır. Ortadoğu’daki savaşlar, yerinden yurdundan edilen çocuklar, kadınlar, yaşlılar da konuşulur. Çünkü Alevilikte acı bölünmez, yas ayrılmaz, zulüm tek bir halkın değil, tüm insanlığın yarasıdır.
Bu nedenle Muharrem, her yıl yeniden doğan bir vicdan çağrısıdır. Her muhabbet bir öğretidir. Her gözyaşı bir sözden daha çok şey anlatır. Canlar bir araya gelir; geçmişin acılarını anarken, bugünün karanlığına ışık yakmaya çalışır.
Alevi öğretisinde şekilsel yargılar yoktur. Kim oruç tutuyor, kim tutmuyor; kim nereden geliyor, hangi kimliği taşıyor diye sorgulanmaz. Çünkü bu yolun özü insandır. Önemli olan; zalimin karşısında susmamak, mazlumun yanında durmaktır.
Alevilik, insan merkezli bir yoldur. Bu yüzden Muharrem’de yapılan muhabbetler yalnızca tarihsel acıları anmakla kalmaz; bugünün gerçeklerini konuşur, geleceğin vicdanını inşa etmeye çalışır. Savaşın, açlığın, baskının karşısında susmamayı; örgütlü bir insanlık bilinciyle karşı durmayı öğretir.
Bu yıl da canlar bir araya geldiğinde yalnızca Kerbela değil; Gazze, Şengal, Halep, Rojava ve dünyanın dört bir yanında dökülen kanlar da muhabbetin konusu olacaktır. Çünkü Alevilik, sınır tanımayan bir insanlık anlayışıyla her mazlumun yasıyla yas tutar, her zalime karşı bir duvar gibi dikilir.
Genç kuşaklara sadece tarihte neler yaşandığı değil, bugün ne yapılması gerektiği de anlatılacaktır. Muharrem, geçmişin acılarını bugünün bilinciyle yoğurup geleceğe daha onurlu bir duruş bırakmak için yaşanır.
Alevilik geçmişi yalnızca hatırlamak için değil; bugünü anlamak ve geleceği kurmak için anımsar. Bu yol, şekille değil ruhla yürünür; sözle değil hâl ile anlatılır.
Muharrem, Alevi inancı açısından sadece bir matem değil; barışa, adalete, eşitliğe ve insan onuruna çağrıdır. Her yıl yeniden tutulan oruçlar, yeniden yapılan sohbetler, bir topluluğun değil, tüm insanlığın vicdanında yankı bulan bir direnişin sesidir.
Bu nedenle Muharrem ayına sadece dini bir dönem olarak değil; hakikatin, adaletin ve insani duruşun sembolü olarak bakmak gerekir. Aleviler için bu ay, birlikte yas tutmanın, paylaşmanın birlikte düşünmenin ve birlikte umut etmenin zamanıdır.
Alevi inancında tutulan Yas Orucu başka inançlarla karşılaştırılmadan, gönül gözüyle bakıldığında; bu orucun Hak, insan ve doğa merkezli bir yolculuk olduğu anlaşılır.
Yas ise sadece geçmişe değil, bugüne ve vicdana tutulan bir ışıktır.
Aşk ile,
21.06.2025

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler