Çar. Şub 4th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Suriye’de Mar Elias Kilisesi’ne Yönelik Terör Saldırısı Gütersloh’ta Protesto Edildi

⌈Haber Merkezi⌉ Suriye’de Mar Elias Kilisesi’ne yönelik gerçekleşen kanlı terör saldırısı, Gütersloh’ta yaşayan Asuri halkı tarafından protesto edildi. Protesto eylemine bölgede yaşayan örgütlü Aleviler tüm güçleriyle destek verdi. Protesto eyleminde bir araya gelen Asuriler, Aleviler ve dost kurumlar, saldırıya karşı ortak tepkilerini dile getirdi.

Eyleme katılan Gütersloh Alevi Kültür Merkezi Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Coşkun, yaptığı konuşmada, “Zulme sessiz kalmadık. Dayanışma için buradayız” dedi.

Savaşın ve şiddetin ağır bedelini ödeyen halklar adına konuşan Coşku, Alevilerin tarihsel misyonuna işaret ederek insan onurunun, adaletin ve inanç özgürlüğünün yanında olduklarını vurguladı. Saldırının yalnızca Asuri halkını değil, tüm insanlığı hedef aldığını belirten Coşku, uluslararası toplumu sessizliğini bozmaya ve somut adımlar atmaya çağırdı.

AABF Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Coşkun’un yaptığı konuşmanın tam metni şöyle:

Zulme Sessiz Kalmadık – Dayanışma İçin Oradaydık

Gütersloh Alevi Kültür Merkezi Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Alevi canlarımızla birlikte Asuri halkının yanında olmak için Gütersloh’ta düzenlenen protesto eylemine katıldık.

Suriye’de yıllardır süren savaşın en ağır yükünü, başta Aleviler, Kürtler, Êzîdîler, Dürziler, Asuriler, Hristiyanlar ve Ermeniler olmak üzere birçok halk ve inanç topluluğu taşıyor. Son olarak Şam’da Mar Elias Kilisesi’ne yönelik gerçekleştirilen kanlı saldırıda, inancından dolayı hedef alınan siviller katledildi. Bu saldırı, sadece bir halkı değil, tüm insanlığın ortak vicdanını hedef aldı. Bu acıya karşı sessiz kalamazdık.

İnanca, kimliğe ve yaşama karşı yönelen şiddete karşı durduk. Sevgili dostlar, değerli Gütersloh’lular ve canlar,

Bugün burada, kökenimizden, inancımızdan ya da milliyetimizden bağımsız olarak insan onuruna, adalete ve dayanışmaya inanan insanlar olarak bir aradayız. Birer demokrat, sorumluluk sahibi bireyler ve Gütersloh Alevi Kültür Merkezi Başkanı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla buradayım; sizlere ve özellikle acıları bizim de acımız olan Asuri dostlarımıza yürekten selamlarımı iletiyorum.

Bu protestoyu düzenleyen arkadaşlarımız son yaşananları çarpıcı biçimde aktardılar. Biz de eklemek isteriz:
Şam’daki Mar Elias Kilisesi’ne yapılan alçakça saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.
Bu saldırı yalnızca bir inanç grubuna değil; doğrudan yaşama, insan onuruna, umuda ve insanlığa karşı işlenmiştir.

Kalbimiz, bu suikastta ve katliamda yaşamını yitiren canlarla ve onların yakınlarıyladır. Ancak öfkemiz ve isyanımız, bu tür insanlık dışı saldırıları mümkün kılan sistemlere ve sessizliğe yöneliktir.

Çünkü Suriye’de yaşananlar yalnızca o toprakları ilgilendirmiyor.
Alevilere, Kürtlere, Êzîdîlere, Dürzilere, Hristiyanlara ve özellikle Asuri halkına yönelik sistematik saldırılar tekil vakalar değildir – geçtiğimiz hafta sonu yaşanan kanlı saldırı bunu bir kez daha göstermiştir.
İnsanlar ibadet ederken öldürülüyorsa, çocuklar enkaz altında can veriyorsa, köyler yakılıp yıkılıyorsa sessiz kalmak insanlığa ihanettir.

Savaşlar tesadüflerle çıkmaz.
Siyasi hesaplar, ekonomik çıkarlar ve dünyanın sessizliğiyle mümkün olur.
Terör, nefret ve etnik temizlik; silahlarla, parayla ve diplomatik kayıtsızlıkla ödüllendirildiği sürece hiçbir şey değişmez.

Yüreğimizde insanlık, elimizde adalet talebiyle bir araya geldik.
Çünkü biliyoruz ki: Sessizlik, zulmün ortağı olmaktır.
Birlikte dayanışma gösteren tüm dostlara, canlara ve yoldaşlara teşekkür ederiz.
Ve biz Aleviler bir kez daha haykırıyoruz: “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

Taleplerimiz Şunlardır:

  • Terörü finanse eden veya etnik temizlik yapan gruplara destek veren ülkelere askerî ve malî desteğin derhâl kesilmesi,

  • Suriye’deki tüm sivillerin – özellikle tehdit altındaki azınlıkların – acilen korunması,

  • Son saldırıların ve katliamların bağımsız uluslararası heyetlerce soruşturulması,

  • Aşırıcı örgütler ile destekçilerine tam kapsamlı silah ve mali ambargo uygulanması,

  • Uluslararası denetim altında insani koridorlar ve güvenli bölgeler oluşturulması,

  • Suriye’deki etnik-inançsal çeşitliliği koruyan federal bir modelin siyasi olarak tanınması,

  • Terörü besleyen rejimler ve radikal grupları destekleyen tüm devletlerin uluslararası yaptırımlarla açıkça cezalandırılması.

Bizler yalnızca Aleviler olarak değil, adalete inanan insanlar olarak buradayız.
Bayraklarımızı duvarlar örmek için değil, görünür kılmak için taşıyoruz:
İnsan onuru bölünmezdir – Şam’da, Gütersloh’ta, dünyanın her yerinde ve yaşamın her anında.

Unutmamalıyız ki:
İnsanlık ölmemeli. Ne enkaz altında, ne nefretten, ne de kayıtsızlıktan.
Eğer ayrımcılık zihnimizi esir alırsa, insanları “biz” ve “onlar” diye bölersek; empatiyi, sorumluluğu, insanlığımızı kaybederiz.

İşte bu yüzden buradayız sevgili dostlar.
Kimse “habersizdim” diyemesin, kimse “beni ilgilendirmiyordu” diyemesin.
Bir ses, bir bakış, bir adım fark yaratır; farkındalık değişimin ilk adımıdır.

Ve izin verin, bizim için en derin hakikati dile getireyim:
Bir insanın diğerinden daha az değerli olduğu düşüncesi, nefretin ve şiddetin başlangıcıdır.
Bu düşünce yalnızca ülkeleri değil, insan olmanın özünü de yok eder.

Bu yüzden bugün diyoruz ki:
Senin inancın beni ilgilendirmez – benimki de seni.
Önemli olan neye inandığın değil, nasıl yaşadığındır.
Yüreğimizdeki niyet önemlidir. İnsanlık önemlidir.
Herkes insan olmanın sorumluluğunu taşımak zorundadır – saygı, empati ve ayırmayan bir beraberlik için.

Gelecek kuşağa karşı sorumluluğumuz var:
Çocuklarımızı öyle yetiştirelim ki çeşitlilikten korkmasınlar, onu anlasınlar;
bilsinler ki inanç özeldir, kişiseldir.
Ve öğrensinler: Dışlayan zayıflatır, insanlıkla yaklaşan iyileştirir.

Son olarak, duruşumuzu tek cümleyle özetleyen bir Alevi sözünü paylaşmak istiyorum:

“Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”
Bir olalım, güçlü olalım, canlı kalalım.

Susturulan tüm sesler için ses olalım
ve hep birlikte haykıralım:

Teröre, ırkçılığa ve ölüme son – her yerde, şimdi ve daima!

Teşekkür ederim.”

Bahar Çoşkun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir